Pazar, Şubat 07, 2010

Apple iPad

Apple iPad, aylardır merakla beklediğimiz cihaz. Aylardır rakip teknoloji firmalarını beklemek zorunda bırakan cihaz. Şimdi Apple iPad karşımızda ve pek çok teknoloji fanatiği hayal kırıklığına uğramış durumda. Doğrusu bunlara ben de dahilim, ama hayal kırıklığımızın sebebinin kendi ürettiğimiz hayaller olduğunun farkındayım.

Apple'ın tableti öyle abartıldı ki! En son Palm'ın başından geçti böyle bir olay, sonuç ise pek çok yönden hüsran oldu (1). Şahsi beklentilerimin yükselmesine Microsoft Courier konseptinin neden olduğunu itiraf etmeliyim. Elbette Apple'ın "farklı olma" ilkesine sadık kalacağı beklentimiz de vardı. Ancak Apple bu sefer güvenli sularda yüzmeyi seçti.

Steve ve arkadaşları ne derse desin, "gerçeği çarpıtma alanı" da sınırları olan bir şey. Cihazın süper olduğunu yüz kere söylemekle "sihirli" bir şeyler olmuyor ne yazık ki. Ya da "Tıklıyorum ve video oynuyor, aman Ya Rabbim inanılmaz birşey" diyerek ilk kez bilgisayarı icat etmiş gibi konuşmak, ancak acıma duygularımı kabartıyor. Netbooklar hiçbir şeyde iyi değiller diyor Steve ama, Apple iPad'in uzmanlık alanı nedir acaba?

iPad'in uzmanlık alanı, kullanım kolaylığı. iPhone OS kullanan cihazlar, gerçekten çoğunluğa hitap ediyor. Anneme ve babama gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim cihazlar bunlar. Annanem ve dedeme bile alabilirim bir tane (2). Kimileri gibi iPad'in belli bir yaş grubuna hitap ettiğini iddia etmiyorum, kullanım kolaylığı isteyenlere hitap ediyor diyorum ve bu insanların yaş sınırı yok. Yani, iPad bana da hitap ediyor (3). Boyutları tercihime göre büyük olsa da, fansız, ince, hafif, son derece hızlı ve sorunsuz çalışan bir tablet bilgisayar.

Yine de iPad'i başka bir firma üretmiş olsaydı yerin dibini (4) boylamıştı herhalde. Örneğin Eee PC T91 söz konusu olsa, bırakın 16 GB hafızayı, 64'ü bile zor beğenirdik. Buna ek olarak, Steve Jobs'un yazılımın önemine dair sözleri ortalıkta dolaşsa da, şahsen Apple'ın iPad üzerinde yeterince iyi çalışmış olduğuna inanmıyorum. O fazla boşluklu ikonları görünce inanın gözlerim acıyor. Eski programları çalıştırma yöntemleri tam bir felaket. Ama işte o eski programlar, daha açık bir ifadeyle Apple'ın kurduğu kuvvetli ekosistem burada imdada yetişiyor.

Niye Windows çalıştırabilen bir tablet bilgisayar istiyordum? Windows'un gücünü elimde bulundurabilmek için. Nedir Windows'un gücü? Bolca program, bolca programlama ortamı ve geliştiricinin önünde ne üretebileceği açısından engel bulunmaması. Sadece ilk maddeyi gerçekleştirebiliyor olsa da iPhone günümüzün Palm Pilot'ı olmayı başardı. Microsoft Palm kalesini kolay yoldan ele geçirdi, şimdi Apple'ın peşinde. Ancak bu hızda ilerlerse daha çok koşacak gibi, çünkü tek bir birinci var ve o da iPhone OS. Şimdi iPad ile bu yer daha da sağlamlaşacak gibi. Daha kuvvetli programlara ve yeni deneyimlere yer açıldı iPad ile. Her ne kadar şu anki özellikleri kafamda "Çok fonksiyonlu bir e-kitap okuyucu" görüntüsü canlandırsa da "sorunsuz bilgisayar deneyimi" isteyenler için çok uygun bir seçenek olacağından şüphem yok.

