MacBook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MacBook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Haziran 27, 2014

İpucu: MacBook Air'da Delete tuşu, End tuşu, CTRL+Z ve diğerleri nerede?

MacBook Air'de bazı tuşlar eksik mi? Mesela Delete tuşu nerede? Ya da Home tuşu, ya da End tuşu? Windows yüklü laptoplardan MacOS yüklü bir MacBook'a geçenlerin bu tuşları aramaları normal. Bazı tuşlar yok, ancak yerlerine geçebilecek tuş kombinasyonları, yani klavye kısayolları var. Aşağıda birkaç tanesini sıraladım.



  • Delete: Fn+Backspace - Bir sonraki karakteri sil
  • Home: Fn+Sol ok - Sayfanın başına git
  • End: Fn+Sağ ok - Sayfanın sonuna git
  • CTRL+Z: CMD+Z - Geri Al
  • CTRL+X: CMD+X - Kes
  • CTRL+C: CMD+C - Kopyala
  • CTRL+V: CMD+V - Yapıştır
  • CTRL+F: CMD+F - Sayfada bul
  • CTRL ile yapılan pek çok şey MacOS'de CMD tuşu ile yapılıyor.
  • Enter tuşu klasörleri açmak için kullanılmıyor. Bir dosya seçili iken Enter'a bastığınızda adı değişiyor. Bunun yerine CMD+O tuşlarına basmanız lazım.
  • F5: CMD+R - Sayfayı yenile
  • Alt+Tab: CMD+Tab - Programlar arası gezmek
  • Windows tuşu+D: Fn+F11 - Masaüstünü göster
Şu anda aklıma gelmeyen pek çok kısayol tuşu vardır elbette. Ancak en temelleri ve en çok aranacaklar bunlardır herhalde. MacOS ve MacBook ile ilgili diğer yazılarıma göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu yazı sizin için Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır.

Çarşamba, Nisan 23, 2014

İpucu: MacOS'de ses düğmelerinin sesini kapatmak

Ses çıkartan ses düğmeleri: Ne kadar mantıklı değil mi! MacBook Air'de F10 tuşuna ses açma-kapama, F11 ve F12 tuşlarına ise ses azaltma ve yükseltme görevi verilmiş. Windows PC'lerde Fn tuşu ile yaptığınız bu işleri MacBook'ta direkt basarak yapıyorsunuz. Burası mantıklı. Ama bu tuşlara bastıkça "blip blip" bir ses geliyor. Bu hiç mantıklı değil, özellikle de film izlerken ya da sunum yaparken.

Bu "özelliği" kapatmak için ekranın sol üst köşesindeki Apple logosuna tıklayın, açılan menüden "Sistem Tercihleri"ni seçin. Açılan penceredeki "Ses" ikonuna tıklayın. Aşağıdaki resimde gördüğünüz pencere açılacak. Buradaki "Ses yüksekliği değiştiğinde geri bildirim çal" maddesinin işaretini kaldırın. Artık sessiz olmanız gerektiği anlarda MacBook'unuzun "ses kısma düğmesi" sizi utandıramayacak.


MacBook ile ilgili diğer yazılarıma da göz atmak isterseniz:
MacBook Air dokunmatik değil ama...

Çarşamba, Nisan 02, 2014

MacBook Air ön-incelemesi

Bir MacBook Air aldım. Benim satın aldığım cihaz i5 işlemcili MacBook Air 13” (2013) modeli. Mobil Yazılar’ı takip edenler “Ey yazar, hep küçük modellerin peşinden koşuyorsun, MacBook’unu niye büyük aldın?” diyor olabilir. Doğrusu sürekli yanımda taşımayı düşünmüyorum bu cihazı, bundan dolayı da ekranı biraz büyük olsun istedim. Aslında aklım 11” modelde kalmadı değil. Benim aldığım modelin fiyatı 2600 TL civarındaydı.



Biliyorsunuz, incelemelerde benchmark’lar falan yapmayı sevmiyorum. O tip incelemeleri başkaları yapıyor zaten. Ben cihazların günlük hayatta ne kadar kullanışlı olduğuyla daha çok ilgileniyorum. Aslında bu açıdan bakınca MacBook Air’i tek kelime ile özetlemek mümkün: Lüks! Ama öyle “Satılık lüks daire” ya da “Lüks tuvalet fırçası”ndaki lükslerden değil bu. Lüks derken, “En iyi özellikli bilgisayar” ya da “En yüksek perfomanslı bilgisayar” falan da demiyorum. MacBook Air’in derdi onlar değil zaten. MacBook Air lüks, çünkü ince, hafif, SSD diski, aydınlatmalı klavyesi, müthiş bir touchpad’i var, ekranı harika görünüyor, sesi iyi çıkıyor, pil ömrü muazzam ve fan sesi sıfır! Başka cihazlarda bunların hepsini bir arada buluyorsanız, bir MacBook Air’den daha az para vermiyorsunuz.

Sondan başlayalım: MacBook Air, normal kullanımda fan sesi çıkarmayan bir bilgisayar. Az demiyorum: Sıfır diyorum. Bu, fan sesinden nefret eden benim gibi biri için o kadar güzel bir özellik ki! Tabletlerin fan sesi olmamasından her zaman bir artı özellik olarak bahsediyorum. Bu bilgisayarda o iğrenç sesten uzakta çalışma konforunu yaşayabilirsiniz.

Pil ömrü muazzam. 10 saat civarında pil ömrü var bu size şarj aletinin yerini unutma özgürlüğünü veriyor.



Genelde küçük ve hafif dizüstü bilgisyarların sesi az çıkar, şikayet konusu olur. Gerçi büyük ve hantal bilgisayarlarda da oluyor bu durum. Ama MacBook Air’de ses yüksek ve iyi çıkıyor.

MacBook Air’in ekranı retina olmadığı için eleştiriliyor ama, henüz retina ekranlı bir cihazı uzun süre kullanmadığımdam olsa gerek, hiç mi hiç aramıyorum. Ekran parlaklığı yüksek ve görüş açıları iyi.

Touchpad, herhalde bir MacBook’un en çok dikkat çeken parçasıdır. O kocaman touchpad’e gerek var mı? Hem de nasıl. Kullandığım en rahat touchpad MacBook Air’de. Ayrıca, daha önceden de yazdığım gibi, işinizi kolaylaştıracak pek çok özelliğe sahip.

Aydınlatmalı klavye başka cihazlarda da bulunuyor, MacBook’a has değil, ancak onsuz bir MacBook “lüks” olmazdı herhalde. Parlaklık seviyesini de isteğinize göre ayarlayabiliyorsunuz.

MacBook Air’in 128 GB SSD diski var. Sıradan hard diskler yerine SSD’ye sahip olması, hem hızlı, hem de sessiz olmasına katkı sağlıyor. Bugünün terabyte dünyasında az bir miktar olduğuna katılıyorum, ama yetersiz de değil.

MacBook Air’den daha ince ve hafif notebook’lar var elbette, ama MacBook Air asla adi veya kırılacakmış gibi durmuyor.

Ayrıca MacOS X Mavericks işletim sistemi Windows’tan farklı olsa da, oldukça eğlenceli ve hız kazandırıcı özellikler barındırıyor. MacOS’e alışmak hem zor, hem de değil. Zor, çünkü klavye kısayollarını bile yeniden öğrenmeniz gerekiyor. CTRL+Z yok mesela, CMD+Z var. Ya da Safari internet tarayıcısında F5 tuşuna basarak sayfayı yenileyemiyorsunuz, onun yerine CMD+R tuşlarına basmanız lazım. En enteresanları ise DELETE tuşu ile ENTER tuşu. DELETE diye bir tuş yok zaten, BACKSPACE var. FN+BACKSPACE tuşlarına bastığınızda “delete” yapıyorsunuz. ENTER tuşunun ilginçliği ise şu: Seçili dosyayı ENTER ile açamıyorsunuz. ENTER’a bastığınızda seçili dosyanın adı değişiyor. Bana mantıksız geliyor ama uzun süredir Apple kullananlar “Gayet normal, senin Windows yanlış çalışıyor” diyorlar. Neyse, bunlar ayrı bir yazının konusu. Hem zor, hem de değil demiştim ya, işi çoğunlukla internette olanlar için zor değil, çünkü internet siteleri her platformda aynı.

Sonuç olarak MacBook kullanması çok keyifli bir dizüstü bilgisayar. Elbette yukarıda bahsettiğim gibi alışması zaman alan farklılıklar var. UltraBook almayı düşünenlere bir de MacBook’a bakmalarını tavsiye ederim.

Ancak şahsen Windows’tan yakın zamanda vazgeçemeyeceğimi belirtmek zorundayım. MacBook Air iyi bir “ikinci bilgisayar” ya da “keyif bilgisayarı” diyelim.

MacBook Air ile ilgili paylaştığım, kimisi de bu incelemenin devamı niteliğinde olan yazılarımı okumak için şu linke tıklayabilirsiniz: http://mobilyazilar.blogspot.com.tr/search/label/MacBook

Mobil Yazılar, 2014. Bu yazı sadece mobilyazilar.com ve mobilyazilar.blogspot.com adreslerinde yayınlanmak üzere yazılmıştır. Böyle bir not yazmak zorunda kaldığım için okurlarımdan özür diliyorum, ancak siz rahat okuyun diye full feed özelliğini açtığımdan beri içerik hırsızları Mobil Yazılar'ın içeriğini yeniden kopyalamaya başladı.

Pazartesi, Mart 24, 2014

Sonunda sessizlik... Teşekkürler MacBook Air...

Bana bundan sonra MacBook Air aldıracak tek bir özellik varsa, o da sessizliği. Ne fan sesi, ne hard disk tıkırtısı. Sadece, siz klavyeyi kullanırken ister istemez çıkan sesler ve komşunun çocukları ile verdiği bitmek bilmeyen savaşın gürültüsü duyuluyor. Komşu gürültüsü azaldığı anlarda düşüncelerinizle başbaşa kalıyorsunuz. Sizi rahatsız eden, ara sıra şahlanan, zaman zaman sakinleşen ama hiç tam olarak susmayan, sürekli bir uğultu gelmiyor bilgisayardan.


Fotoğraf: Travis Isaacs. Creative Commons.

MacBook Air’de bir fan var, ama normal kullanımda duyulmayacak kadar düşük ses çıkartıyor. Düşük derken, Windows PC standardında düşük sesten bahsetmiyorum. Bugüne kadar yaptığım incelemelerde “Fan sesi düşük” dediklerimden çok daha düşük. Şu anda bu yazıyı MacBook Air’de yazıyorum ve fandan hiç bir ses duymuyorum. Elbette oyunlarda fan sesinin duyulduğu söyleniyor, ancak şu ana kadar herhangi bir oyun oynamadım bu cihazda. Sanırım oynayasım da yok, o fanın çalıştığını duymak istemiyorum!

Takıntılı mıyım? Galiba. Çoğu kimse fan sesine aldırış etmiyordur eminim. Ama bu tip seslerden rahatsız olanlar için MacBook Air müthiş bir konfor sunuyor.

Klavye de dokunmatik olsa onun bile sesi gelmeyecek ama, o kadarına da gerek yok! Enteresandır, tuşlarına bastıkça takır tukur sesler çıkartan klavyeleri daha çok seviyorum. Benim zevklerin modası biraz geçmiş galiba.

MacBook Air ile ilgili bir başka yazım:
MacBook Air dokunmatik değil ama...

Çarşamba, Şubat 26, 2014

İnternete bedava gireceğim derken...

Sevgili okur, dikkat! Parolasız WiFi erişimi sağlayan kafeler ve restoranlarda internete girmek her ne kadar çekici görünse de, sen sen ol, böyle yerlerde bedava internetin cazibesine kapılma. İster işte olsun, ister okulda, isterse de Amerikan kahve markasının bir şubesinde, herkesin bağlanabildiği kablosuz internete bağlanma. Mutlaka bağlanman gerekiyorsa da, sakın bankaların internet sitelerine girme, ya da kredi kartınla alışveriş yapma.


Fotoğraf: Liz West. Creative Commons.

Apple’ın ürünlerinde (iPhone, iPad, MacBook vs) bir hata çıkmış, ortak alanlarda kablosuz internete girenler tehdit altındaymış. “Apple kale gibi güvenlidir” diye düşünüp yanılma, aylardır fark etmemişler bu hatayı. Şimdi güncellemesini çıkardılar, Apple cihazlarını mutlaka güncelle!

Son bir not, evdeki internetini de mutlaka parola ile koru, konu komşu bedava internete girsin diye kablosuz internetini açıkta bırakma. Sen zaten biliyorsun bunları da, ben hatırlatayım istedim.

Pazartesi, Şubat 17, 2014

MacBook Air dokunmatik değil ama...

MacBook Air ve Apple'ın diğer dizüstü bilgisayarlarında dokunmatik ekran yok. Aslında Apple'ı iPhone ya da iPad'den tanıyanlar tüm Apple ürünlerinde dokunmatik ekran bulunacağını varsayabilirler, böyle zannetmekte de haklılar. Zira iOS kullanmış olanlar için bile ikonların benzerlerini MacOS'de görmek ekrana dokunma isteği uyandırıyor.

Doğrusu ben de MacBook Air'de dokunmatik ekran olsun isterdim. Özellikle de dokunmatik ekranlı Windows 8 bilgisayarları kullandıktan sonra ister istemez alışıyor, önünüze gelen her dizüstü bilgisayarın ekranına dokunmaya çalışıyorsunuz. Yine de MacOS'de dokunmatik ekranın eksikliğini biraz olsun unutturacak kolaylıklar var.

MacBook'ların o kocaman TouchPad'leri -İzleme Dörtgeni- çoklu dokunmayı destekliyor. Denediğim benzer özellikli pek çok diğer dizüstü bilgisayardan da daha iyi bir iş çıkartıyor. Alışık olduğunuz iki parmakla yakınlaştırmadan dört parmakla programlar arası geçmeye kadar pek çok seçeneğiniz var.

Benim favorilerim: İki parmakla sayfayı kaydırma; iki parmakla sağa-sola hareketler yaparak önceki-sonraki sayfalara gitme; iki parmağı sıkıştırıp açarak yakınlaştırma; iki parmakla çift tıklayarak bir web sayfasındaki yazıya ya da resme odaklanma; dört parmağı ortaya doğru sıkıştırarak Launchpad'e ulaşma; üç parmakla penceleri sürükleme; Safari'de iki parmağı sıkıştırarak tablar arası geçiş yapma. Ayrıca Windows'tan Mac'e geçiş yapanların nasıl yapılacağını merak edebilecekleri bir detayı da yazayım: Sağ tıklama menüsünü çıkarmak için iki parmağınızla tıklıyorsunuz. Ya da Kontrol (CTRL) tuşuna basılı tutarken tek tıklayabilirsiniz.

MacOS'de TouchPad'in çoklu dokunmatik ayarlarını yapmak için Sistem Tercihleri'nden İzleme Dörtgeni'ne tıklamanız yeterli.

İlginizi çekebilir: