E-kitap okuyuculardan beklentiler ve gerçekler

E-kitap okuyucuları ülkemizde yaygınlaştırma çabaları artıyor. Ancak akıllı telefon, "çanta telefonu" ya da tablet kullanan bir kitleye bu cihazı satmaya çalışırken, bu kitlenin bazı alışkanlıkları ve beklentileri olması işi zorlaştırıyor. Kindle, Calibro gibi e-kitap okuyucular, adı üstünde, kitap okumak için tasarlanmışlar. Ancak görünüşleri tüketiciyi aldatıyor. iPad gibi çalışması bekleniyor. Daha önceden "Kindle ile ilgili bilmeniz gereken 20 şey" başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazıda da e-kitap okuyuculardan beklentileri "doğru ayarlamak" için birkaç ipucu vereceğim.



E-kitap okuyucuları özel yapan, e-ink ekranları; ve bu ekranlar Angry Birds oynamak için değil, kitap okumak için tasarlanmışlar. E-ink ekranlar ışık saçmadıkları için gözü daha az yoruyor, güneş ışığı altında bile okunabiliyor ve pili hemen tüketmiyorlar. E-kitap okuyucu diye bir şeyin var olmasının sebebi bu ekranlar. Ancak tablet sahibi olup da bir e-kitap okuyucu satın alanlar, beklentilerini tablet düzeyinde tutarlarsa, hayal kırıklığına uğrarlar. E-ink ekranlar yavaş çalışırlar. E-ink ekranlar siyah-beyazdırlar. E-ink ekranların rakipleri tablet ekranları değil, kitap sayfalarıdır.

E-ink ekranlar karanlıkta okunamazlar. Ancak son zamanlarda frontlight-ön ışık adı verilen aydınlatma tekniği ile karanlıkta da okunabilen e-kitap okuyucular üretilmiştir. Bununla birlikte, aydınlatması olmayan e-kitap okuyucular "çöp" değildir; bugüne kadar kitapları karanlıkta mı okuduk Allah aşkına?

E-ink ekranlar farklı bir teknoloji ile çalıştığı için, farklı davranış gösterebilirler. Örneğin sayfa değiştirdiğinizde tüm sayfa kararıp tekrar gelebilir (yanıp sönebilir). Bu, sayfadaki tüm yazıların size pürüzsüz olarak gösterilmesini sağlar. Yanıp sönmediği zaman önceki sayfadaki karakterlerin kalıntıları silik bir şekilde görünebilir, buna "ghosting" denilir. Kalıntı olsa da, bu sayede sayfa değiştirme hızınız artar. Eğer her seferinde mükemmel görüntü istiyorsanız cihazınızın ayarlarından her sayfada tam güncelleme yapılmasını ayarlabilirsiniz. Yok, sizin için hız önemliyse, tam güncellemenin 10 sayfada bir yapılmasını da ayarlayabilirsiniz. Ancak, dedik ya, beklentiyi tablet düzeyinde değil, kitap düzeyinde tutmak lazım diye. Okuduğunuz hiç bir kitapta, sayfanın öbür tarafındaki karakterler hafiften gözükmüyor muydu? Bu ghosting denilen şey ondan farksız işte.



E-kitap okuyucuların temel işlevi okumaktır. Tabletiniz ile karıştırıp internette dolaşmaya, müzik dinlemeye, fotoğraf albümünüze bakmaya kalkışırsanız cihazı beğenmezsiniz elbette.

Bir de, e-kitap okuyucu incelemelerinde "Göz yormuyor" diye bir ifade geçiyor, bunun hatalı olduğunu belirtmek zorundayım. Göz yormuyor diye bir şey yok, çünkü bir kitap ne kadar göz yoruyorsa, e-kitap okuyucular da o kadar yoruyor.

Onu bekleme, bunu bekleme. E-kitap okuyuculardan ekranlardan ne beklemek gerekir peki?

E-kitap okuyuculardan mümkün olan en iyi okuma deneyimini sağlamasını beklemek gerekir. Bunun da birkaç ayağı var. İçerik temini, içerik aktarımı, görüntüleme, notlar alma gibi.

E-kitap okuyucuların en büyük problemi e-kitapların bulunmasının halen zor olması. Özellikle Türkçe kitap bulmak sıkıntılı. Bulduğunuz kitaplar ise basılı versiyonlarına çok yakın fiyatlara satıldığı için alasınız gelmiyor. Bir de, e-kitap okuyuculardan, bulabildiğiniz kitapları satın alma deneyimini kolaylaştırmaları beklenebilir. Yani online kitap mağazasının kolay kullanımlı olması ve tek tıklama ile kablosuz olarak kitabın cihaza aktarılması. Doğrusu bu biraz da cihaz ile servisin entegrasyonunun iyi olmasına bağlı.

E-kitap okuyucu diyoruz ama, bu cihazlara e-okuyucu demek daha doğru olurdu. Çünkü sadece kitap değil, herhangi bir metni okuyabilirsiniz. Kindle gibi e-kitap okuyucular, "Send to Kindle" özelliği sayesinde internette gördüğünüz herhangi bir yazıyı cihaza kablosuz olarak aktarmanıza olanak sağlıyor örneğin. Ya da web sayfalarını EPUB formatına çevirip Calibro gibi okuyuculara aktarmak mümkün. Yani, e-kitap okuyucunuzdan her türlü okuma eyleminde size kolaylık sağlamasını beklemelisiniz. Kitap, web sayfası, PDF dosyası, Word dokümanı; hatta RSS kaynakları, günlük gazete haberleri, e-posta mesajları; ve bunların cihaza aktarımı. Kimi cihazlar bu konularda daha esnek iken, kimisi daha sınırlı olabiliyor.

Amazon Kindle Touch ve HTC Flyer Tablet

E-kitap okuyuculardan beklenilmesi gereken bir diğer şey, yüksek çözünürlüklü, yüksek kontrastlı ve mümkün olduğunca hızlı çalışan ekranlar. E-ink teknolojisi yavaş da olsa gelişiyor. Şu anda kitap sayfasına en yakın deneyimi de bu ekranlar sunuyor. Ancak alınması gereken mesafe yok mu? Olmaz mı? En büyük problem kontrastta, zira bazı cihazlarda karakterler tam siyah gözükmezken, zemin de tam beyaz değil. Çoğunlukla yeşil/gri tonlarında oluyor e-ink ekranların "beyaz alanları".

Normal kitapların sunduğu, alışık olduğunuz için farkında olmadığımız bazı deneyimler vardır. Sayfayı işaretleme, altını çizme, notlar ekleme, sayfalar arasında hızla geçebilme, çeşit çeşit kitap ayraçları kullanabilme gibi. E-kitap okuyuculardan bir beklenti de, bunları iyi yapabilmesi, hatta kitaplardan daha iyi yapabilmesi olmalıdır. Aldığınız notları güzel bir şekilde sınıflandırması, notlarınız içinde arama yapabilmenizi sağlaması bence çok önemli özellikler.

Okuma deneyimi ile ilgili bir diğer beklenti, sözlüklerle ilgili olabilir. E-kitap okuyucular farklı dillerde sözlükleri içlerinde barındırmalı, kelimelerin anlamlarına bakma konusunda kolaylıklar sağlamalıdır. Daha da büyük düşünülebilir, örneğin kimi e-kitap okuyucularda kelime öğrenmeyi kolaylaştıran özellikler bile bulunuyor.

Bunun dışında, kitap okuyuculardan mümkün olduğunca sorunsuz bir deneyim beklenebilir. Kitaplarda yazılım hatası olmaz, e-kitap okuyucularda da olmamalı. Kitaplar yere düşünce kırılmaz, e-kitap okuyucular da biraz olsun sağlam olmalı!

Sonuç olarak, bir e-kitap okuyucu almadan önce gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu iyi analiz etmelisiniz. Çok okumuyorsanız, e-kitap okuyucu değil, tablet almak sizi daha mutlu eder. Okuduğunuz şeylerde renk önemliyse; ya da çok karmaşık PDF dokümanları ile çalışmanız gerekiyorsa, yine tabletler daha uygun sizin için. Ancak uzun yazıları ışık yayan ekranlardan okumak artık gözlerinizi acıtmaya başladıysa, e-kitap okuyuculara bir şans verebilirsiniz.

İlgili linkler
Kindle Touch incelemesi
Calibro Touch Lux incelemesi
Calibro Basic incelemesi
E-kitaplarla ilgili yazdığım her şey

Calibro'nun yazılım güncellemesi nasıl yüklenir?

Calibro için yazılım güncellemesi gelmiş. Bu güncelleme ile Sesli Sözlük'teki kelime sayısı 30.000'e çıkarılmış ve Dropbox uygulaması eklenmiş. Forumlarda paylaşılan, merakla beklenilen arabirim güncellemesi henüz yok, ama o da yoldadır herhalde. Doğrusu arabirim güncellemesini beklemeden Sesli Sözlük veritabanının güncellenmiş olmasından memnunum. Daha önce yazmıştım, Calibro'daki Sesli Sözlük'te pek çok kelime bulunamıyordu. Artık başlangıçta olması gerekene ulaşılmış, tıkladığım hemen hemen her kelimenin anlamı çıkıyor.

Peki, Calibro'nun yazılım güncellemesi nasıl yüklenir? Öncelikle, WiFi bağlantısı kurmanız gerekiyor. Calibro'nuz ile daha önce internete bağlanmadıysanız, Ayarlar'a tıklayın, ardından Ağ'a tıklayın. Buradan ağınızı seçin ve WiFi parolanızı girin.

Muhtemelen internet bağlantısı kurulduktan sonra güncellemeler otomatik olarak kontrol edilecek ve aşağıdaki diyalog kutusu çıkacaktır. Çıkmazsa, yine Ayarlar menüsünden, Cihaz Hakkında maddesine tıklayın. Ardından Yazılım'a ve sonra da Yazılım Güncellemesi'ne tıklayın.



Calibro'nuzu TR626.4.4.1242 versiyonlu yazılıma güncellemek isterseniz, ki eminim istersiniz, Evet'e tıklayın. Bu güncellemede nelerin değiştiğini okumak için, Bilgi düğmesine de tıklayabilirsiniz.



Evet'e tıkladıktan sonra yükleme başlayacaktır. Bu süre zarfında Calibro'nuz uyku moduna geçerse, cihazı açıp yukarıda anlattığım yöntemle manüel olarak yazılım güncellemesi kontrolü yapın. Aşağıdaki diyalog kutusu çıkacak ve kaldığınız yerden devam edebileceksiniz. Güncelleme sırasında cihazın uyku moduna geçmemesi gerekir ama, bunu atlamışlar herhalde.



İndirme tamamlandıktan sonra yapacak pek bir şey yok, cihaz kendi kendine çeşitli işlemler yapıp yeniden başlayacaktır. Güncelleme için gereken toplam süre 15-20 dakika kadar.

Dropbox uygulaması ile ilgili detayları ayrı bir yazıda yazacağım inşallah.

Calibro'da notlar ve alıntılar nerede? Notları bilgisayara aktarmak ve yedeklemek.

Calibro e-kitap okuyucularda cümlelerin altını çizme, çeşitli noktalara notlar ekleme, hatta sayfa üzerine el ile çizimler yapma imkanınız var. Peki, Calibro'muz ile aldığımız bu notları bilgisayara aktarmak ya da yedeklemek istersek ne yapacağız?

Öncelikle, not alma özelliğinden kısaca bahsedelim. Menü düğmesine basın, sağ üst köşede çıkan menü ikonuna tıklayın, ardından açılan menüden "Not al" seçeneğine tıklayın.



Ne tür bir not almak istediğinizi soracak. Birkaç seçeneğiniz var.

  • İsterseniz bir metni işaretleyebilirsiniz. Bu, önemli cümlelerin altını çizmek ya da fosforlu kalemle üzerini çizmek gibi bir şey. Güzel olan şey, biraz sonra anlatacağım gibi, bu notların tamamının kopyala-yapıştır yapılabilir hale gelmesi.
  • Dilerseniz bu notlarınıza/alıntılarınıza kendi yorumlarınızı ekleyebilirsiniz. "Sonra araştırılacak", "Çok önemli", "Sınavda çıkabilir" gibi.
  • İsterseniz görüntünün bir bölümünü resim olarak kaydedebilirsiniz. Bu özellik kaydetmek istediğiniz resimler, şekiller, grafikler için çok kullanışlı.
  • Son olarak, isterseniz sayfa üzerinde kendi çizimlerinizi yapabilirsiniz.

Bu özelliklerden başka bir yazıda detaylı olarak bahsedeceğim inşallah. Ama eminim ki siz de Calibro'nuzda çeşitli notlar almaya, okuduğunuz kitaplardaki müthiş cümleleri işaretlemeye başladınız, ve "Ya notlarım silinirse" diye düşünmeye, notları bilgisayara aktarıp yedeklemenin bir yolunu aramaya başladınız.



Neyse ki Calibro'da bunun kolayı var. Notlarınız basit HTML dosyaları (web sayfaları) olarak cihazda depolanıyor. Hem de her kitap için ayrı ayrı dosyalar halinde. Peki nasıl bulacağız?
  • Cihazı beraberinde gelen MicroUSB kablosu ile bilgisayarınıza bağlayın.
  • Cihazda çıkan seçeneklerden "PC Bağlantısı"nı seçin.
  • "Bilgisayarım"da Calibro'nuz görünecektir. Çift tıklayarak açın.
  • Pencerenin üst tarafındaki adres çubuğuna tıklayın. Adresin sonuna "\system" yazın ve Enter'a basın. Örneğin "E:\system".
  • Şimdi Calibro'nun gizli ayarlarının bulunduğu klasöre girdiniz. Dikkatli olmanızı, ne yaptığınızı bilmiyorsanız hiçbir dosyayı değiştirmemenizi tavsiye ederim.
  • "Config" klasörünü çift tıklayarak açın. Bu klasörün içinde de "Active Contents" isminde bir klasör var. Bu klasörü de açın.
  • İşte, tüm notlarınız karşınızda. Yedeklemek için tek yapmanız gereken klasörler de dahil bütün dosyaları seçip bilgisayarınıza kopyalamak.
Bir kötü haberim var, Calibro'da yaptığınız çizimler Calibro'da kalıyor. Evet, kalemi kullanarak yaptığınız serbest çizimlerden bahsediyorum. Calibro çizim ile sayfayı birbirinden ayırıyor, çizimi SVG dosyası olarak kaydediyor, ama bu çizimleri bilgisayara aktardığınız HTML dosyalarında sayfanın üzerinde göremiyorsunuz. Çizim özelliği çok da kullanışlı değil zaten. Yine de kullanıyorsanız ve çizimleri sayfanın üzerinde görmek istiyorsanız, bir çözüm ekran görüntüsü almak olabilir. Bunun için tek yapmanız gereken "Ana sayfa" düğmesine basılı tutunca çıkan penceren ikinci ikona tıklamak.

Calibro ile ilgili yazılarım:
Calibro Basic incelemesi
Calibro Basic ipuçları
Calibro Touch Lux incelemesi
E-kitaplarla ilgili yazdığım her şey

Calibro'da önceki sayfanın izi / gölgesi kalıyor, yazılar silik çıkıyorsa...

Calibro Basic ve Calibro Touch Lux'ün ekranları e-ink teknolojili, yani sıradan tablet ya da telefon ekranları gibi çalışmıyorlar. Bu ekranlarda her sayfa yenilemesinde ekranın içerisindeki mikrokapsüllerde bulunan parçacıklar yukarı ya da aşağı yer değiştirerek kullanıcıya görünür hale geliyor. Ancak her seferinde tüm mikrokapsüllerin yenilenmesi zaman alıyor. Sıradan LCD ekranlarda her bir pikseldeki değişim anlık olurken, bu durum e-ink ekranların yavaş çalışmasına sebep oluyor.



E-ink ekranların sayfa yenileme hızını yükseltmek için, her seferinde tam sayfa yenileme yapmak yerine, "sadece gerekli mikrokapsülleri yenileyelim" diye bir fikir ortaya atılmış. Böylece tam sayfa yenileme yapılırken ortaya çıkan "yanıp sönme efekti"nin de önüne geçilmiş. Ama bu sefer de gölgelenme / ghosting denilen problem ortaya çıkmış. Gölgelenme, yeni sayfada bir önceki sayfanın silik bir görüntüsünün ya da izinin kalması.



E-kitap okuyucuları tabletlerle değil, basılı kitaplarla karşılaştırmak gerekir diyorum hep. Aslında gölgelenme problemi hemen hemen her kitapta var. Okuduğunuz kitapta arka sayfadaki yazılar az da olsa görünmüyor mu? İşte, Calibro, Kindle ve benzeri e-ink ekranlardaki gölgelenme problemi de bundan farksız. Gözümüz Retina ekranların, gereksiz derecede yüksek çözünürlüklü telefonların ekranlarına alıştığı için en ufak hataya tahammül edemez olduk.



Peki Calibro'da bunun çözümü yok mu? Olmaz mı, çok basit. Ayarlar'a girin, buradan Gelişmiş'e ve ardından Tam Sayfa Güncelleme'ye tıklayın. Açılan menüden "Her zaman" seçeneğini seçerseniz, her sayfa değiştirişinizde e-ink ekranınız tamamen yenilenecek ve gölge, iz vesaire kalmayacaktır. Beyazlar daha beyaz, siyahlar daha siyah olacaktır. Pardon, o Perwoll ile oluyordu. E-ink ekranlarda beyazlar "beyaz" değil de, daha çok, "yeşilimsi açık gri" oluyor. Her neyse, sayfa değiştirirken oluşan "yanıp sönme efekti"nden hoşlanmıyorsanız, üzgünüm, e-ink ekranlarda her seferinde kaliteli görünüm için tek çare bu. Ne demişler: You can't have your cake and eat it too. Dilerseniz üç sayfada bir yenilemeye falan ayarlayabilirsiniz.

Bu arada, her iki Calibro modelini de satın aldım ve inceledim, okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Ayrıca Calibro ile ilgili pek çok şey yazdım, yazmaya devam ediyorum. Calibro'da PDF okuma, yeni fontlar yükleyerek Perwoll olmadan siyahları daha siyah yapma, Lux modelinde arka aydınlatmayı tek tuşla açıp kapatma, Basic modeline dair ipuçları ve daha pek ipucu için, tıklayınız.

Ayrıca Mobil Yazılar'ın bir de Twitter hesabı var. Son yazılardan haberdar olmak için Mobil Yazılar'ı Twitter'da takip edebilir ya da bu sayfayı biraz aşağı kaydırırsanız bulabileceğiniz RSS feed'ine abone olabilirsiniz.

Cep telefonu ile daha iyi fotoğraflar çekmek için 9 ipucu

Günümüzde fotoğraf makineleri pek çok kişi için “gereksiz ağırlık” olmuş durumda. Her an yanımızda olan cep telefonlarımız çoğu fotoğraf ihtiyacımız karşılıyor. Ancak cep telefonumuzla daha iyi fotoğraflar çekebilmeyi dilediğimiz zamanlar da oluyor. İşte bunun için Mobil Yazılar okurları ile 9 temel ipucunu paylaşmak istiyorum.


Fotoğraf: TechStage, Creative Commons.

Lensi temizleyin

En basit ama en çok görmezden gelinen kural ile başlayalım. Lensi temizleyin. Cep telefonlarının ufacık lensleri oluyor zaten; bu lenslerin üzerindeki ufacık izler de fotoğrafın kalitesini büyük oranda etkileyebiliyor. Lensi çizmeyecek yumuşak bir bezle ara ara temizleyin ki ışık sensöre sorunsuz ulaşabilsin. Çoğu fotoğraftaki bulanıklığın sebebi de bu oluyor.

Birden fazla fotoğraf çekin

Aslında 36 pozluk filmleri hiç görmemiş yeni nesil birden fazla fotoğraf çekmeye alışık ama, bunu da hatırlatmak lazım. Fotoğraf çekmek eskisi gibi pahalı bir eylem değil. Bol bol çekin. Farklı açılardan, farklı ayarlarla çekin.

Niye? Çünkü birinde Ali’nin gözü kapalı çıkacak. Öbüründe arkadan komik görünüşlü bir adam geçecek. Diğerinde telefonu titrettiğiniz için bulanıklık olacak (ama bunu sadece fotoğrafı bilgisayara aktardığınızda fark edeceksiniz). Fırsat varken, iş işten geçmeden, birden fazla fotoğraf çekin.

Flaşlı (LED ışıklı) çekimlerden kaçının

Cep telefonlarında adına flaş denen ama normal fotoğraf makinelerindeki flaş ile alakası olmayan LED aydınlatma ışıkları bulunuyor. Kimi nadir cihazlarda da esas flaşa daha yakın olan Xenon flaş bulunuyor. Gerekmedikçe ikisini de kullanmayın. Her türlü flaşlı çekim fotoğrafın doğal görüntüsünü bozar.

Elbette, flaşın işe yaradığı yerler de olacaktır. Xenon flaşlar, hızlı hareket eden bir konuyu çekerken (çocukları mesela); LED flaşlar, ışık az olduğunda, ya da bir dokümanı fotoğraflarken, bir de siz kapının önünde henüz anahtarlarınızı bulmaya çalışırken apartmanın elektriği kesildiğinde işinize yarayacaktır. Ama flaş ile uğraşmak yerine, ortamın ışığını çoğaltmanız daha doğal fotoğraflar elde etmenizi sağlayacaktır.

Işığı çoğaltın

Cep telefonları gün ışığında müthiş fotoğraflar çekebilir. Ancak ışık az olduğunda, özellikle de akşam arkadaşınıza “oturmaya” gittiğinizde, bir türlü “oturmak bilmeyen” çocuklarınızı fotoğraflarken LED TV fiyatındaki telefonunuzun işe yarar fotoğraf çekmekte zorlandığını fark edebilirsiniz. Yeni telefonlar bu konuda eskisinden çok daha iyi, buna şüphe yok. Ama telefonunuzun işini kolaylaştırmanın bir yolu var, ışıkları açmak. Açın açın, bütün ışıkları açın.


Fotoğraf: Mobil Yazılar, Creative Commons.

Dijital yakınlaştırma yapmayın

Telefonunuz zoom yaptığını iddia edebilir, ama bu “optik zoom” değilse, ya da Nokia 1020 gibi çok yüksek çözünürlüklere sahip telefonlardaki gibi “kayıpsız dijital zoom” değilse, tek yaptığı çektiği fotoğrafı size daha büyük göstermek olacaktır. Kırpma yapıldığı durumlarda da çözünürlük düşer. Dolayısıyla, dijital zoom yapmayın, ayaklı zoom yapın. Gidip daha yakından çekin yani.

Odaklanma tamamlanana kadar bekleyin

Acele işe şeytan karışır. Telefonunuz lazer otofokuslu, ISOCELL’li falan değilse, muhtemelen odaklanma için biraz zaman istiyordur. Acele etmeyin. O çekim düğmesine bastıktan sonra, parmağınızı hemen kaldırmayın. Biraz basılı tutun ki fotoğrafı netlesin.

Farklı çekim modlarından faydalanın

Pek çok kişi muhtemelen telefonunu sadece otomatik modda kullanıyordur. Artık telefonlar bazı mod değişimlerini kendisi yapabilse de, ekstra seçeneklere bakmakta fayda olabilir. Örneğin, akşam evde çektiğiniz fotoğraflar için “Gece modu” gibi seçenekleri; bi rahat durmayan evcil hayvanınız için “Hızlı çekim modu”nu kullanabilirsiniz. Bu modlar telefondan telefona değişebilir. Keşfedin.

Ayarları kurcalayın, detayları öğrenin

Keşfetmek demişken, telefon kameralarının da çeşit çeşit çekim seçenekleri olabiliyor, onları hiç kurcaladınız mı? Aman, kurcalayıp da bozun demiyorum, ancak farklı ayarları deneyerek çok daha etkileyici fotoğraflar çekebilirsiniz.

Ayrıca kimi cep telefonları anı yakalamak için hoş bir seçenek sunuyor: Deklanşöre basılı tuttuğunuzda cihaz uykuda bile olsa fotoğraf çekebiliyorsunuz.

Kompozisyona dikkat edin

İyi fotoğraf çekmek için en yüksek çözünürlüklü telefona, ya da en pahalı fotoğraf makinesine sahip olmanız gerekmez. Elbette teknik imkansızlıklar sizi zorlayabilir ama ne yaptığınızı biliyorsanız, sıradan bir telefon kamerası ile de güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Bunun için, “kompozisyon” konusuna dikkat etmenizi tavsiye ederim. Hayır, ilkokulda yazdıklarınızdan bahsetmiyorum, fotoğraftaki kompozisyondan bahsediyorum. Bunun için şu kaynağa göz atmanızda fayda var: http://fotograf.net/Fotograf/Dersler/Kompozisyon/index.htm

Mobil Yazılar’dan şimdilik bu kadar. Bu yazıyı beğendiyseniz, buraya tıklayarak diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

Nokia N1 Android tablet: Nokia’da hâlâ hayat var!

Nokia, telefon işini Microsoft’a sattı. Nokia Lumia telefonlar, “Microsoft Lumia” telefonlar oldu. Pek çokları Nokia’nın bir süre sessizliğe bürünmesini, sektör değiştirmesini beklerken, Nokia bugün bombayı patlattı: Nokia markalı, Android 5.0 Lollipop işletim sistemli bir tablet çıkardı!



Nokia N1, 7.9 inç, 2048x1536 piksel çözünürlükte ekrana sahip bir tablet bilgisayar. İçerisinde dört çekirdekli 64bit Intel Atom Z3580 işlemci ve 2GB RAM barındırıyor. 32 GB depolama alanını fotoğraflarla doldurmanız için ön yüzde 5 MP, arka tarafta 8 MP kamerası var. “Keşke her cihazda böyle olsa” dediğim Apple’ın Lightning portuna benzer, tersi-düzü olmayan USB Type C portu var. Cihaz iPad Mini’ye benzer bir tasarıma ve 318 gram ağırlığa sahip.



Nokia N1, yazılımsal olarak da yenilik vaat ediyor. Nokia “Z Launcher” adında bir yazılım geliştirmiş. Bu yazılımın pek çok kullanım kolaylığı içerdiği ve kullanıcına ayak uydurduğu anlatılıyor. Gerçi bu tür yazılımların hepsi benzer vaatlere sahip oluyor, gerçekten işe yarar olup olmadığını ilerleyen zamanlarda göreceğiz inşallah.



Nokia ağırlıklarını attı, doğru yolu buldu sanırım. Ama çok, çok geç kaldı. Artık rekabet çok daha güçlü. Nokia markası da eskisi kadar değerli değil. Nokia N1'in sorunsuz bir deneyimi, mükemmel bir fiyatla sunması gerekiyor. Bakalım, neler olacak.

Twelve: Türk yapımı iPhone/iPad oyunu

Eskiden bir Türk oyunu "yapılıyormuş" diye söylenti çıksa heyecanlanırdık. Şimdilerde Türk yapımı oyunlar sık sık karşımıza çıkar oldu. Bunlardan biri de Twelve. Yunus Ayyıldız ve Çetin Çağlar imzalı bu oyun, 2048'i andırıyor aslında. Rakamları bir ızgarada hareket ettirerek yeni rakamlar elde ediyorsunuz. Ancak bu sefer amacınız, 12'ye ulaşmak. Aynı rakamları içeren kareleri bir araya getirdikçe, daha yüksek rakamlı kareler elde ediyorsunuz. Twelve başlangıçta kolay olsa da, daha büyük rakamlara doğru gittikçe, zorlaşmaya başlıyor. Farklı oyun modları da işi daha da zorlaştırıyor.

Twelve 2048 kadar uzun süre kendine bağlar mı bilmem ama, kısa süre de olsa keyifli vakit geçirtiyor. Mobil Yazılar'ın tavsiyesi.

Buradan indirilir: https://itunes.apple.com/us/app/twelve-hardest-puzzle/id931004233?mt=8

E-kitap okuyucular ile ilgili birkaç soru ve cevapları

Bir Mobil Yazılar okuru e-kitap okuyucularla ilgili sorular göndermiş. Gönderdiği soruları ve verdiğim cevapları biraz değiştirerek sizlerle paylaşmak istedim.

E-kitap okuyucu mu, tablet mi?

Eğer her türlü dokümanı açabilmek istiyorsanız, renk önemliyse, yüksek performans gerekiyorsa, arada bir okuyacaksanız, tablet. Eğer ekrana bakmaktan gözünüz yoruluyorsa, ekran güneş ışığı altında da görünür olsun istiyorsanız, çok ama çok okumanız gerekiyorsa, e-kitap okuyucu. Şahsen e-kitap okuyucuları kullanmamın temel sebebi ekranlarının gözü daha az yorması. Bu cihazlardan bir tablet performansı beklememek lazım.



E-kitap okuyucu cihazlara USB bağlantısı ile dosyalar atılabilir mi?

Benim elimde e-kitap okuyucu olarak Kindle ve Calibro var. İkisine de USB kablosu ile dokümanlar aktarılabiliyor. Ancak Kindle'da Word dokümanlarını okumak için Amazon'un "Send to Kindle" servisine üye olup dokümanların Kindle'a uygun formata çevrilmesi için internet üzerinden göndermeniz gerekiyor. Calibro'da ise Word dosyasını USB'den aktarmak yeterli. Ancak Calibro da her türlü formatı desteklemiyor. PPT ve XLS dosyaları açılmıyor mesela.

E-kitap okuyucularda Türkçe karakter problemi var mıdır?

Şu ana kadar ne Kindle'da ne Calibro'da Türkçe fontlar ile ilgili hiç bir problem yaşamadım.

Kindle ile Calibro karşılaştırıldığında?

Doğrusu ben bugüne kadar Kindle Touch kullanıyordum. Kindle Touch PDF ve diğer dosyaları okumak için uygun değil, ancak kendi formatına (MOBI) dönüştürülen kitaplar için çok iyi. Amazon henüz Türkiye'de e-kitap satmadığı için Kindle için kitap bulamıyorsunuz ama diğer kaynaklardan satın aldığınız kitapları Kindle formatına dönüştürmeniz olası. Bir de, internette rastladığınız uzun makaleleri WiFi üzerinden Kindle'a aktarmak çok kolay. Ben çoğunlukla bunun için kullanıyordum Kindle'ı.

Calibro da ise mağaza seçeneği var. PDF okumak için Kindle'dan daha iyi; ben PDF okumak için Kindle ile uğraşmıyorum artık. Word dosyalarını da destekliyor. Ama internetten makale aktarmak Kindle'daki gibi "bir tık" ile olmuyor, yine USB'den aktarmak gerekiyor.

Ancak Kindle, cihaz olarak Calibro'dan daha kaliteli. Kindle'ın ekranında siyahlar daha siyah mesela. Kindle daha dayanıklı. Elimdeki Calibro Touch Lux'ü ilk düşürüşümde parçalandı. Biraz da yazılım problemleri var. Tabi Calibro Türkiye'de satılan bir cihaz olduğu için bozulduğunda tamire gönderebilirsiniz ama Kindle'ınız bozulunca yapabileceğiniz pek bir şey olmayacaktır.

Durum böyle. İhtiyaçlarınıza göre son kararı siz verin :)

Bu arada, ilerleyen günlerde belki Mobil Yazılar'da kapsamlı bir Kindle-Calibro karşılaştırması yapabilirim. Mobil Yazılar'da yazdığım son yazılardan haberdar olmak için buraya tıklayarak Twitter'da Mobil Yazılar'ı takip edebilirsiniz.

İlgili linkler
Calibro ile ilgili incelemeler ve ipuçları
Kindle Touch ile ilgili incelemeler ve ipuçları

Calibro'da Sesli Sözlük ve bulunamayan kelimeler

Güncelleme: Bu yazıda bahsettiğim sorun yeni yazılım güncellemesi ile çözüldü.
 
Calibro modelleri tanıtılırken içinde "Sesli Sözlük" veritabanı bulunmasından bir artı olarak bahsediliyordu. Calibro Basic ile Calibro Touch Lux'ü karşılaştırdığım yazımda belirttiğim gibi, Basic modelinde sözlük sayısı daha az, ABBYY sözlükleri yok. Basic modelinde İngilizce-Türkçe sözlük olarak sadece Sesli Sözlük var. Lux'de ise ABBYY'nin İngilizce-Türkçe sözlüğü (ve diğer dillerdeki sözlükleri) de var. Webster 1913 sözlüğü ise İngilizce-İngilizce.

Peki, İngilizce bir kitabı okurken, bu sözlükler ne kadar işe yarıyor? Anlamından emin olamadığım bazı sözcüklere baktım. Aşağıdaki tabloda sonucu listeledim.

Kelime Sesli Sözlük ABBYY Webster (En-En)
Slog Yok Var Var
Cozy Yok Var Var
Bliss Var Var Var
Proverbial Yok Proverb kelimesine basınca çıkıyor Var
Mugged Yok Mug kelimesine basınca çıkıyor Doğru anlamda yok
Herring Yok Var Var
Hustle Yok Var Var
Epitome Yok Var Var
Gratitude Yok Var Var
Shovel Yok Var Var
Rake Yok Var Var

Evet, doğru görüyorsunuz, Sesli Sözlük'ten sadece bir kelimeyi bulabildim. Bu aşamadan sonra "Şu Sesli Sözlük veritabanında ne çıkıyor Allah aşkına?" diyerek rastgele kelimelere tıklamaya başladım.

Seven: yok. Eight: yok. Lemonade: yok. Crazy: yok. Bike: yok. Neighbor:yok. The: var. Stand: var. Time: var. Still: var. Around: var. Money: yok.

Bu bir şaka olmalı. Sesli Sözlük şahsen her gün kullandığım, diğer sözlük sitelerinden daha iyi olduğunu düşündüğüm, herkese tavsiye ettiğim bir site. Ama Calibro'da Sesli Sözlük niye böyle yapmış anlayamadım. Bu durumda İngilizce kelimelerin anlamlarına bakarım diye düşünen Calibro Basic kullanıcıları, Calibro Touch Lux kullanıcılarına göre bariz bir biçimde dezavantajlı oluyor. Çünkü Lux kullanıcıları ABBYY sözlük ile idare eder, Sesli Sözlük veritabanını hiç aramaz belki. Ama başta da belirttiğim gibi, Basic modelinde Sesli Sözlük'ten başka İngilizce-Türkçe sözlük yüklü değil.

Calibro'daki Sesli Sözlük'te A harfinde 260 civarında kelime saydım. İngilizce'de A harfi ile başlayan 6000 civarında kelime olduğu söyleniyor. Normal bir sözlükte ne kadar vardır bilemiyorum. Collins online sözlükte "Dic" harleriyle başlayan 118 kelime var. Sesli Sözlük'çüler bu tür istatistiklere çok daha iyi hakimdirler herhalde. Calibro'daki Sesli Sözlükte "Dic" diye başlayan sadece "Dick" var. Cidden. "Seven", "Eight", "Bike", "Neighbor" yok, "Dick" var. Müthiş bir kelime seçimi.

Sözlükte "Dictionary" kelimesi bile yok. "Crazy" kelimesi bile çıkmıyor. Çıldırdınız mı ey Sesli Sözlük?



Umarım sadece benim elimdeki cihazlarda görünen bir hatadır bu. Yaygın bir problem olsa bile, güncelleme ile düzeltilmeyecek bir şey değil. Çeşitli forumlarda da Calibro için güncellemenin yakın olduğu yazılıyor. Bu güncellemelere sözlük de dahildir inşallah. Çünkü Sesli Sözlük'ten markasına yakışır bir sözlük bekliyorum.

Güncelleme: Sesli Sözlük'e sordum, sözlüğünüzde kaç kelime var diye. Calibro'da 10.000 kelime olduğunu, güncelleme ile 30.000 olacağını söylediler. Hadi bakalım, bekliyoruz.



Güncelleme 2: Sorun çözüldü, yazılım güncellemesi ile ilgili yazımı okumak için tıklayın.

Calibro'da PDF dosyalarını görüntülemek

Calibro, Kindle gibi e-ink ekranlı cihazlar kitap okumak için iyiler. Peki PDF dosyalarını gösterme konusunda nasıllar? PDF zor bir format. EPUB ve MOBI gibi e-kitap okuyuculara özel formatların aksine, PDF dosyalarında font değişimi sıkıntılı. Ancak pek çok doküman PDF formatında bulunabiliyor sadece. Peki, e-ink ekranlı cihazlar, özellikle de Calibro Basic ve Calibro Touch Lux, PDF dosyalarının üstesinden gelebiliyor mu? Bu incelemede siz Mobil Yazılar okurları için çeşit çeşit PDF dosyalarını, farklı PDF görüntüleme ayarlarıyla test ediyorum.



Öncelikle, beklentilerimizi doğru ayarlayalım:

  1. Önceliğiniz PDF'lerin mükemmel görünmesi ise, bir tablet alın: E-ink cihazlar PDF görüntülemek üzere tasarlanmamışlar. Özellikle de 6 inç gibi standart (yani küçük) ekran boyutlarına sahip olanlarda PDF görüntülemek bir "ekstra" özellik. Her türlü PDF dosyası mükemmel görünsün, ekstra işlemler yapayım vs diyorsanız, bir tablet alın.
  2. Önceliğiniz PDF'lerin gözünüzü az yorarak okunması ise, e-ink ekranlı cihazları düşünebilirsiniz: Tabletler PDF görüntülemekte e-ink ekranlı cihazlardan daha iyi dedik. Ama e-ink ekranlı cihazların da birkaç avantajı var elbette. Gözü az yoran, güneş ışığında okunabilen, pil ömrü uzun ama PDF'leri de -biraz zahmetli de olsa- gösterebilen bir cihaz arıyorsanız, Calibro'ya ve benzeri cihazlara bir bakın.
  3. E-ink cihazlarda PDF okumak zahmetli: Çeşit çeşit PDF dosyası var. Her PDF dosyasının kendine göre sıkıntısı var. Her birine kendine göre ayar yapmak gerekiyor.
  4. E-ink ekranlı cihazlar taranmış görüntüler için çok uygun değil: Taranmış kitaplar için tablet kullanmak daha uygun olacaktır.
  5. PDF'ler yavaş çalışır: Tamam, Kindle ya da benzeri cihazlarda performans daha iyi olabilir. Ama yine de bir tablet performansı alamazsınız. Calibro'da ise sayfa çevirme hızı, açılan sayfanın grafik yoğunluğuna bağlı olarak değişiyor. Bol bol beklemeye hazır olmalısınız.
  6. Yazıcı da bir seçenek: Ara sıra iki-üç PDF dosyasına bakacaksanız, e-ink ile hiç uğraşmayıp, makaleleri yazıcınızdan çıkartarak da okuyabilirsiniz. Kağıdın e-kitap okuyuculara göre bir avantajı, zeminin daha beyaz olması, dolayısıyla kontrastın çok daha yüksek olması. Tabi okumak istediğiniz şeyler yüzlerce sayfa ediyorsa, yazıcıyı kullanmak çok iyi bir fikir olmayabilir.

Solda, bir lazer yazıcıdan "ikisi bir sayfaya" ayarında alınmış PDF çıktısı. Sağda aynı PDF'in Calibro'daki görünüşü (zoom ayarından sonra).



Calibro'da PDF ayarları

Calibro'yu PDF okumaya elverişli yapan şey, menüdeki "Mod" başlığı altında listelenen seçenekleri.
  • Sayfanın tamamı: Adı üstünde, sayfanın tamamını gösteriyor, ama bu seçenek en az kullanacağınız seçenek. 
  • Genişliğe sığdır: Sayfanın biraz daha yakın görünmesini sağlıyor.
  • Kenar kırpma: Otomatik kenar kırpma ayarı sayfanın kenarlarındaki beyaz boşlukları yok ederek sayfanın daha yakın görünmesini sağlıyor. En çok kullanacağınız seçenek bu olacaktır.
  • Sütunlar: İki ya da daha fazla sütunlu sayfalarda çok işe yarıyor.
  • Yeniden akış: PDF içindeki metni çıkartıp normal metinler gibi (EPUB gibi) göstermeye çalışıyor. Şahsen pek beğenmiyorum ama son çare olarak denenebilir.
  • Yakınlaştır: İstediğiniz zoom ayarını yapabilmenizi sağlıyor.
Bunlara ek olarak, yine menüde "Döndür" seçeneği var. Pek çok PDF dokümanında sayfayı yan çevirmek çok daha iyi sonuç veriyor.


Farklı düzenlerdeki PDF dosyaları için ayar tavsiyelerim:

PDF formatında kitap

PDF formatlı kitaplarda, kitap sayfası çok büyük değilse sadece kenar kırpma modunu kullanmanız yeterli olabilir. Böylece gereksiz beyaz alanlar gösterilmemiş olur. Ancak çoğu kitapta ekranı yan çevirmeniz gerekebilir.

PDF formatında ders kitabı

Ders kitaplarında sayfa boyutu büyük olur, metnin etrafında bolca beyaz alan bulunabilir. Bu tarz kitaplar için en iyi seçenek, ekranı yan çevirme + kenar kırpma.



Yakından bakarsak:



Yan çevirdiğimizde:




Tek sütunlu makale

Tek sütunlu makaleler, sayfa boyutları genellikle bir dergi sayfası kadar olduğu için, Calibro gibi 6 inç ekranlı cihazlara büyük geliyorlar. Bu tarz kitaplar için iki seçenek var: Ekranı yan çevirme + kenar kırpma ya da yeniden akış. Yeniden akış seçeneği bazı PDF'lerde iyi çalışmıyor, bunu da hatırlatalım.



Kenar kırpmadan sonra:



İki sütunlu makale

Calibro'nun iki ya da daha fazla sütunlu makaleler için güzel bir özelliği var. Sütun sayısını seçiyorsunuz ve Calibro makaleyi size bölüm bölüm gösteriyor. Sayfa çevirir gibi bölümler arasında gezebiliyorsunuz.



Sütun modunda:



Ekranı yan çevirince:



Üç sütunlu makale

Yukarıda bahsettiğim şekilde üç sütunlu makaleler de okunabilir. Ancak bu durumda yazıların çok büyük olduğunu belirtmeliyim. Bunun yerine ekranı yan çevirerek okumayı da seçebilirsiniz.

Taranmış görüntülerden oluşan PDF

Bu tür PDF'ler daha yavaş yükleniyor ve zemin tam olarak beyazlaştırılmadıysa okumak zor oluyor. Bu tür PDF'ler için tablet kullanmak daha mantıklı.

Sonuç

Eğer arada sırada birkaç PDF dosyasına bakacaksanız, onlar da iyi gözüksün ve hızlı açılsın istiyorsanız, tablet alın. Eğer çok okumanız gerekiyorsa, tablet ekranları gözünüzü yoruyorsa, biraz da zahmete katlanmaya razıysanız, e-ink ekranlı bir cihazı düşünebilirsiniz.

İlgili linkler
Calibro Basic incelemesi
Calibro Touch Lux incelemesi
Calibro Basic ve Touch Lux'ün karşılaştırması
Calibro Basic ipuçları
E-kitaplarla ilgili yazdığım her şey

iPad Mini 3 - pardon Mini 2 incelemesi

iPad Mini 3 incelemesi yazmak isteyen teknoloji yazarlarının önünde bir engel var: iPad Mini 3 ile iPad Mini 2 (Eski adıyla Retina Ekranlı iPad Mini) arasındaki tek fark, parmak izi tanıyor olması. Geçen sene yapılan incelemeye Touch ID'yi eklediniz mi, Mini 3 incelemesi elde ediyorsunuz. Şaka mı yapıyorum? Hayır, Apple yapıyor şakayı. Jobs olsa böyle saçmalık olur muydu? Pek sanmam!

Madem öyle, ben de geç kalmış iPad Mini 2 incelememi yapayım. Siz okurken buna parmak izi okumayı ve biraz daha pahalı fiyatı eklediniz mi, iPad Mini 3 incelemesi okumuş kadar olursunuz.

Dış Görünüş
Cihaz bir orijinal iPad Mini'ye benzer bir dış görünüşe sahip. Azıcık daha kalınlaşmış, ama önemli bir fark yok. iPad Mini'ye olan kılıfların çoğu iPad Mini 2'ye (ve Mini 3'e) de oluyor. Ancak "çoğu" dediğime dikkatinizi çekerim, zira bazı kılıflarda milimetrik fark sıkıntıya sebep oluyor.



Ekran
Cihazın ekranı ilk iPad Mini'ye göre çok daha yüksek çözünürlükte. Aslına bakarsanız, PPI bakımından en yüksek değere sahip olan cihazlar iPad Mini 2 ve iPad Mini 3. 1536 x 2048 çözünürlükteki ekran 324 PPI çözünürlükte ve muhteşem görünüyor.


iPad Mini ekranı


iPad Mini 2/3'ün retina ekranı

Ses
Ses kalitesi gayet tatmin edici, ancak iPad Mini incelememde belirttiğim sorun devam ediyor. Dışarı ses veren hoparlörleri stereo olsa da, sadece dik tuttuğunuzda stereo ses alabiliyorsunuz. Film izlerken, ya da YouTube'dan video izlerken tabletinizi yatay kullanırsınız değil mi? Ancak bu durumda ses sadece bir taraftan, yani sol ya da sağ taraftan geliyor. Bu çok rahatsız edici bence.



Pil Ömrü
Eğer iPad Mini'nizi gün içerisinde sonuna kadar kullanacaksanız, oyun oynayacak, videolar izleyecek ve web sayfalarında dolaşacaksanız, cihazın pili gün sonunda %10'a kadar düşüyor. Daha seyrek bir kullanımda daha uzun bir pil ömrü elde edebilirsiniz ama doğrusu iPad Mini'nizi elinizden bırakmak isteyeceğinizden şüpheliyim.

iPad Mini 2 ve 3, Apple'ın yeni "ince uçlu" Lightning Connector kablosuyla şarj oluyor. Bu yeni şarj kablosunun takılışı MicroUSB kablolarından çok daha kolay, Apple'ı takdir etmek gerek. Keşke Android'li telefonlar da bu tip bir şarj kablosuna sahip olsa.

Hafıza ve Performans
iPad Mini 2 ve iPad Mini 3, aynı özelliklere sahip olarak geliyor: 64 bit Apple A7 işlemci ve M7 hareket işlemcisi. Bu özellikler ilk iPad Mini'den iyi olsa da, son model iPad Air 2'de A8X işlemci ve M8 hareket işlemcisi bulunuyor. Yani iPad Mini 3 ile "geçen senenin teknolojisini" bu senenin fiyatlarına satın alıyorsunuz. Geçen senenin teknolojisi olması genel kullanımda olumsuz bir etkiye sebep olmuyor tabi, onu da belirtelim. İlk iPad Mini'ye göre internette gezinme deneyimi biraz daha iyi, daha fazla tab açık kalabiliyor.

Hafıza konusuna gelirsek: Mobil Yazılar okurlarına tavsiyem, yüksek kapasiteli modelleri tercih etmeleri yönünde olacak. Bir sene önceki modeli alın ama, 32 ya da 64 GB olsun aldığınız cihaz. Çünkü Apple ekosisteminde keyifle tüketebileceğiniz onca içerik cihazınıza sığmadığında canınız sıkılabiliyor. Apple cihazların dünyanın geri kalanı gibi MicroSD kartları desteklememesi yüzünden buna mecbur kalıyorsunuz ne yazık ki.

Kamera

iPad Mini 2 ve 3'de 5 mp autofocus kamera bulunuyor. Video çekimlerini de 1080p 30fps ayalarında yapabiliyor. Örnek fotoğraflar ve %100 boyutlarından kırpılmış parçalar şu şekilde:








Sonuç

Küçük bir performans farkı olsa da, zaten bir iPad Mini'niz varsa, iPad Mini 2 ya da Mini 3'ü almak için ciddi bir sebep olduğunu düşünmüyorum. İlk kez bir iPad alacaksanız, iPad Mini 3 yerine Mini 2'yi almanız daha mantıklı olacaktır. Mini 3'deki Touch ID özelliği hoş olabilir ama, iki cihaz arasında bundan başka bir fark yok. Yine, ilk kez bir iPad alacaksanız, şuna da karar vermeniz gerekiyor: Mini modellerinden birini mi, yoksa normal iPad'lerden birini mi almalısınız? Eğer cihazı sadece evinizde kullanacaksanız, yanınızda taşımayacaksanız, Mini modelleri yerine daha büyük ekranlı modelleri tercih etmenizi tavsiye ederim.

Sonuç olarak, iPad Mini 2 ve ondan pek farkı olmayan Mini 3, Apple dünyasını daha taşınabilir boyutlarda deneme fırsatı veren kaliteli cihazlar. Ben yine de iPad alacaklara indirimleri takip etmelerini tavsiye ederim.

İlgili linkler
iPad oyunları
iPad Mini incelemesi
iPad ile ilgili her şey

Android'de Calibro doküman ve e-kitap okuyucu

Libronet, söz verdiği üzere diğer platformlar için de e-kitap okuyucu yazılımlarını çıkarmaya başladı. Babil.com'daki e-kitap mağazasının çok daha fazla kişiye hitap edebilmesi için gerekli olan önemli bir adım bu. Genelde yazılımların ilk önce iOS sürümleri çıkar, ancak Libronet Android sürümüne öncelik vermeyi tercih etmiş.


Calibro Android, anladığım kadarıyla yine bir yeniden markalama çalışması; yani yazılımı kendileri üretmemişler, başkasından "hizmet satın alıp" kendi markalarına entegre etmişler (Obreey). Ancak bu kötü bir şey değil, çünkü yazılım çok hoş gerçekten. Yazılımı ilk açtığınızda cihazdaki dokümanları tarayıp listeliyor. Arabirimi, Calibro'daki arabirimi kısmen hatırlatıyor. Gece okumaları için dokümanın renklerini ters çevirme, not alma, arama, kenar kırpma ayarları ve daha pek çok özelliğe sahip.

Ben yazılımı beğendim doğrusu. Calibro ile hiç bir işiniz olmasa bile PDF dosyalarını okumak için kullanabilirsiniz. Ancak e-kitap konusunda yaşadığım bir problemi de belirtmek zorundayım: Babil.com hesabıma bağlanıp satın aldığım e-kitapları okuyamadım. "Sanırım" hesap ayarları olması gereken yere girmeye çalıştığımda yazılım kilitlenip kapanıyor. Evdeki Android 2.3.7 yüklü iki ayrı telefonda da aynı hatayı veriyor (Biliyorum, Android sürümüm eski. Sorun bundan kaynaklanıyor herhalde).

Calibro'nun e-ink ekranlı cihazlarını da inceledim. İncelemeleri okumak için buraya, Calibro ile ilgili diğer ipuçlarını okumak için buraya tıklayın.

İlgili linkler
Google Play'de Calibro
Calibro Basic incelemesi
Calibro Touch Lux incelemesi
Calibro Basic ve Touch Lux'ün karşılaştırması
Calibro Basic ipuçları
E-kitaplarla ilgili yazdığım her şey
Android ile ilgili yazdığım her şey

Kindle sahipleri için

Mobil Yazılar'da dönem dönem belirli cihazlara odaklanıp, onlarla ilgili yazılar yazıyorum. Bu aralar yerli bir girişimin e-kitap okuyucusu ile ilgili pek çok şey paylaştım, ancak daha önceden yinebir e-kitap okuyucu olan Kindle Touch ile ilgili de pek çok şey yazmıştım. Özellikle de Kindle Bilgi Deposu'ndan "e-kitap" başlığına gelenler için bunu hatırlatmak istedim.

Kindle ile ilgili yazdıklarıma ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.



Neler yazdım? Kindle Touch incelemesi yaptım. Bu incelemenin devamı niteliğinde, Kindle'ın kitapların yerine geçip geçemeyeceğini sorgulayan bir yazı yazdım. Kindle satın almak isteyenlerin bilmesi gereken 20 şeyi sıraladım. Kindle ile ilgili ufak tefek ipuçları da yazdım. Kindle'da PDF dosyalarını yeniden akış modunda görüntülemek için yapılması gerekenleri yazdım mesela. Ayrıca cihaza Word dosyalarını göndermeyi, Android tabletten Kindle'a web sayfalarını göndermeyi, Kindle'da ekran görüntüsü almayı yazdım.

Ayrıca e-kitaplarla ilgili, e-kitapların Türkiye'de nasıl satabileceğine dair fikirlerimi listeledim. E-kitaplarla ilgili yazdığım ilk yazı ise, "Kitaplar ve e-kitaplar üzerine" başlığını taşıyor. Bu yazıda da kitapların elektronikleşmesinin kitaplarla ilişkilendirdiğimiz duyguları nasıl etkilediğinden bahsetmiş, e-kitapların yaygın kabulü için kitap okuma deneyimine her açıdan yakın bir deneyim sunmaları gerektiğini ifade etmiştim.

Normalde yazıların sonuna "ilgili linkler" diye bir bölüm koyarım ama, bu linklerin hepsini yukarıda verdim aslında. Kindle ile ilgili yazdıklarıma yazı içerisindeki linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz. Hepsini bir arada görmek isterseniz, buraya da tıklayabilirsiniz.

Calibro'da duvar kağıdını / ekran koruyucusunu değiştirmek

E-ink ekranlara bazı resimleri göstermek çok yakışıyor. Güzel motifleri, enteresan resimleri Calibro'nuzun "Güç kapalı logosu", yani duvar kağıdı/ekran koruyucu yapabilirsiniz.



Bunun için:

  • Google’da “Kindle Wallpaper” ya da "Kindle Screensaver" diye arayın.
  • Müthiş resimler çıkacak. Bunlardan beğendiklerinizi indirin.
  • Cihazı bilgisayarınıza bağlayıp resimleri “Photos” klasörüne atın.
  • Daha sonra Uygulamalar menüsünden “Galeri” programına girin.
  • İstediğiniz resmi açın.
  • Calibro Basic'de orta tuşa basarak menüyü açın. Calibro Touch Lux'de menü tuşuna basın.
  • Açılan menüden “Güç kapalı logosu” seçeneğini seçin.



Eğer hiçbir resim gözükmesin isterseniz:
  • Ana menüden "Ayarlar"a girin.
  • "Kişisel ayarlar"a girin.
  • "Güç kapalı logosu" maddesine tıklayın.
  • Açılan yan menüden (Hiçbiri) seçeneğini seçin.

Calibro'da ekran aydınlatması ile ilgili ipuçları

Calibro Touch Lux'ün frontlight-ön ışık denilen bir ekran aydınlatma tekniği var. Bu sayede e-ink ekranlı e-kitap okuyucunuzu karanlıkta da kullanabiliyorsunuz. E-ink ekranların özellikleri ışık yaymamaları aslında, ancak bu durum düşük ışıkta e-kitap okumayı "tabletlere alışan kitle" için zorlaştırıyor. Bu sorunu ortadan kaldırmak için e-kitap okuyucu üreten firmalar gerektiğinde açılıp kapatılabilecek ön ışık aydınlatma sistemini geliştirdiler.



Calibro Touch Lux modelinde ekran aydınlatmasını ekranın alt tarafında bulunan güneş ikonuna tıklayarak açabiliyorsunuz. Bu ikona tıkladığınızda açılan diyalog kutusu ışığın parlaklık düzeyini ayarlayamanızı; "on-off" düğmesi ise açıp kapatabilmenizi sağlıyor.

Bu güneş ikonu kitap okuma sırasında ortadan kayboluyor. Yerine bir "yukarı ok" tuşu çıkıyor, buna basarsanız güneş ikonu beliriyor. Dolayısıyla kitap okuma sırasında ışığa ulaşmak "bir tık" daha zorlaşıyor. Ancak bunun çözümü çok kolay:

  • Ana menüden "Ayarlar" ikonuna tıklayın.
  • "Gelişmiş" maddesine, ardından "Okuma modu durum çubuğu" maddesine tıklayın.
  • Açılan menüden kitap okuma sırasında ekranın alt tarafındaki çubukta hangi ikonların çıkacağını seçebilirsiniz.



Işığı açıp kapatmak için "güneş ikonu" ile hiç uğraşmayabilir, donanımsal düğmeleri de kullanabilirsiniz. Nasıl olacak?
  • Yine ana menüden "Ayarlar" ikonuna tıklayın.
  • Açılan menüden "Kişisel Ayarlar" maddesine, ardından "Tuş Dizilimi" maddesine tıklayın. Son olarak, "Cihaz Geneli" maddesine tıklayın.
  • "Menü (basılı tut)" maddesine ya da herhangi başka bir maddeye tıklayın.
  • Açılan menüden "Ön ışık açık-kapalı" ya da "Ön ışık parlaklığı" maddelerini seçebilirsiniz.
  • Tebrikler, artık ikonlara tıklamadan ışığı açıp kapatabilir ya da ışık ayarlarına ulaşabilirsiniz.
Parlaklık ayarı ne seviyede olmalı? Bu kişisel tercihe kalmış. Ben az ışıklı ortamlarda genellikle %25 ayarında kullanıyorum. Karanlıkta ise biraz daha kısıyorum parlaklığı, ama en düşük ayarına getirmiyorum. Doğrusu çok gerekmedikçe de aydınlatmayı kullanmıyorum, çünkü e-ink'in doğal görünüşünü seviyorum.

Calibro Touch Lux gibi aydınlatmalı model yerine, Calibro Basic gibi bir model alınabilir mi? Eğer karanlıkta kitap okumayacaksanız, neden olmasın? E-kitap okuyucuları tabletlerle karşılaştırarak hata ediyoruz, kitaplarla karşılaştırmamız lazım. Bugüne kadar normal kitapları nasıl okuduysanız Calibro Basic'de de e-kitaplarınızı aynı şekilde okuyabilirsiniz. İlle de karanlıkta okuyacağım diyorsanız, bazı kullanıcılar kitap okuma ışığı takmış, siz de öyle yapabilirsiniz.

Karşılaştırma: Calibro Basic mi? Calibro Touch Lux mü? Hangisini almalı?

Calibro Basic ve Calibro Touch Lux modellerinin arasında 100 TL fiyat farkı var. Peki, Calibro Touch Lux'de 100 TL edecek neler var? (İki cihazın da incelemesini yaptım, okumak için tıklayın)

Teknik olarak, Calibro Touch Lux modelinde 1024x758 piksel 212 ppi çözünürlükte, aydınlatmalı, dokunmatik ekran; daha gelişmiş yazılım özellikleri; bir de 20 gram fazladan ağırlık var. Hepsine tek tek değinelim.



Daha yüksek çözünürlükte ekran

Calibro Basic modeli, 800x600; Touch Lux ise 1024x758 piksel çözünürlükte. İki ekranın da boyutları aynı (6") olduğu için, Touch Lux modelinde PPI daha yüksek oluyor. Peki, "HD" diye isimlendirilen bu ekran, bir işe yarıyor mu? Küçük yazılar daha okunaklı oluyor mu?

İlginç ama, denediğim onca e-kitapta ve PDF dokümanında ciddi bir fark göremedim. Küçük yazılarda, karmaşık şekillerde Touch Lux'ün daha iyi performans vermesini bekliyordum, ancak böyle olmadı. Makro fotoğraflarda biraz fark görünüyor, ama çıplak gözle pek de bir fark yok. Sadece çözünürlük yüksek diye Touch Lux modelini seçmenize gerek yok.


Calibro Basic


Calibro Touch Lux


Calibro Basic


Calibro Touch Lux

Aydınlatma

Calibro Basic modelinde ekran aydınlatması yok, aynen kitaplar gibi. Kitap okuma ışıkları kullanılarak okunabilir. Calibro Touch Lux'de ise ekranı aydınlatan frontlight-ön ışık adı verilen bir teknoloji var. Bu sayede her ortamda kitap okumak mümkün. Ayrıca bu ışık gündüz bile bazı durumlarda kitap sayfalarının daha okunaklı olmasını sağlayabiliyor. Aşağıdaki fotoğrafta solda Calibro Basic, sağda aydınlatması açılmış Calibro Touch Lux'ü görebilirsiniz.



Aydınlatma olmasa da olur, ama bir seçenek olarak bulunmasında fayda var. Gerekmediğinde tamamen kapatılabilir.



Dokunmatik ekran

Calibro Basic'de her şeyi yön tuşları ve ileri-geri tuşları ile yapmanız gerekiyor. Kitap sayfası çevirme söz konusu olduğunda sorun yok. Ancak menülerde gezmek, çeşitli ek özellikleri kullanmak, klavyeyi kullanarak bir şeyler yazmaya çalışmak zor oluyor. Bir de tuşlar TAK-TAK-TAK ses çıkartıyor her basışınızda. Yatakta kitap okumaya kalkarsanız, yanınızda uyuyan eşiniz, "yanınızdaki uyanık ve sinirli eşiniz"e dönüşebilir.

Calibro Touch'da ise dokunmatik ekran var, bu her şeyi kolaylaştırıyor. iPad nesli belki tabletlere göre daha yavaş tepki süreleri olmasından hoşlanmayacaktır, ancak ekstra özelliklerden faydalanmak isteyenler için durum çok daha iyi. Kullanılabilir bir klavye, daha kolay kullanılan uygulamalar, sayfa değiştirirken sessizlik.

Bu arada, tuşlara dokunmak isteyenler için Touch Lux'da dört adet düğme var: Ana menü, menü, ileri ve geri tuşları. Bu tuşlara değişik görevler de atayabiliyorsunuz.

Ekran ile ilgili ek bir not

Calibro Basic'in ekranında zemin rengi Calibro Touch Lux'e göre daha açık. Bu da kağıda daha yakın bir görüntü sağlıyor. Üzerindeki fazladan katmanlardan olsa gerek, Touch Lux'de zemin biraz daha koyu.



Ağırlık ve pil ömrü

Calibro Touch Lux, Basic modelinden 20 gram daha ağır. Teknik olarak pil ömründe bir fark olmaması gerekir, ancak Touch Lux'un aydınlatma özelliğini sık sık kullanmanız halinde pil ömrü kısalacaktır.

Yazılım: En önemli fark

Bence iki cihazın en önemli farkı yazılımlarında. Touch Lux'ün dokunmatik ekranlı olması onu sadece daha kolay kullanımlı hale getirmemiş, aynı zamanda yeni yazılımsal özelliklere kapı açmış. Metinlerin altını çizme, metinlere not ekleme, alıntılanan metinleri değiştirebilme, çizimli notlar alabilme, kitap kapağı görünümü, seçilen metni internette arama, favorilere kolay ekleme ve kolay erişme, listeleme görünümlerini kolay değiştirebilme, notlara ana menüden ulaşabilme, sözlüğe ana menüden ulaşabilme ve daha pek çok özellik.



Sözlük konusunda bile Calibro Touch Lux daha iyi. Basic modelinde bulunmayan ABBYY sözlükler Touch Lux'de bulunuyor. Tabi bu sözlüklerin bir yazılım güncellemesi ile Basic modeline gelmesi de zor değil.

Sonuç

100 TL fark sadece dokunmatik ekran ve aydınlatma için değil, iki cihaz arasındaki deneyimde de fark var. Ancak ekran çözünürlüğünün yüksekliği bir şey fark ettirmiyor. Sadece kitap okuyacaksanız, Calibro Basic yeterli. Ancak biraz daha rahat kullanım ve ufak tefek ekstra özellikleri de olsun diyorsanız; bir de ekran aydınlatması olmadan yapamam diyorsanız, Calibro Touch Lux'ü düşünebilirsiniz.

Son bir ek yapayım. Ben bu yazıyı hazırladıktan sonra yeni bir gelişme oldu. Calibro Touch Lux'ü elimden düşürdüm ve ilk düşüşünde cihaz kırıldı. Bu yazıda dayanıklılık konusunda bir karşılaştırma yapmıyorum, çünkü Calibro Basic'in dayanıklılığı üzerine bir şey söyleyemiyorum. En azından onu da düşürene kadar, ki inşallah öyle bir şey de olmaz!

Güncelleme: Calibro Basic daha dayanıklı, en azından ilk düşüşte kırılmıyor. Evet, o da düştü. Kızmayın canım, sizin için test etmiş oluyorum işte.

İlgili linkler
Calibro Basic incelemesi
Calibro Touch Lux incelemesi
Calibro Basic ipuçları
E-kitaplarla ilgili yazdığım her şey

Son yazılarım

Anket: Calibro e-kitap okuyucusu hakkında ne düşünüyorsunuz?

İlginizi çekebilir:

 
Web Analytics