iPad ne yapıyor? Film, müzik, fotoğraf, internet, e-posta, doküman görüntüleme, oyunlar ve ek programlar ile daha pek çok şey. Peki, mesela annenizin neye ihtiyacı var bir bilgisayarla ilişkili olarak? Bunlardan farklı bir şeye mi? Anneniz bir iş kadını da olsa, bunlardan çok farklı şeylere ihtiyacı var mı gerçekten? Peki, bunları sorunsuz olarak yapabildiği, pil ömrü uzun, çantasında taşıyabileceği sessiz ve son derece hızlı bir cihaza sahip olabileceğini söylesek? İnanır mısınız, şu anda pek çok kişiye tavsiye edebileceğim iPhone ve iPad'den başka bir cihaz yok. Nokia N800 mü tavsiye edeyim Allah aşkına? Hangi PDA'yı tavsiye edeyim? Bilgisayarla içli dışlı olanların artık alıştığı (bıktığı, bunaldığı mı desek?) problemleri nasıl izah edeyim? Tek derdi gezmeye gittiği yer hakkında topladığı bilgileri araçta okuyabilmek olan bir insana, "Dikkat et buna basarsan çöküyor; buna tıklama; bu program kalemcik olmadan kullanılmıyor; bu arada bir kendiliğinden kapanır; bunu açmak için 15 farklı yere tıklaman gerekir; dikkat et pili çabuk tükeniyor; hayır, yazı daha fazla büyümüyor" dersem bana demez mi "Madem öyle sen nasıl kullanıyorsun bunu" diye?

Apple'ın bir iyiliği pazarları canlandırıyor olması. Dijital müziklerin yasal olarak satılabileceğini gösterdi. İyi yapılırsa akıllı telefonların sadece geek'lere değil, herkese hitap edebileceğini gösterdi. Mobil program satışları bitecek denilirken, doğru yapılırsa bu işin ne kadar büyük olduğunu kanıtladı (5). Şimdi e-kitap ve tablet pazarını canlandırma peşinde. İnşallah rakipleri saçmalamayı bırakıp iyi tasarlanmış cihazlarla karşısına çıkabilirler, çünkü bu iki pazar da gelişmesi gereken pazarlar.

Mutlaka Courier ya da Info Pad gibi bir cihaz var geek topluluklarının hayalinde; yine de dünyanın sadeleştirilmiş bilişime hayır diyemeyeceğini düşünüyorum. Biraz da ucuz olsa ben bile geçeceğim "aydınlık tarafa!"

Notlar:
(1) Evet, şu "akıllı telefon destekçisi" Foleo'dan bahsediyorum. Hani şu, linux tabanlı, 10 inç ekranlı, YouTube desteklemeyen 500 dolarlık cihaz. İlk duyurulduğunda "netbook" diye bir şey yoktu, neyse ki Palm yaklaşan netbook fırtınasının farkına varıp projeyi zarar pahasına iptal etti. Steve Jobs'un beğenmediği netbookların yanında fazlasıyla yeteneksiz kalıyordu Foleo, yine de daha uygun bir fiyata satılsa fena bir alternatif olmayabilirdi.
(2) Ne zamandır uygun fiyatlı ve kullanıcı deneyimi berbat olmayan bir dijital çerçeve bakıyordum onlar için. Hayretle gördüm ki bir çerçevenin kullanıcı deneyimini doğru düzgün tasarlamayı bile beceremiyor bu aletleri üretenler.
(3) Elbette bazı anahtar özellikler eklendikten sonra. Örneğin birden fazla programı aynı anda çalıştıramayan hiçbir Apple ürününe o kadar parayı veremem. İkinci el ve/veya ucuz olursa, neden olmasın.
(4) Ya da Engadget'in çöp tenekesini.
(5) Dikkat ederseniz "gösterdi" ve "kanıtladı" diyebiliyorum sadece, "öğretti" diyemiyorum. Apple'ın doğru yaptıklarını kopyalamayı bile beceremiyorlar çünkü.

Hiç yorum yok:

Son yazılarım

İlginizi çekebilir: