Konuk Yazarlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konuk Yazarlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Aralık 24, 2012

Google Glass

Bu yazı konuk yazar “Mert Gül” tarafından yazılmıştır.

Google bildiğiniz gibi sadece bir internet şirketinden ibaret değil, pek çok farklı alanda da çalışmaları var. Örneğin geçtiğimiz günlerde Google’ın sürücüsüz arabasının resmi olarak trafiğe çıkabileceğini duyurdular. Ama bahsetmek istediğim ürünü tam olarak bilim kurgu filmlerindeki teknolojilere benziyor. İsmi Google Glass olan ürün sürekli gözlüğünüze takılı olan mini bir bilgisayar gibi olacak. Özellikle hoşuma giden tarafı gözümüzün önündeki şeffaf ekranı. Kamerası sayesinde fotoğraf çekilebilir hatta videolu görüşme bile yapılabilir.



Google Glass’ın yan tarafta dokunmatik tuşlarının olacağı söyleniyor. Fotoğraf çekmek için olabilir. Andorid kullananlar bilir, Google’da aramalarınızı sesli komutla yapabiliyorsunuz, hatta mesajlarınızı da aynı şekilde yazabiliyorsunuz. Google bence bu teknolojisine çok güveniyor ki kontrollerin büyük çoğunluğu sesli komutlarda olacak. Kulağımızın arka tarafına batarya gelecek şekilde tasarlanmış. İşlemcisinin çift çekirdek TI-OMAP 4460 olduğu söylenen cihazı Sergey Brin şahsen kendisi kullanıp tanıtıyor. Cumhurbaşkanımız da zamanında şirket çalışanlarından önce Google Glass’ı deneyebilmişti. Cihaz şimdilik satışta değil. 2013 yılında sınırlı sayıda geliştiriciye verileceği söylenirken satışa 2014 gibi çıkacağı söyleniyor. Cihazın kullanımını merak edenler için bir video hazırlanmış ama o küçük camdan ne güzel görebilirsiniz hala düşündürüyor.



Kamera kalitesini görmek isterseniz, yine Sergey Brin'in şahsen katıldığı deneme videosunu izleyebilirsiniz. Sonuna kadar izlemenizi tavsiye ederim.



Mobil Yazılar’ın yorumu:

Mert’in yazısına ben de bir ek yapayım dedim. Google Glass gerçekten bilim kurgu filmlerinden fırlamış bir fikir gibi. Gelecekte “mobil cihazlar” dediğimizde Google Glass gibi giyilebilir bilgisayarlardan mı bahsediyor olacağız acaba? Neden olmasın! Ama Google Glass önce kendini kanıtlamak zorunda.

Hiç kimse gerçekten kullanışlı olduğunu kanıtlamayan bir cihazı yanında taşımaz. Özellikle de gözlük gibi, sürekli hem sizin, hem başkalarının “gözünün önünde” olan giyilebilir bir teknolojiden bahsediyorsak, teknolojik özellikler haricinde dikkat edilmesi gereken pek çok farklı konu ortaya çıkıyor. Bunlardan biri “sosyal risk”. Cep telefonları ilk çıktığında otobüste telefonu çaldı diye ters ters bakılanları, dışarı atılanları hatırlarsınız. Google Glass’ın toplum tarafından kabul edilmesi için zaman geçmesi gerekiyor. Bir diğer konu, olası sağlık problemleri. Daha cep telefonlarının ne kadar sağlıklı olduğunu tartışmayı bitiremedik. Sürekli başınızda duracak bir cihazın ne gibi etkileri olacağı belirsiz. Bir de, “özel hayat” meselesi var. Google hayatımıza yeterince girmedi mi ki her anımızı onunla paylaşmak isteyelim?

Mert'e görüşlerini bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyorum. Bu arada, benden duymuş olmayın, Mert bir sonraki yazısında Xperia Go'yu inceleyecekmiş diyorlar :)

Salı, Ağustos 12, 2008

Mutluluk hiç bu fiyata satılmamıştı

(Okuyacağınız yazı Mobil Yazılar'ın BenQ P50 ile ilgili sayfasına yorum olarak bırakılmıştı. Çok hoşuma gitti, bu şekilde yayınlamak için yazarından izin aldım.)

Bu yazı konuk yazar "Cüneyt Celil BEKAR" tarafından hazırlanmıştır.

BenQ P50.

1-Kendisi bir PDA olup telefon özelliği sonradan monte edilmiş gibi davranan ve sizi arayanların size nadiren ulaşabilecekleri bir telefon hizmeti vermektedir. Telefonunuz açıkken kendi numaranızı ararsanız telefonun çalma ihtimali %25’dir. Bu sebeple Cep telefonlu yaş bıkan arkadaşlar için tercih sebebi olabilecek bir kalitededir denilebilir.

2-Üzerinde bataryası olmasına rağmen aslında kendisi elektrikle çalışmaktadır. Konuşma halinde şarj süresi 30 dakika stand-by süresi de 12 saat civarındadır. Wireless açıkken şarj süresi 15 dakikadır. Ben şahsen bir mobil telefondan çok ev telefonu ya da bilgisayara bağlı skype telefonu olarak kullanacaklara tavsiye etmekteyim. Evden ev telefonu işten iş telefonu reklamını beğenen arkadaşlara şiddetle tavsiye edebileceğim eşsiz bir telefondur.

3-Tuş kilidi mevcut olmamasına rağmen cebinizdeyken yanlışlıkla kimseyi arama özelliği yoktur. Çünkü bırakın istemeden istesenizde arama özelliği kısıtlı bir telefondur. Cep telefonu faturası yüksek gelen, bir türlü cep telefonu konuşmalarını kısıtlayamıyorum diyen arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.

4-İki Kademeli bir batarya seviyesine sahip olup, birinci kademe kullanım için olup ikinci kademe sabit hafıza bilgileri içindir. Bütün şarjı iki kademeyi de bitirirseniz ya da sim kartınızı değiştirmek için bataryayı çıkarırsanız telefon kendini resetlemekte telefonu tekrar açtığınızda telefon ilk aldığınız hale gelmektedir. Bu cihazda yüklü işletim sistemi olan Microsoft Windows Pocket PC 2003 Phone edition’ın bir özelliğidir. Windows Mobile 5.0 da bu sorun giderilmiştir. Ama bu telefona Windows Mobile 5.0 yüklenemez. Ne kadar kullansamda telefonum hep yeni aldığım gibi kalsın diyen kullanıcılara şiddetle tavsiye ederim.

5-Yolda yürürken, diğer elinizde bir şey varken acilen birini aramak isterseniz buna müsade etmemektedir. “Elindeki işi bitirmeden diğerine başlama” prensıbıne sahip kullanıcılara şiddetle tavsiye ederim.

6-Deri kılıfıyla kemerinize taktığınızda belinizde bir 7.65 silah gibi görünecek kadar büyük olup, silah heveslisi kullanıcılara şiddetle tavsiye edilir.

7-Yolda birileri sizi çevirip telefon numaralarını size kaydettiriyorsa ve siz bundan bıktıysanız. Sizin için de biçilmiş kaftandır P50. Çünkü telefona kaydettiğiniz (ki o kadar yetenekli olmak herkesin harcı değildir.) numaralar en geç 2 gün içinde bir şekilde telefonunuzdan silinmektedir.

8-Komşunun şifre koymadığı internetini kullanmak isteyen arkadaşlar için uygun bir cihazdır.

9-Burger King’de hamburgerinizi yerken internete bağlanabilirsiniz. Ama hamburgeriniz bitmeden şarjı biteceği için Buger King’lerde zaman öldürmezseniz.

10-Çocuklarının internet başında çok zaman harcadığını düşünen veliler için mükemmel bir cihazdır. Kimse bu cihazın başında yarım saatten fazla zaman geçiremez. Çünkü ya cihazın şarjı biter ya da sizin tahammülünüz. Bu sebeple iki kademeli koruma sağlayan güvenli bir PC’dir.

11-Bilgisayara yüklenen programların benzerlerinin yaklaşık ` ı bu cihaza da yüklenebilir.

12-Skype telefonu olarak kullanılabilir.

13-Pek mümkün olmamakla beraber eğer bir yolunu bulup birini arayabilirseniz ya da biri bir şekilde bu telefondan size ulaşabilrse telefonun görüşme kalitesi çızırtılı olup, seni duyamıyorum ne diyosun deyip muhtelif sesler çıkararak görüşmeyi bitirmek için sıkıntı çeken arkadaşlara şiddetle tavsiye edilir.

14-1.3 megapiksel kamerasıyla çektiğiniz resimlere baktığınızda “Yahu burda ben neyi çekmiştim. Bu ne ki diye sorarbilirsiz. Eğer siz de hitabeti seven sözlü konuşmaya görüntüden çok önem verenlerdenseniz bu telefonla çektiğiniz görüntüleri başkalarına gösterirken görüntünün aslında ne çok şeyler içerdiğini uzun uzadıya anlatabilirsiniz. Soyut resimlerden hoşlanan arkadaşlara şiddetle tavsiye edilir.

15-Son olarak eğer böyle bir telefon edinirseniz sadece 1 aylık düzenli kullanım sonucunda en az benim kadar güzel cümleler kurabilir, hayata çok farklı pencerelerden bakmayı öğrenir hatta kullanım süresinin uzaması halinde filozof bile olabilirsiniz.

Bu hayata farklı gözlerle bakabilme becerisi sizin zaten sahip olduğunuz bir çok problemle nasıl yaşayacağınızı da öğretir.

Yani bu telefonu kullanırken mutlu olmasanız bile bu telefon dışında hayatınızın her alanında mutluluğu yakalayabilirsiniz.

Mutluluk da hiç bu fiyata satılmamıştı. :))

Bu yazı konuk yazar "Cüneyt Celil BEKAR" tarafından hazırlanmıştır ve Mobil Yazılar'da yayınlanmaktadır. Konuk yazarlar tarafından hazırlanan yazılardan yazarları sorumludur.

Cuma, Haziran 06, 2008

iPhone: Sezon 1 Bölüm 2

Bu yazı konuk yazar "Duke09" tarafından hazırlanmıştır.

Çıkmadan önce bile dedikodularıyla mobil iletişim dünyasında adeta deprem etkisi yaratan iPhone, daha güçlü ve daha zarif bir şekilde karşımıza çıkacak gibi gözüküyor. Dolayısıyla rakip firmaların 2009 yılı planlarını gözden geçirmeleri gerekecek.

iPhone’un Önceki Bölümünde…

Piyasaya çıkışıyla birlikte Amerika başta olmak üzere dünya çapındaki hayranlarıyla belirli zaman aralıklarında buluşmaya başladı. iPhone elden ele dolaşmaya başladıkça artıları ve eksileri de gün yüzüne çıkmaya başladı. En belirgin olarak, 3G, UMTS gibi bağlantıların bulunmaması, arttırılabilir hafızasının olmayışı, çıkarılabilir bir batarya yerine bütünleşmiş batarya kullanması, bazı ülkelerde wi-fi sorunları yaşaması birçok iPhone hayranını üzdü. Fakat diğer yandan, benzer mobil cihazlardan kendisini belirgin olarak ayırmayı da başardı. Öyle ki karşımıza iPhone-Like (iPhone-Benzeri) terimi artık her yerde çıkar oldu. Pazarlama stratejisi midir, yoksa unutkanlık (!) mıdır bilinmez ama eksik iPhone bir şekilde pazara damgasını vurdu.

Şimdi ise Apple harıl harıl yeni oyuncağını yetiştirmeye çalışıyor. Bu sefer daha güçlü ve yırtıcı olacağı kesin.

iPhone Bölüm 2

6 Haziran’da (Apple Worldwide Developers Conference-San Francisco) açıklanması beklenen yeni iPhone nasıl olacak? Mobil pazara damgasını tekrar vuracak mı? Yoksa yepyeni özelliklerle şaşırtmaya devam mı edecek? Aşağıdaki öngörülerimizde bulanık ama bir o kadar da sabırsız beyinlerimizi şekillendirebiliriz;

Muhtemel Eklenecek ve Değişecek Özellikler

Versiyon

- 1. Neslin devamı olacak. Muhtemelen 1.2 diyebiliriz.

Bağlantı

- 3G

- UMTS

- GPS (Wi-Fi ile arasında bir seçim söz konusu olabilir)

- Bluetooth cihazlar (kulaklık vb.) bağlanabilir.

Dizayn

- Ebatlarda veya malzemesinde herhangi bir farklılık olmayacak.

- Dizaynı muhtemelen ilkinden farklı olacak.

Bellek

- Zaten 16 GB sürümü mevcut. Daha ne istiyorsunuz?

Ekran

- Ütopik olsa da, güneş ışınlarından elektrik üretip bataryaya destek sağlayabilen ekran dedikoduları dolaşıyor.

- Çözünürlükte herhangi bir değişme olmayacak.

Kamera

- 3mp ve üstü olması bekleniyor.

Yukarıda ana hatlarıyla belirtilmiş muhtemel değişmeler ve gelişmeler dışında ufak tefek açıklar da gözden geçirilecek. Daha fazlasını söyleyemiyorum Apple adamları kızıyor (!)

Bu yazı konuk yazar "Duke09" tarafından hazırlanmıştır ve Mobil Yazılar'da yayınlanmaktadır. Konuk yazarlar tarafından hazırlanan yazılardan yazarları sorumludur.

Perşembe, Nisan 24, 2008

Yeni nesil deneme tahtası: HTC Touch

Bu yazı konuk yazar "Duke09" tarafından hazırlanmıştır.

Windows Mobile 7
’nin ilk görüntüleri yayınlandıktan sonra, böyle bir mobil işletim sistemini ancak mikro ekran kartına sahip PDA’ların çalıştırabileceği düşünülüyordu. Ancak Microsoft’un blog sitesinden sızan haberler Windows Mobile 7 testlerinin HTC Touch üzerinde yapıldığını ortaya koydu.

Buna ek olarak, Linux tabanlı mobil iletişim sistemi olan Linwizard testleri de xda-developers forumunda bulunan birkaç üye tarafından HTC Touch üzerinde deneniyor. İlk aşamada bu sistemi çalıştırmayı başaran üyeler, RAM sorunuyla karşı karşıya kaldıkları için daha ileriye maalesef gidemediler.

Daha bitmedi! Ayrıca Google’ın yılan hikâyesine dönen Android adlı mobil işletim sistemi de HTC Touch üzerinde test edilmekte. Fakat resmi olarak yayınlanmayan Android şu anda istenilen aşamada değil. Dolayısıyla anlamsız sorunlar vermeye devam ediyor...

Linwizard ve Android testlerini yakından takip ediyoruz...



Bu yazı konuk yazar "Duke09" tarafından hazırlanmıştır ve Mobil Yazılar'da yayınlanmaktadır. Konuk yazarlar tarafından hazırlanan yazılardan yazarları sorumludur. Ekteki resim Mobil Yazılar'a aittir.

Salı, Nisan 01, 2008

2 x Türkçe = Turkce

Bu yazı ve ekteki resim konuk yazar "Duke09" tarafından hazırlanmıştır.

Yıllardır alışık olduğumuz yukarıdaki eşitlik (!) artık bozuluyor. 31 Mart 2008 tarihinden sonra cep telefonlarınızdan Türkçe karakterle yollayacağınız 160 karakterlik kısa mesaj artık “bir mesaj” olarak ücretlendirilecek.

Birçoğumuzun muhtemelen haberi bile olmasa da; yıllardır yurdumuzdaki GSM operatörleri kısa mesajlarda kullanılan herhangi bir Türkçe karakter yüzünden tek bir mesajı iki mesaj ile ücretlendiriyordu. Bunun sorumlusu da sistem olarak gösteriliyordu. Fakat kimse de kalkıp bu güne kadar şu meşhur sisteme el atmadı. Avrupa yıllardır özel karakterlerle mesajlaşırken biz her zamanki gibi hava parası vermeye devam ettik. Neyse ki; geç de olsa ‘birileri’ uyandı ve bu eşitliğin (!) bozulmasına vesile oldu.

Peki, yurdumuzda faaliyet göstermeye çalışan –çalışan diyorum çünkü kaliteli hizmete daha çok zamanları var- üç GSM operatörü kısa mesajları nasıl ücretlendiriyor? Buyurun, aşağıdaki tabloyu inceleyin, ona göre ayağınızı uzatın;

Avea

1 Kısa Mesaj

8,5 Ykr

Turkcell

1 Kısa Mesaj

9,5 Ykr

Vodafone

1 Kısa Mesaj

7,5 Ykr

* Operatörler alfabetik sıraya göre sıralanmıştır.



Bu yazı ve ekteki resim konuk yazar "Duke09" tarafından hazırlanmıştır ve Mobil Yazılar'da yayınlanmaktadır. Konuk yazarlar tarafından hazırlanan yazılardan yazarları sorumludur.

Cuma, Mart 21, 2008

iPhone cenneti: Türkiye!

Bu yazı konuk yazar "Duke09" tarafından hazırlanmıştır.

Daha piyasaya çıkmadan mobil iletişim dünyasını çalkalayan iPhone, Amerika Birleşik Devletleri’nde satışa sunulmasına karşın Avrupa’da 2008 yılı ortasına kadar herhangi bir resmi satış söz konusu değil. Resmi satış diyoruz, çünkü iPhone yasadışı yollarla Türkiye de dâhil olmak üzere dünya üzerindeki birçok ülkede çoktan meraklıları ile buluştu.

Bilindiği gibi iPhone, Apple firmasının anlaşmalı olduğu GSM operatörleri ile yapılan sözleşme sonucunda satın alınabiliyor. Ayrıca, bir kişi en fazla iki adet iPhone alabiliyor. iPhone, içerisinde gömülü halde bulunan yazılım (SIM LOCK) sayesinde anlaşmasını bulunmadığı diğer hiçbir operatörle çalışmıyor. Her derdin devasının da birlikte geldiği ülkemizde bunun da çözümü (SIM UNLOCK) yasadışı yollarla mümkün. Böylece yurtdışından yasal yollarla getirilen iPhone, ironik olarak yasa dışı yollarla ülkemiz operatörleri ile çalışır hale getiriliyor.

Ülkemizde kaç adet iPhone olduğu ise tamamen bir muamma! Fakat elde edilen bulgular bu sayının hiç de küçümsenmeyecek bir miktar olduğunu doğruluyor. Basit olarak, Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformlarından biri olan gittigidiyor.com’da yaptığımız bir araştırma; 250’nin üzerinde SIM UNLOCK yapılmış iPhone satışının olduğunu gösteriyor. Diğer bir büyük e-ticaret platformu olan sahibinden.com’daki araştırmamız ise site veri tabanında 650 civarında iPhone ilanının bulunduğunu gösteriyor. Toplamda bine yaklaşan ilan sayısıyla iPhone, net üzerinden meraklıları ile kolayca buluşuyor.

Diğer bir araştırmayı en büyük üç kentimizden biri olan Ankara’da yaptık. Başkent’te yerel ikinci el telefon pazarlarında yaptığımız küçük çaplı bir araştırma bizlere oldukça ilginç sonuçlar verdi. Bu araştırmaya göre; sadece Kızılay’da 10 ayrı noktada iPhone satıcısıyla karşılaşıyoruz. Fiyatları 1.500 YTL ile 800 YTL arasında değişiyor. Ayrıca talep etmeniz durumunda 10 gün içerisinde yeni bir iPhone sahibi olabilirsiniz. Genelde 4 ve 8 GB’lık versiyonlarına rastlasak da seyrek olarak en yeni model olan 16GB’lık versiyonuyla da karşılaşabiliyoruz.

Sonuç olarak kafamızda az çok bir sayı oluşsa da ülkemizdeki iPhone sayısını kesin olarak bilmek mümkün değil. Fakat şu bir gerçek ki; Türkiye pazarına yatırım yapmaya hazırlanan Apple bu durumdan hiç hoşnut olmayacak. Unutmayın; güzel kırmızı bir elma aynı zamanda çok tehlikeli olabilir.

Bu yazı konuk yazar "Duke09" tarafından hazırlanmıştır ve Mobil Yazılar'da yayınlanmaktadır. Konuk yazarlar tarafından hazırlanan yazılardan yazarları sorumludur.

İlginizi çekebilir: