Mobil Yazılar'da son zamanlarda yazdıklarımı "kaçıranlar ve yeniden okumak isteyenler için" kısaca hatırlatayım istedim:
iPad'leri klavye ile kullanmaya gerek var mıdır? Kimler iPad'ine klavye almalıdır? Yazdım: Logitech iPad Mini klavyesini incelemesi. Okumak için tıklayınız.
Babil.com'un Ukrayna'lı PocketBook'dan alıp üzerine Calibro markasını bastığı son e-kitap okuyucusundan bahsettim: Calibro Sense. Okumak için tıklayınız.
Bir telefonda bataryanın kullanıcı tarafından değiştirilememesi ne gibi problemlere sebep olur? Gerek var mıdır bataryası değişen telefon satın almaya? Yazdım: Telefonunuzun bataryası şiştiyse, şarj tutmuyorsa: Yedek batarya meselesi. Okumak için tıklayınız.
Samsung Galaxy telefonlarda (ve genel olarak pek çok telefonda) karanlıkta daha iyi fotoğraf çekmeyi sağlayan gece modu özelliğinin avantajını yazdım: Samsung Galaxy E5'de gece modu ile karanlıkta fotoğraf çekimi. Okumak için tıklayınız.
Apple Watch'dan önce Pebble Watch vardı. Pebble'ın son saati Pebble Time'ı kutusundan çıkardım ve izlenimlerimi yazdım: Pebble Time kutu açılımı ve ilk izlenimler Okumak için tıklayın.
"Bu telefonda bildirim ışığı yok, bu bir eksi" diyor bazıları. Bazıları da, "O da neymiş?" diyor. Gerekli bir şey mi şu bildirim ışığı? Yazdım: Bildirim ışığı / Bildirim LED'i ne demek? Okumak için tıklayın.
Zenfone 2'nin fiyatı çok pahalı diyor herkes öyle mi acaba? Hangi modeli baz almalı fiyat karşılaştırması yaparken? Yazdım: Zenfone 2'nin fiyatı, çok mu pahalı? Okumak için tıklayınız.
Mobil Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mobil Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salı, Haziran 23, 2015
Salı, Nisan 28, 2015
Mobil Yazılar 10 yaşında!
Mobil Yazılar, tam 10 yıldır yayında olan, bir blog. İnişli çıkışlı dönemleri olsa da, 10 yıldır bir şekilde devam ediyorum Mobil Yazılar'da yazmaya. 2005 yılında yazmaya başladığımda PDA (Personal Digital Asistant - Kişisel Dijital Asistan) ya da "cep bilgisayarı" denilen cihazlar "mobil" kabul ediliyordu. Palm ve Pocket PC yarışıyordu, Psion ve Nokia ise Symbian ortak noktasında buluşmuşlardı. Apple hâlâ "Apple Computer" idi.

2005 yılında "cep bilgisayarları" üzerine çok fazla Türkçe site yoktu, hatta bazı siteler kapanıyordu. Benim bu cihazlara ilgim ise giderek artıyordu. Deneyimlerimi, öğrendiklerimi, mobil dünyadan son haberleri paylaşmak üzere açtım bu siteyi. Zamanla, site hakkında bölümde detaylarını yazdığım bazı ilkeler şekillendi:
Bu arada kopyacılarla da uğraştım: Kimi zaman tek tek incelemelerimi kopyalayıp kendileri yazmış gibi sitelerine koyanlar oldu, kimi zaman tüm siteyi kopyalayanlar. Önceleri üzüldüm ama, onlar hep var olacaklar, bunu anladım.
Mobil Yazılar'da yazmayı bıraktığım zamanlar oldu. Kimi zaman kopyacılara küstüm, kimi zaman hayatın koşturmacasına kapıldım. Ama çoğunlukla "Neden yapıyorum bunu?" diye sorguladığım için bıraktım yazmayı. Yine de, bu kadar uzun süre boyunca bir blogu devam ettirmek enteresan bir şey. Hayatınızdaki diğer şeylerden fedakarlık edip, vakit ayırıp yapıyorsunuz. Yazmayı çok istediğim ama vakit bulamadığım pek çok şey oldu, hâlâ da var. Bütün zorluklarına rağmen neden bırakamadım Mobil Yazılar'ı? Çünkü yazmak bana iyi geliyor. Bir de, bırakılan hoş yorumlar, mutlu ediyor.
İyi ki doğdun Mobil Yazılar!

2005 yılında "cep bilgisayarları" üzerine çok fazla Türkçe site yoktu, hatta bazı siteler kapanıyordu. Benim bu cihazlara ilgim ise giderek artıyordu. Deneyimlerimi, öğrendiklerimi, mobil dünyadan son haberleri paylaşmak üzere açtım bu siteyi. Zamanla, site hakkında bölümde detaylarını yazdığım bazı ilkeler şekillendi:
- Mobil Yazılar orijinal içerik üretir.
- Mobil Yazılar içerik üretene saygılıdır.
- Mobil Yazılar boş içerik üretmez.
- Mobil Yazılar kullanıcının tarafını tutar.
- Mobil Yazılar okurun tarafını tutar, siteyi reklama boğmaz.
- Mobil Yazılar bilmediği konuda susmayı seçer.
- Mobil Yazılar zararlı reklamları yayınlamaz.
Bu arada kopyacılarla da uğraştım: Kimi zaman tek tek incelemelerimi kopyalayıp kendileri yazmış gibi sitelerine koyanlar oldu, kimi zaman tüm siteyi kopyalayanlar. Önceleri üzüldüm ama, onlar hep var olacaklar, bunu anladım.
Mobil Yazılar'da yazmayı bıraktığım zamanlar oldu. Kimi zaman kopyacılara küstüm, kimi zaman hayatın koşturmacasına kapıldım. Ama çoğunlukla "Neden yapıyorum bunu?" diye sorguladığım için bıraktım yazmayı. Yine de, bu kadar uzun süre boyunca bir blogu devam ettirmek enteresan bir şey. Hayatınızdaki diğer şeylerden fedakarlık edip, vakit ayırıp yapıyorsunuz. Yazmayı çok istediğim ama vakit bulamadığım pek çok şey oldu, hâlâ da var. Bütün zorluklarına rağmen neden bırakamadım Mobil Yazılar'ı? Çünkü yazmak bana iyi geliyor. Bir de, bırakılan hoş yorumlar, mutlu ediyor.
İyi ki doğdun Mobil Yazılar!
Cuma, Haziran 27, 2014
İpucu: MacBook Air'da Delete tuşu, End tuşu, CTRL+Z ve diğerleri nerede?
MacBook Air'de bazı tuşlar eksik mi? Mesela Delete tuşu nerede? Ya da Home tuşu, ya da End tuşu? Windows yüklü laptoplardan MacOS yüklü bir MacBook'a geçenlerin bu tuşları aramaları normal. Bazı tuşlar yok, ancak yerlerine geçebilecek tuş kombinasyonları, yani klavye kısayolları var. Aşağıda birkaç tanesini sıraladım.


- Delete: Fn+Backspace - Bir sonraki karakteri sil
- Home: Fn+Sol ok - Sayfanın başına git
- End: Fn+Sağ ok - Sayfanın sonuna git
- CTRL+Z: CMD+Z - Geri Al
- CTRL+X: CMD+X - Kes
- CTRL+C: CMD+C - Kopyala
- CTRL+V: CMD+V - Yapıştır
- CTRL+F: CMD+F - Sayfada bul
- CTRL ile yapılan pek çok şey MacOS'de CMD tuşu ile yapılıyor.
- Enter tuşu klasörleri açmak için kullanılmıyor. Bir dosya seçili iken Enter'a bastığınızda adı değişiyor. Bunun yerine CMD+O tuşlarına basmanız lazım.
- F5: CMD+R - Sayfayı yenile
- Alt+Tab: CMD+Tab - Programlar arası gezmek
- Windows tuşu+D: Fn+F11 - Masaüstünü göster
Şu anda aklıma gelmeyen pek çok kısayol tuşu vardır elbette. Ancak en temelleri ve en çok aranacaklar bunlardır herhalde. MacOS ve MacBook ile ilgili diğer yazılarıma göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Bu yazı sizin için Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır.
Bu yazı sizin için Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır.
Labels:
MacBook,
Macintosh,
MacOS,
MacOS İpuçları,
Mobil Yazılar,
Soru Cevap,
Yazılar
Cuma, Mayıs 30, 2014
Ücretsiz fotoğraflar: Creative Commons
Mobil Yazılar okurlarının dikkatini çekmiştir, uzun bir süredir gönderilerimde "Creative Commons" lisanslı fotoğraflar kullanıyorum. Siz de blogunuz, siteniz, hatta broşürünüz için ücretsiz fotoğraflar arıyorsanız, Creative Commons (Kıreytiv Komıns diye okunur) lisanslı fotoğraflara göz atabilirsiniz. Peki nedir bu Creative Commons lisansı?

Fotoğraf: Madlyinlovewithlife. Creative Commons.
Bir fotoğraf çektiniz, ama her nedense bunu herkes kullanabilsin istiyorsunuz. Olabilir, ben de çektiğim bazı fotoğrafları Mobil Yazılar'ın Flickr hesabında bu şekilde herkesin kullanımına açıyorum. Fotoğrafı herkes kullanabilsin istiyorsunuz ama, bir yandan da sizin adınız unutulmasın istiyorsunuz. Flickr'da ya da herhangi bir sitede bu fotoğrafın Creative Commons lisanslı olduğunu uygun şekilde belirterek bunu yapabilirsiniz. Elbette, "Alın size beleş foto, ne yaparsanız yapın" şeklinde bir yazı ile de paylaşabilirsiniz fotoğrafınızı, ama CC lisansı bunu bir standarda bağlıyor. Ayrıca CC lisansı ile fotoğrafın hangi şartlarda ücretsiz kullanılabileğini de belirtebiliyorsunuz. Mesela "Ticari işlerde kullanamazsın" ya da "Fotoğrafı kesip biçemezsin" diyebiliyorsunuz. Yabancı ülkelerde şartlara uyulmadığı takdirde yasal haklarınız da olabiliyor, ancak Türkiye'de ne kadar geçerli kabul edileceği şüpheli.
"İnsanlar neden çektikleri fotoğrafları başkalarına ücretsiz verir ki?" sorusu ile ilgili şöyle düşünebilirsiniz: İnsanlar neden Wikipedia makalelerine katkıda bulunuyorsa, o yüzden bu fotoğrafları paylaşıyorlar. Wikipedia nasıl büyük ve ücretsiz bir bilgi arşivi ise, CC lisanslı fotoğraflar da benzer bir fotoğraf arşivi oluşturuyor. Ben blogumda Creative Commons lisanslı fotoğrafları kullanıyorum, bu yüzden ben de birkaç CC lisanslı fotoğraf ile bu büyük arşive katkıda bulunmak istiyorum.
"Ben zaten istediğim fotoğrafı ücretsiz kullanıyordum!" diyorsanız, hatırlatayım: Google Images'den bulduğunuz her fotoğraf ücretsiz değildir ve başınızı belaya sokabilir. Örneğin, profesyonel bir fotoğrafçının ekmek kapısı olan fotoğraflarından birini sırf internete düşmüş diye reklamınızda kullanmaya kalkarsanız, size dava açabilir. İnançlı biriyseniz, başkasının kendi sitesinde kullanmak üzere çektiği fotoğrafları izinsiz kullanmanın "kul hakkına girmek" olduğu hatırlamak yeterli olmalı zaten.
Nelere dikkat etmem gerekiyor?
Özellikle de bloglar ve internet siteleri için CC lisanslı fotoğraflar kolaylık sunuyorlar. Ancak dikkat edilmesi gerekenler var. CC lisanslı demek, "ne yaparsan yap lisanslı" demek değil.
Yukarıda da belirttiğim gibi, fotoğrafı çeken kişi, fotoğrafının ticari olarak kullanılmasını istemeyebilir. Yani "non-commercial" olarak belirtilmiş bir fotoğrafı firmanızın reklamında, broşüründe, sitesinde kullanamazsınız. Bunun sınırlarının nereye kadar gittiği tartışmalı elbette. Kimileri "reklam alan bloglarda da kullanılamaz" görüşünde. Hatta reklam yayınlamayan ama "kariyere katkıda bulunan" blogların bile bu tür fotoğrafları kullanamayacağını iddia edenler var. Bence abartmamak lazım ama, önemli olan fotoğrafçının görüşü elbette.
Fotoğrafçı, fotoğrafının özgün halinin korunmasını istiyor da olabilir. Bunu "No Derivative Works" ya da "No-derivs" şeklinde belirtiyor olabilir. Yani fotoğrafçı, fotoğrafı kesip biçmenizi ya da fotoğraftaki adamı kesip yerine deniz aslanı koymanızı istemiyor demektir. Olduğu gibi kullanacaksınız, ya da başka fotoğraf arayacaksınız.
Bir de, "Share-alike" olarak işaretlenmiş fotoğraflar var. Bunun anlamı, fotoğrafı değiştirip yeni bir eser üretirseniz, o yeni eseri de CC lisansı ile paylaşmanız gerektiğidir.

Fotoğraf: Madlyinlovewithlife. Creative Commons.
Elbette temel bir şart da, fotoğrafın kime ait olduğunun yazılması. Buna "Attribution" deniliyor. Bu konuda kişisel bir görüşümü de eklemek istiyorum. Mümkünse, fotoğrafları blogunuzda ya da başka yerlerde kullanırken, fotoğrafçının adını fotoğrafın hemen altına ekleyin. Fotoğrafı bulduğunuz sitenin linkini de ekleyin. Bazı siteler (ve mobil uygulamalar) bu tür fotoğrafları kullanıp, bundan para kazanıp, eser sahiplerinin isimlerini ya görünmez bir köşeye yazıyorlar, ya da "CC" deyip geçiştiriyorlar. Bu, bazılarının yaptığı, yazının sonuna "Alıntıdır" yazıp bırakma terbiyesizliğinden farklı değil.
"Amma da çok şart-şurt varmış" demiyorsunuz değil mi? Uygun şartlarda fotoğrafları bulmak o kadar da zor değil aslında. Aşağıda anlatıyorum.
Creative Commons lisanslı fotoğrafları nereden bulacağım?
Kullanım amacınıza uygun şartlarda olan CC lisanslı fotoğrafları bulmak için en güzel başlangıç yeri, Creative Commons sitesinin arama bölümü. Şu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz: http://search.creativecommons.org/
Ben en çok Flickr'ı kullanıyorum. Siteye girdiğinizde aşağıdaki butonlardan Flickr butonuna tıklayın. Yukarıdaki arama kutusunun altında şöyle bir yazı var: "I want something that I can..." Bunun yanındaki "use for commercial purposes" kutucuğuna tıklarsanız ticari olarak kullanabileceğiniz fotoğrafları; "modify, adapt, or build upon" kutucuğuna tıklarsanız üzerinde değişiklik yapabileceğiniz fotoğrafları bulursunuz.
Bu kadar uğraşa gerek var mı? Sağ tıklayıp kaydediyorum zaten fotoğrafları?
Creative Commons lisansı sayesinde, başkasının fotoğrafını çalmadan, kimsenin hakkına girmeden, büyük bir arşiv içerisinden ücretsiz olarak kullanabileceğiniz fotoğraflar bulabilirsiniz. Bir fotoğrafın internette bulunuyor olması, kimseye onu izinsiz kullanma hakkı vermez. CC lisansı sayesinde ne siz üzülüyorsunuz, ne de fotoğrafı çekenler. Kazan-kazan denir ya hani. Kullanmak istediğiniz fotoğrafı, onu paylaşmak isteyenlerden alıyorsunuz. Onların ismini verip, gerekiyorsa linkini verip kullanıyorsunuz.
Çektiği fotoğrafı bedava dağıtan birine teşekkür etmek gerekmez mi zaten?
İlgili dış bağlantılar:
CC lisanslı fotoğraf arama
Mobil Yazılar'ın Flickr'daki CC fotoğrafları
Creative Commons hakkında Vikipedi sayfası

Fotoğraf: Madlyinlovewithlife. Creative Commons.
Bir fotoğraf çektiniz, ama her nedense bunu herkes kullanabilsin istiyorsunuz. Olabilir, ben de çektiğim bazı fotoğrafları Mobil Yazılar'ın Flickr hesabında bu şekilde herkesin kullanımına açıyorum. Fotoğrafı herkes kullanabilsin istiyorsunuz ama, bir yandan da sizin adınız unutulmasın istiyorsunuz. Flickr'da ya da herhangi bir sitede bu fotoğrafın Creative Commons lisanslı olduğunu uygun şekilde belirterek bunu yapabilirsiniz. Elbette, "Alın size beleş foto, ne yaparsanız yapın" şeklinde bir yazı ile de paylaşabilirsiniz fotoğrafınızı, ama CC lisansı bunu bir standarda bağlıyor. Ayrıca CC lisansı ile fotoğrafın hangi şartlarda ücretsiz kullanılabileğini de belirtebiliyorsunuz. Mesela "Ticari işlerde kullanamazsın" ya da "Fotoğrafı kesip biçemezsin" diyebiliyorsunuz. Yabancı ülkelerde şartlara uyulmadığı takdirde yasal haklarınız da olabiliyor, ancak Türkiye'de ne kadar geçerli kabul edileceği şüpheli.
"İnsanlar neden çektikleri fotoğrafları başkalarına ücretsiz verir ki?" sorusu ile ilgili şöyle düşünebilirsiniz: İnsanlar neden Wikipedia makalelerine katkıda bulunuyorsa, o yüzden bu fotoğrafları paylaşıyorlar. Wikipedia nasıl büyük ve ücretsiz bir bilgi arşivi ise, CC lisanslı fotoğraflar da benzer bir fotoğraf arşivi oluşturuyor. Ben blogumda Creative Commons lisanslı fotoğrafları kullanıyorum, bu yüzden ben de birkaç CC lisanslı fotoğraf ile bu büyük arşive katkıda bulunmak istiyorum.
"Ben zaten istediğim fotoğrafı ücretsiz kullanıyordum!" diyorsanız, hatırlatayım: Google Images'den bulduğunuz her fotoğraf ücretsiz değildir ve başınızı belaya sokabilir. Örneğin, profesyonel bir fotoğrafçının ekmek kapısı olan fotoğraflarından birini sırf internete düşmüş diye reklamınızda kullanmaya kalkarsanız, size dava açabilir. İnançlı biriyseniz, başkasının kendi sitesinde kullanmak üzere çektiği fotoğrafları izinsiz kullanmanın "kul hakkına girmek" olduğu hatırlamak yeterli olmalı zaten.
Nelere dikkat etmem gerekiyor?
Özellikle de bloglar ve internet siteleri için CC lisanslı fotoğraflar kolaylık sunuyorlar. Ancak dikkat edilmesi gerekenler var. CC lisanslı demek, "ne yaparsan yap lisanslı" demek değil.
Yukarıda da belirttiğim gibi, fotoğrafı çeken kişi, fotoğrafının ticari olarak kullanılmasını istemeyebilir. Yani "non-commercial" olarak belirtilmiş bir fotoğrafı firmanızın reklamında, broşüründe, sitesinde kullanamazsınız. Bunun sınırlarının nereye kadar gittiği tartışmalı elbette. Kimileri "reklam alan bloglarda da kullanılamaz" görüşünde. Hatta reklam yayınlamayan ama "kariyere katkıda bulunan" blogların bile bu tür fotoğrafları kullanamayacağını iddia edenler var. Bence abartmamak lazım ama, önemli olan fotoğrafçının görüşü elbette.
Fotoğrafçı, fotoğrafının özgün halinin korunmasını istiyor da olabilir. Bunu "No Derivative Works" ya da "No-derivs" şeklinde belirtiyor olabilir. Yani fotoğrafçı, fotoğrafı kesip biçmenizi ya da fotoğraftaki adamı kesip yerine deniz aslanı koymanızı istemiyor demektir. Olduğu gibi kullanacaksınız, ya da başka fotoğraf arayacaksınız.
Bir de, "Share-alike" olarak işaretlenmiş fotoğraflar var. Bunun anlamı, fotoğrafı değiştirip yeni bir eser üretirseniz, o yeni eseri de CC lisansı ile paylaşmanız gerektiğidir.

Fotoğraf: Madlyinlovewithlife. Creative Commons.
Elbette temel bir şart da, fotoğrafın kime ait olduğunun yazılması. Buna "Attribution" deniliyor. Bu konuda kişisel bir görüşümü de eklemek istiyorum. Mümkünse, fotoğrafları blogunuzda ya da başka yerlerde kullanırken, fotoğrafçının adını fotoğrafın hemen altına ekleyin. Fotoğrafı bulduğunuz sitenin linkini de ekleyin. Bazı siteler (ve mobil uygulamalar) bu tür fotoğrafları kullanıp, bundan para kazanıp, eser sahiplerinin isimlerini ya görünmez bir köşeye yazıyorlar, ya da "CC" deyip geçiştiriyorlar. Bu, bazılarının yaptığı, yazının sonuna "Alıntıdır" yazıp bırakma terbiyesizliğinden farklı değil.
"Amma da çok şart-şurt varmış" demiyorsunuz değil mi? Uygun şartlarda fotoğrafları bulmak o kadar da zor değil aslında. Aşağıda anlatıyorum.
Creative Commons lisanslı fotoğrafları nereden bulacağım?
Kullanım amacınıza uygun şartlarda olan CC lisanslı fotoğrafları bulmak için en güzel başlangıç yeri, Creative Commons sitesinin arama bölümü. Şu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz: http://search.creativecommons.org/
Ben en çok Flickr'ı kullanıyorum. Siteye girdiğinizde aşağıdaki butonlardan Flickr butonuna tıklayın. Yukarıdaki arama kutusunun altında şöyle bir yazı var: "I want something that I can..." Bunun yanındaki "use for commercial purposes" kutucuğuna tıklarsanız ticari olarak kullanabileceğiniz fotoğrafları; "modify, adapt, or build upon" kutucuğuna tıklarsanız üzerinde değişiklik yapabileceğiniz fotoğrafları bulursunuz.
Bu kadar uğraşa gerek var mı? Sağ tıklayıp kaydediyorum zaten fotoğrafları?
Creative Commons lisansı sayesinde, başkasının fotoğrafını çalmadan, kimsenin hakkına girmeden, büyük bir arşiv içerisinden ücretsiz olarak kullanabileceğiniz fotoğraflar bulabilirsiniz. Bir fotoğrafın internette bulunuyor olması, kimseye onu izinsiz kullanma hakkı vermez. CC lisansı sayesinde ne siz üzülüyorsunuz, ne de fotoğrafı çekenler. Kazan-kazan denir ya hani. Kullanmak istediğiniz fotoğrafı, onu paylaşmak isteyenlerden alıyorsunuz. Onların ismini verip, gerekiyorsa linkini verip kullanıyorsunuz.
Çektiği fotoğrafı bedava dağıtan birine teşekkür etmek gerekmez mi zaten?
İlgili dış bağlantılar:
CC lisanslı fotoğraf arama
Mobil Yazılar'ın Flickr'daki CC fotoğrafları
Creative Commons hakkında Vikipedi sayfası
Pazar, Mayıs 04, 2014
İpucu: Sony Xperia telefonlarda sözlükten kelime silmek
Sony Xperia telefonunuzu uzun süredir kullanıyorsunuz. Klavyeyi pek çok kereler kullandınız ve pek çok sefer de yanlış kelimeler yazdınız. İşin kötüsü, telefonunuz bu kelimeleri kaydetti ve artık hatalı kelimeler klavyeyi kullanırken her seferinde karşınıza çıkıyor. Nasıl düzeltebilirsiniz?
Aşağıdaki resimde de görülen Ayarlar - Dil ve Klavye - Xperia Klavye - Metin Giriş Ayarları - Sözcüklerim yolunu takip ettiğinizde, karşınıza yazdığınız kelimelerin tam listesi çıkıyor. Bu listeden herhangi birinin üzerine uzun bastığınızda bir menü açılıyor. Buradan kelimeyi silebilir ya da düzeltebilirsiniz.
DAHASI VAR: Tüm Sony Xperia ipuçlarına göz atmak isterseniz, buraya tıklayınız.
Resme tıklayarak büyütebilirsiniz.
Aşağıdaki resimde de görülen Ayarlar - Dil ve Klavye - Xperia Klavye - Metin Giriş Ayarları - Sözcüklerim yolunu takip ettiğinizde, karşınıza yazdığınız kelimelerin tam listesi çıkıyor. Bu listeden herhangi birinin üzerine uzun bastığınızda bir menü açılıyor. Buradan kelimeyi silebilir ya da düzeltebilirsiniz.
DAHASI VAR: Tüm Sony Xperia ipuçlarına göz atmak isterseniz, buraya tıklayınız.
Resme tıklayarak büyütebilirsiniz.
Labels:
Android,
Android İpuçları,
Mobil Yazılar,
Sony,
Soru Cevap,
Xperia,
Xperia İpuçları,
Yazılar
Çarşamba, Nisan 02, 2014
MacBook Air ön-incelemesi
Bir MacBook Air aldım. Benim satın aldığım cihaz i5 işlemcili MacBook Air 13” (2013) modeli. Mobil Yazılar’ı takip edenler “Ey yazar, hep küçük modellerin peşinden koşuyorsun, MacBook’unu niye büyük aldın?” diyor olabilir. Doğrusu sürekli yanımda taşımayı düşünmüyorum bu cihazı, bundan dolayı da ekranı biraz büyük olsun istedim. Aslında aklım 11” modelde kalmadı değil. Benim aldığım modelin fiyatı 2600 TL civarındaydı.

Biliyorsunuz, incelemelerde benchmark’lar falan yapmayı sevmiyorum. O tip incelemeleri başkaları yapıyor zaten. Ben cihazların günlük hayatta ne kadar kullanışlı olduğuyla daha çok ilgileniyorum. Aslında bu açıdan bakınca MacBook Air’i tek kelime ile özetlemek mümkün: Lüks! Ama öyle “Satılık lüks daire” ya da “Lüks tuvalet fırçası”ndaki lükslerden değil bu. Lüks derken, “En iyi özellikli bilgisayar” ya da “En yüksek perfomanslı bilgisayar” falan da demiyorum. MacBook Air’in derdi onlar değil zaten. MacBook Air lüks, çünkü ince, hafif, SSD diski, aydınlatmalı klavyesi, müthiş bir touchpad’i var, ekranı harika görünüyor, sesi iyi çıkıyor, pil ömrü muazzam ve fan sesi sıfır! Başka cihazlarda bunların hepsini bir arada buluyorsanız, bir MacBook Air’den daha az para vermiyorsunuz.
Sondan başlayalım: MacBook Air, normal kullanımda fan sesi çıkarmayan bir bilgisayar. Az demiyorum: Sıfır diyorum. Bu, fan sesinden nefret eden benim gibi biri için o kadar güzel bir özellik ki! Tabletlerin fan sesi olmamasından her zaman bir artı özellik olarak bahsediyorum. Bu bilgisayarda o iğrenç sesten uzakta çalışma konforunu yaşayabilirsiniz.
Pil ömrü muazzam. 10 saat civarında pil ömrü var bu size şarj aletinin yerini unutma özgürlüğünü veriyor.

Genelde küçük ve hafif dizüstü bilgisyarların sesi az çıkar, şikayet konusu olur. Gerçi büyük ve hantal bilgisayarlarda da oluyor bu durum. Ama MacBook Air’de ses yüksek ve iyi çıkıyor.
MacBook Air’in ekranı retina olmadığı için eleştiriliyor ama, henüz retina ekranlı bir cihazı uzun süre kullanmadığımdam olsa gerek, hiç mi hiç aramıyorum. Ekran parlaklığı yüksek ve görüş açıları iyi.
Touchpad, herhalde bir MacBook’un en çok dikkat çeken parçasıdır. O kocaman touchpad’e gerek var mı? Hem de nasıl. Kullandığım en rahat touchpad MacBook Air’de. Ayrıca, daha önceden de yazdığım gibi, işinizi kolaylaştıracak pek çok özelliğe sahip.
Aydınlatmalı klavye başka cihazlarda da bulunuyor, MacBook’a has değil, ancak onsuz bir MacBook “lüks” olmazdı herhalde. Parlaklık seviyesini de isteğinize göre ayarlayabiliyorsunuz.
MacBook Air’in 128 GB SSD diski var. Sıradan hard diskler yerine SSD’ye sahip olması, hem hızlı, hem de sessiz olmasına katkı sağlıyor. Bugünün terabyte dünyasında az bir miktar olduğuna katılıyorum, ama yetersiz de değil.
MacBook Air’den daha ince ve hafif notebook’lar var elbette, ama MacBook Air asla adi veya kırılacakmış gibi durmuyor.
Ayrıca MacOS X Mavericks işletim sistemi Windows’tan farklı olsa da, oldukça eğlenceli ve hız kazandırıcı özellikler barındırıyor. MacOS’e alışmak hem zor, hem de değil. Zor, çünkü klavye kısayollarını bile yeniden öğrenmeniz gerekiyor. CTRL+Z yok mesela, CMD+Z var. Ya da Safari internet tarayıcısında F5 tuşuna basarak sayfayı yenileyemiyorsunuz, onun yerine CMD+R tuşlarına basmanız lazım. En enteresanları ise DELETE tuşu ile ENTER tuşu. DELETE diye bir tuş yok zaten, BACKSPACE var. FN+BACKSPACE tuşlarına bastığınızda “delete” yapıyorsunuz. ENTER tuşunun ilginçliği ise şu: Seçili dosyayı ENTER ile açamıyorsunuz. ENTER’a bastığınızda seçili dosyanın adı değişiyor. Bana mantıksız geliyor ama uzun süredir Apple kullananlar “Gayet normal, senin Windows yanlış çalışıyor” diyorlar. Neyse, bunlar ayrı bir yazının konusu. Hem zor, hem de değil demiştim ya, işi çoğunlukla internette olanlar için zor değil, çünkü internet siteleri her platformda aynı.
Sonuç olarak MacBook kullanması çok keyifli bir dizüstü bilgisayar. Elbette yukarıda bahsettiğim gibi alışması zaman alan farklılıklar var. UltraBook almayı düşünenlere bir de MacBook’a bakmalarını tavsiye ederim.
Ancak şahsen Windows’tan yakın zamanda vazgeçemeyeceğimi belirtmek zorundayım. MacBook Air iyi bir “ikinci bilgisayar” ya da “keyif bilgisayarı” diyelim.
MacBook Air ile ilgili paylaştığım, kimisi de bu incelemenin devamı niteliğinde olan yazılarımı okumak için şu linke tıklayabilirsiniz: http://mobilyazilar.blogspot.com.tr/search/label/MacBook
Mobil Yazılar, 2014. Bu yazı sadece mobilyazilar.com ve mobilyazilar.blogspot.com adreslerinde yayınlanmak üzere yazılmıştır. Böyle bir not yazmak zorunda kaldığım için okurlarımdan özür diliyorum, ancak siz rahat okuyun diye full feed özelliğini açtığımdan beri içerik hırsızları Mobil Yazılar'ın içeriğini yeniden kopyalamaya başladı.

Biliyorsunuz, incelemelerde benchmark’lar falan yapmayı sevmiyorum. O tip incelemeleri başkaları yapıyor zaten. Ben cihazların günlük hayatta ne kadar kullanışlı olduğuyla daha çok ilgileniyorum. Aslında bu açıdan bakınca MacBook Air’i tek kelime ile özetlemek mümkün: Lüks! Ama öyle “Satılık lüks daire” ya da “Lüks tuvalet fırçası”ndaki lükslerden değil bu. Lüks derken, “En iyi özellikli bilgisayar” ya da “En yüksek perfomanslı bilgisayar” falan da demiyorum. MacBook Air’in derdi onlar değil zaten. MacBook Air lüks, çünkü ince, hafif, SSD diski, aydınlatmalı klavyesi, müthiş bir touchpad’i var, ekranı harika görünüyor, sesi iyi çıkıyor, pil ömrü muazzam ve fan sesi sıfır! Başka cihazlarda bunların hepsini bir arada buluyorsanız, bir MacBook Air’den daha az para vermiyorsunuz.
Sondan başlayalım: MacBook Air, normal kullanımda fan sesi çıkarmayan bir bilgisayar. Az demiyorum: Sıfır diyorum. Bu, fan sesinden nefret eden benim gibi biri için o kadar güzel bir özellik ki! Tabletlerin fan sesi olmamasından her zaman bir artı özellik olarak bahsediyorum. Bu bilgisayarda o iğrenç sesten uzakta çalışma konforunu yaşayabilirsiniz.
Pil ömrü muazzam. 10 saat civarında pil ömrü var bu size şarj aletinin yerini unutma özgürlüğünü veriyor.

Genelde küçük ve hafif dizüstü bilgisyarların sesi az çıkar, şikayet konusu olur. Gerçi büyük ve hantal bilgisayarlarda da oluyor bu durum. Ama MacBook Air’de ses yüksek ve iyi çıkıyor.
MacBook Air’in ekranı retina olmadığı için eleştiriliyor ama, henüz retina ekranlı bir cihazı uzun süre kullanmadığımdam olsa gerek, hiç mi hiç aramıyorum. Ekran parlaklığı yüksek ve görüş açıları iyi.
Touchpad, herhalde bir MacBook’un en çok dikkat çeken parçasıdır. O kocaman touchpad’e gerek var mı? Hem de nasıl. Kullandığım en rahat touchpad MacBook Air’de. Ayrıca, daha önceden de yazdığım gibi, işinizi kolaylaştıracak pek çok özelliğe sahip.
Aydınlatmalı klavye başka cihazlarda da bulunuyor, MacBook’a has değil, ancak onsuz bir MacBook “lüks” olmazdı herhalde. Parlaklık seviyesini de isteğinize göre ayarlayabiliyorsunuz.
MacBook Air’in 128 GB SSD diski var. Sıradan hard diskler yerine SSD’ye sahip olması, hem hızlı, hem de sessiz olmasına katkı sağlıyor. Bugünün terabyte dünyasında az bir miktar olduğuna katılıyorum, ama yetersiz de değil.
MacBook Air’den daha ince ve hafif notebook’lar var elbette, ama MacBook Air asla adi veya kırılacakmış gibi durmuyor.
Ayrıca MacOS X Mavericks işletim sistemi Windows’tan farklı olsa da, oldukça eğlenceli ve hız kazandırıcı özellikler barındırıyor. MacOS’e alışmak hem zor, hem de değil. Zor, çünkü klavye kısayollarını bile yeniden öğrenmeniz gerekiyor. CTRL+Z yok mesela, CMD+Z var. Ya da Safari internet tarayıcısında F5 tuşuna basarak sayfayı yenileyemiyorsunuz, onun yerine CMD+R tuşlarına basmanız lazım. En enteresanları ise DELETE tuşu ile ENTER tuşu. DELETE diye bir tuş yok zaten, BACKSPACE var. FN+BACKSPACE tuşlarına bastığınızda “delete” yapıyorsunuz. ENTER tuşunun ilginçliği ise şu: Seçili dosyayı ENTER ile açamıyorsunuz. ENTER’a bastığınızda seçili dosyanın adı değişiyor. Bana mantıksız geliyor ama uzun süredir Apple kullananlar “Gayet normal, senin Windows yanlış çalışıyor” diyorlar. Neyse, bunlar ayrı bir yazının konusu. Hem zor, hem de değil demiştim ya, işi çoğunlukla internette olanlar için zor değil, çünkü internet siteleri her platformda aynı.
Sonuç olarak MacBook kullanması çok keyifli bir dizüstü bilgisayar. Elbette yukarıda bahsettiğim gibi alışması zaman alan farklılıklar var. UltraBook almayı düşünenlere bir de MacBook’a bakmalarını tavsiye ederim.
Ancak şahsen Windows’tan yakın zamanda vazgeçemeyeceğimi belirtmek zorundayım. MacBook Air iyi bir “ikinci bilgisayar” ya da “keyif bilgisayarı” diyelim.
MacBook Air ile ilgili paylaştığım, kimisi de bu incelemenin devamı niteliğinde olan yazılarımı okumak için şu linke tıklayabilirsiniz: http://mobilyazilar.blogspot.com.tr/search/label/MacBook
Mobil Yazılar, 2014. Bu yazı sadece mobilyazilar.com ve mobilyazilar.blogspot.com adreslerinde yayınlanmak üzere yazılmıştır. Böyle bir not yazmak zorunda kaldığım için okurlarımdan özür diliyorum, ancak siz rahat okuyun diye full feed özelliğini açtığımdan beri içerik hırsızları Mobil Yazılar'ın içeriğini yeniden kopyalamaya başladı.
Cumartesi, Ağustos 24, 2013
Feedly: Mobil Yazılar'ı daha rahat takip etmek için
Birkaç yıl önce birileri Mobil Yazılar'daki bütün yazılarımı kopyalayıp kendi sitelerinde yayınladı. O güne kadar kopyalanıp başka sitelerde kendi yazılarıymış gibi yayınlanan yazılarım olmuştu, ama tüm sitemin kopyalanması ile hiç karşılaşmamıştım.
Kopyacının açıklaması özetle şöyleydi: "Güvenlik açığı bırakmışsın, çalarım tabi!". Biraz araştırınca güvenlik açığı dediği şeyin RSS feed'im olduğunu anladım. Siz okuyucularım Mobil Yazılar'daki yazılara daha kolay ulaşabilsin diye yayınladığım RSS feed'i yazılarımı otomatik olarak çalmak için kullanmış içerik hırsızları.
RSS feed'imi kısıtlamam gerekti. Yani yazıların tamamı değil, birkaç satırı yayınlanıyor, altında Mobil Yazılar'a link veriliyordu. Bunu yapmaktan pek hoşlanmamıştım ama, bu sitedeki yazıları yazmak için çok çaba harcıyordum ve bütün emeğimin çalınması ağırıma gitmişti. O dönem pek çok site de RSS feed'lerini kısıtlı yaptı. Sonuç olarak, kötü niyetli kişiler yüzünden RSS sistemi anlamını yitirdi.

Uzun süredir kısıtlı feed kullanıyordum. Aslında kısıtlı feed sistemi okuyucuyu siteye gelmeye zorladığı için ziyaretçi sayısını arttıran bir şey, yani site sahiplerinin işine geliyor. Ama okuyucu için çok da hoş bir şey değil. Zaman zaman ben de RSS üzerinden takip ettiğim sitelerde kısıtlı feed kullanılmasına gıcık oluyordum doğrusu. Dolayısıyla full feed sistemine geri döndüm. Yani Mobil Yazılar'ı herhangi bir RSS feed okuyucu yazılım ya da site üzerinden takip etmek isterseniz, artık siteye girmeden de yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.
Full feed sistemine geçince yazılarım sözde güvenlik açığı nedeniyle yine hırsızlara açık oluyor tabi. Elbette çalınmasını istemiyorum yazılarımın. Ama sizin Mobil Yazılar'ı daha rahat takip etmenizi, yazılarımı daha keyifle okumanızı istiyorum.

Eskiden RSS okuyucu olarak popüler Google Reader vardı, ama Google bu sistemi kapattı. Şimdilerde Feedly popüler, aslında çok da hoş bir yazılım. iPhone, iPad ve Android işletim sistemli telefon ve tabletlerde kullanabilirsiniz. Feedly ile pek çok siteye abone olabilir, farklı sitelerdeki yeni içerikleri bir arada görebilirsiniz.
Mobil Yazılar'ı Feedly'de takip etmek için tek yapmanız gereken programın sağ üst köşesindeki arama kutucuğuna "mobilyazilar" yazıp listede çıkan Mobil Yazılar maddesinin yanındaki + (artı) işaretine tıklamak.
Tabi beni unutmayıp arada bir sitenin kendisine de girerseniz sevinirim :)
İlgili linkler:
Android için Feedly
iOS (iPhone ve iPad) için Feedly
Ayrıca:
iPhoneTurkey'de Feedly incelemesi
RSS feed adresi:
Mobil Yazılar RSS Feed
Kopyacının açıklaması özetle şöyleydi: "Güvenlik açığı bırakmışsın, çalarım tabi!". Biraz araştırınca güvenlik açığı dediği şeyin RSS feed'im olduğunu anladım. Siz okuyucularım Mobil Yazılar'daki yazılara daha kolay ulaşabilsin diye yayınladığım RSS feed'i yazılarımı otomatik olarak çalmak için kullanmış içerik hırsızları.
RSS feed'imi kısıtlamam gerekti. Yani yazıların tamamı değil, birkaç satırı yayınlanıyor, altında Mobil Yazılar'a link veriliyordu. Bunu yapmaktan pek hoşlanmamıştım ama, bu sitedeki yazıları yazmak için çok çaba harcıyordum ve bütün emeğimin çalınması ağırıma gitmişti. O dönem pek çok site de RSS feed'lerini kısıtlı yaptı. Sonuç olarak, kötü niyetli kişiler yüzünden RSS sistemi anlamını yitirdi.

Uzun süredir kısıtlı feed kullanıyordum. Aslında kısıtlı feed sistemi okuyucuyu siteye gelmeye zorladığı için ziyaretçi sayısını arttıran bir şey, yani site sahiplerinin işine geliyor. Ama okuyucu için çok da hoş bir şey değil. Zaman zaman ben de RSS üzerinden takip ettiğim sitelerde kısıtlı feed kullanılmasına gıcık oluyordum doğrusu. Dolayısıyla full feed sistemine geri döndüm. Yani Mobil Yazılar'ı herhangi bir RSS feed okuyucu yazılım ya da site üzerinden takip etmek isterseniz, artık siteye girmeden de yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.
Full feed sistemine geçince yazılarım sözde güvenlik açığı nedeniyle yine hırsızlara açık oluyor tabi. Elbette çalınmasını istemiyorum yazılarımın. Ama sizin Mobil Yazılar'ı daha rahat takip etmenizi, yazılarımı daha keyifle okumanızı istiyorum.

Eskiden RSS okuyucu olarak popüler Google Reader vardı, ama Google bu sistemi kapattı. Şimdilerde Feedly popüler, aslında çok da hoş bir yazılım. iPhone, iPad ve Android işletim sistemli telefon ve tabletlerde kullanabilirsiniz. Feedly ile pek çok siteye abone olabilir, farklı sitelerdeki yeni içerikleri bir arada görebilirsiniz.
Mobil Yazılar'ı Feedly'de takip etmek için tek yapmanız gereken programın sağ üst köşesindeki arama kutucuğuna "mobilyazilar" yazıp listede çıkan Mobil Yazılar maddesinin yanındaki + (artı) işaretine tıklamak.
Tabi beni unutmayıp arada bir sitenin kendisine de girerseniz sevinirim :)
İlgili linkler:
Android için Feedly
iOS (iPhone ve iPad) için Feedly
Ayrıca:
iPhoneTurkey'de Feedly incelemesi
RSS feed adresi:
Mobil Yazılar RSS Feed
Cuma, Aralık 23, 2005
Site Hakkında
Mobil Yazılar 2005 yılından beri mobil teknoloji üzerine orijinal içerik üretmektedir. Mobil Yazılar cebe girebilen her türlü mobil cihazdan bahsetmekle birlikte, ağırlıklı olarak cep bilgisayarları, cep telefonları ve tablet bilgisayarlar üzerine içerikler yayınlamaktadır.
Bir sürü teknoloji sitesi var. Mobil Yazılar'ın ne farkı var?
Mobil Yazılar'ın sımsıkı sarıldığı ilkeleri var:
Mobil Yazılar orijinal içerik üretir. Yazdıklarım tamamen bana ait, orijinal, başka yerde yok.
Mobil Yazılar içerik üretene saygılıdır. Başka sitelerden yazı kopyalamaz, korsan içerik paylaşmaz.
Mobil Yazılar boş içerik üretmez. Her aklına esen teknoloji sitesi açıyor, hepsinde de aynı haberler. Hepsi ya birbirinden ya Engadget'dan kopya. Mobil Yazılar farklı şeyler söylemeye çalışıyor.
Mobil Yazılar kullanıcının tarafını tutar. İncelediği cihazları iyice inceler, bolca eleştirir.
Mobil Yazılar okurun tarafını tutar, siteyi reklama boğmaz. Öyle siteler var ki reklamlar her yeri kaplamış, sitede ne yazdığını görmek mümkün değil. Mobil Yazılar'da reklamlar okuyucuyu rahatsız etmeyecek şekilde kullanılır.
Mobil Yazılar bilmediği konuda susmayı seçer. Bilmemek ayıp değildir, ama bilmediğiniz konuda yazıp okuyucuları yanıltmak çok, çok ayıptır. Kimi teknoloji sitelerinde ve gazetelerin teknoloji köşelerinde öyle hatalı bilgiler veriliyor ki. Mobil Yazılar'daki her yazı farklı kaynaklardan doğruluğu araştırılarak yazılmaktadır. Okuyucularımı yanıltmak yerine bilmediğim konuda yazmamayı tercih ederim.
Mobil Yazılar zararlı reklamları yayınlamaz. Tüketiciyi kandırmaya yönelik sitelerin ve şirketlerin reklamları, dinleme cihazlarının, arkadaşlık siteleri, zil sesi ve duvar kağıdı sitelerinin reklamlarını gördüğüm anda engellemekteyim.
Mobil Yazılar'dan Alıntı Yaparken
Kaynak göstermek şartı ile kısa (bir-iki paragraflık) alıntılar yapabilirsiniz. Kaynak gösterirken lütfen Mobil Yazılar'a üzerine tıklanabilen bir link verin, ve bu link görünür bir yerde olsun. Lütfen sadece "alıntıdır" diyerek geçiştirmeyin. Lütfen! Bu önemli. Merak etmeyin, böyle yaparsanız okuyucularınız kaçmaz. Siz de okunursunuz, ben de okunurum.
Alıntı kuralları ile ilgili detaylar için tıklayınız
Tema / Tasarım
Mobil Yazılar'ı ilk kurduğumda Blogger'ın hazır temalarından birini, Son of Moto isimli çalışmayı kullanmıştım. Zaman içinde o kadar değişime uğradı ki Son of Moto'dan geriye bazı Blogger kodlarından başka bir şey kalmadı. Bu aralar başka bir şablona geçiş yaptım. Malum 2005 yılından beri teknoloji çok değişti.
İçerik Hakkında
Mobil Yazılar'ın içeriği tamamen orjinal içerik. Kendi görüşlerimden ve araştırmalarımdan oluşmakta. Buradaki her bir yazının hazırlanması çokça vakit alıyor. İşte bu yüzden içeriğin kopyalanması konusunda hassas davranıyorum.
Mobil Yazılar bir mobil haber sitesi değil. Birbiri alıntılayan onlarca mobil haber sitesi var zaten.Mobil Yazılar daha çok bir çözüm sitesi. Mobil teknolojiyi daha iyi, daha büyük keyifle kullanabilme, cihazların potansiyelinden sonuna kadar yararlanabilme, mobil işletim sistemleri ile ilgili enteresan detayları öğrenme sitesi.
Mobil Yazılar'da kırılmış yazılım linkleri yoktur. Ayrıca bu tür paylaşım yapan sitelere link de vermiyorum. Bu durum link verebileceğim Türkçe sitelerini kısıtlıyor, ama ne yapabilirim, suç bende değil!
İncelemeler Hakkında
Mobil Yazılar'da inceleme başlığı ile yayınlanan tüm yazılar, cihazları gerçekten kullanarak hazırlanmaktadır. Bazı sitelerdeki gibi adına inceleme koyup da içeriği özelliklerin özetlenmesinden ibaret olan yazılar üretmiyorum. Yabancı sitelerde cihazlar hakkında ne gibi yorumlar yapıldığından bahsediyorsam, o yazıya inceleme demiyorum. Adı "inceleme" olan her yazı kendi kullanım deneyimlerimden oluşuyor.
Ayrıca bahsi geçen hiçbir şirket ile bağlantım yok. İncelediğim cihazları şirketler göndermiyor, kendi imkanlarımla bulup/alıp inceliyorum. Bir gün blogların gücünü farkedip incelemek üzere blog yazarlarına cihaz gönderirlerse? Yine de artısını eksisini açıkça yazarım, cihazın da firma tarafından gönderildiğini belirtirim. Mobil Yazılar'da okuyucu önce gelir.
Seçme Yazılar
Reklamlar Hakkında
Mobil Yazılar'da AdSense reklamları yayınlanmaktadır. Rahatsız edici bulduğunuz reklamlarla karşılaşırsanız lütfen bana e-posta ile, ya da bu yazının altına yorum bırakarak bildirin.
Reklamları hepten rahatsız edici buluyorsanız yine de görüşlerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin :) Ben reklama boğulmuş sitelerden nefret ediyorum. Sizin de Mobil Yazılar'da keyifli bir deneyim yaşamanızı istiyorum. Bu yüzden az sayıda reklam alanı ayırdım.
İletişim
Önerilerinizi, yazılarda bulduğunuz hataları, siteye eklenebileceğini düşündüğünüz şeyleri bana yazın.
Twitter: http://twitter.com/mobilyazilar
YouTube: http://www.youtube.com/user/mobilyazilarcom
E-Posta: mobilyazilar@gmail.com (Lütfen teknoloji ile ilgili sorularınızı ilgili yazıların altına yorum olarak bırakınız.)
Bir sürü teknoloji sitesi var. Mobil Yazılar'ın ne farkı var?
Mobil Yazılar'ın sımsıkı sarıldığı ilkeleri var:
Mobil Yazılar orijinal içerik üretir. Yazdıklarım tamamen bana ait, orijinal, başka yerde yok.
Mobil Yazılar içerik üretene saygılıdır. Başka sitelerden yazı kopyalamaz, korsan içerik paylaşmaz.
Mobil Yazılar boş içerik üretmez. Her aklına esen teknoloji sitesi açıyor, hepsinde de aynı haberler. Hepsi ya birbirinden ya Engadget'dan kopya. Mobil Yazılar farklı şeyler söylemeye çalışıyor.
Mobil Yazılar kullanıcının tarafını tutar. İncelediği cihazları iyice inceler, bolca eleştirir.
Mobil Yazılar okurun tarafını tutar, siteyi reklama boğmaz. Öyle siteler var ki reklamlar her yeri kaplamış, sitede ne yazdığını görmek mümkün değil. Mobil Yazılar'da reklamlar okuyucuyu rahatsız etmeyecek şekilde kullanılır.
Mobil Yazılar bilmediği konuda susmayı seçer. Bilmemek ayıp değildir, ama bilmediğiniz konuda yazıp okuyucuları yanıltmak çok, çok ayıptır. Kimi teknoloji sitelerinde ve gazetelerin teknoloji köşelerinde öyle hatalı bilgiler veriliyor ki. Mobil Yazılar'daki her yazı farklı kaynaklardan doğruluğu araştırılarak yazılmaktadır. Okuyucularımı yanıltmak yerine bilmediğim konuda yazmamayı tercih ederim.
Mobil Yazılar zararlı reklamları yayınlamaz. Tüketiciyi kandırmaya yönelik sitelerin ve şirketlerin reklamları, dinleme cihazlarının, arkadaşlık siteleri, zil sesi ve duvar kağıdı sitelerinin reklamlarını gördüğüm anda engellemekteyim.
Mobil Yazılar'dan Alıntı Yaparken
Kaynak göstermek şartı ile kısa (bir-iki paragraflık) alıntılar yapabilirsiniz. Kaynak gösterirken lütfen Mobil Yazılar'a üzerine tıklanabilen bir link verin, ve bu link görünür bir yerde olsun. Lütfen sadece "alıntıdır" diyerek geçiştirmeyin. Lütfen! Bu önemli. Merak etmeyin, böyle yaparsanız okuyucularınız kaçmaz. Siz de okunursunuz, ben de okunurum.
Alıntı kuralları ile ilgili detaylar için tıklayınız
Tema / Tasarım
Mobil Yazılar'ı ilk kurduğumda Blogger'ın hazır temalarından birini, Son of Moto isimli çalışmayı kullanmıştım. Zaman içinde o kadar değişime uğradı ki Son of Moto'dan geriye bazı Blogger kodlarından başka bir şey kalmadı. Bu aralar başka bir şablona geçiş yaptım. Malum 2005 yılından beri teknoloji çok değişti.
İçerik Hakkında
Mobil Yazılar'ın içeriği tamamen orjinal içerik. Kendi görüşlerimden ve araştırmalarımdan oluşmakta. Buradaki her bir yazının hazırlanması çokça vakit alıyor. İşte bu yüzden içeriğin kopyalanması konusunda hassas davranıyorum.
Mobil Yazılar bir mobil haber sitesi değil. Birbiri alıntılayan onlarca mobil haber sitesi var zaten.Mobil Yazılar daha çok bir çözüm sitesi. Mobil teknolojiyi daha iyi, daha büyük keyifle kullanabilme, cihazların potansiyelinden sonuna kadar yararlanabilme, mobil işletim sistemleri ile ilgili enteresan detayları öğrenme sitesi.
Mobil Yazılar'da kırılmış yazılım linkleri yoktur. Ayrıca bu tür paylaşım yapan sitelere link de vermiyorum. Bu durum link verebileceğim Türkçe sitelerini kısıtlıyor, ama ne yapabilirim, suç bende değil!
İncelemeler Hakkında
Mobil Yazılar'da inceleme başlığı ile yayınlanan tüm yazılar, cihazları gerçekten kullanarak hazırlanmaktadır. Bazı sitelerdeki gibi adına inceleme koyup da içeriği özelliklerin özetlenmesinden ibaret olan yazılar üretmiyorum. Yabancı sitelerde cihazlar hakkında ne gibi yorumlar yapıldığından bahsediyorsam, o yazıya inceleme demiyorum. Adı "inceleme" olan her yazı kendi kullanım deneyimlerimden oluşuyor.
Ayrıca bahsi geçen hiçbir şirket ile bağlantım yok. İncelediğim cihazları şirketler göndermiyor, kendi imkanlarımla bulup/alıp inceliyorum. Bir gün blogların gücünü farkedip incelemek üzere blog yazarlarına cihaz gönderirlerse? Yine de artısını eksisini açıkça yazarım, cihazın da firma tarafından gönderildiğini belirtirim. Mobil Yazılar'da okuyucu önce gelir.
Seçme Yazılar
- Android'imde neler yüklü?
- Sony Xperia S incelemesi
- Sony Xperia Sola incelemesi
- Kitaplar ve e-kitaplar
- Palm Foleo
- PDA ile yaşamak
- Apple, Palm'ın izinde...
- Ücretsiz müzik!
- Mutluluk, bu fiyata!
- Geek'lerle uğraşmak
- Geek'lere yatırım yapmak
- Ah Nokia!
- QR Code
- Sadeleştirilmiş bilişim
- Apple ve sözde rakipleri
- Teknolojinin tasarımı
- QVGA ekranlar hakkında
- WM ve Windows Phone 8
- Nedir şu Palm'ın çektiği?
- Nokia'nın yeni telefonları
- Şifreli ürün isimleri!
- Bilgileriniz kimin elinde?
- Apple ve diğerleri
- Yazılım bu kadar ucuz olmalı mı?
- E-kitap nasıl olur da satar?
Reklamlar Hakkında
Mobil Yazılar'da AdSense reklamları yayınlanmaktadır. Rahatsız edici bulduğunuz reklamlarla karşılaşırsanız lütfen bana e-posta ile, ya da bu yazının altına yorum bırakarak bildirin.
Reklamları hepten rahatsız edici buluyorsanız yine de görüşlerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin :) Ben reklama boğulmuş sitelerden nefret ediyorum. Sizin de Mobil Yazılar'da keyifli bir deneyim yaşamanızı istiyorum. Bu yüzden az sayıda reklam alanı ayırdım.
İletişim
Önerilerinizi, yazılarda bulduğunuz hataları, siteye eklenebileceğini düşündüğünüz şeyleri bana yazın.
Twitter: http://twitter.com/mobilyazilar
YouTube: http://www.youtube.com/user/mobilyazilarcom
E-Posta: mobilyazilar@gmail.com (Lütfen teknoloji ile ilgili sorularınızı ilgili yazıların altına yorum olarak bırakınız.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
İlginizi çekebilir:
-
Sony Xperia telefonunuz açılmıyorsa ya da takıldıysa açma kapama düğmesi ile sesi yükseltme düğmelerine aynı anda 5-10 saniye boyunca basıl...
-
Nokia C3 , klavyeli, uygun fiyatlı, ama "akıllı" değil. Yani Symbian işletim sistemine sahip değil, bu yüzden "akıllı telefon...
-
Asus , uygun fiyatlı Zenfone serisi ile ülkemizde çok konuşulmayı başardı. Şimdi Asus, Zenfone 2 ile başarısını devam ettirmeyi hedefliyor....
-
Mobil Yazılar 2005 yılından beri mobil teknoloji üzerine orijinal içerik üretmektedir. Mobil Yazılar cebe girebilen her türlü mobil cihazda...
-
Önce neden böyle bir şey yazmak zorunda kaldığımızı açıklayalım. Mobil Yazılar tarafından yazılmış ve ilk kez Mobil Yazılar tarafından yayın...
-
Samsung Galaxy E5 (diğer adıyla Samsung Galaxy E500HQ), Türkiye'de yeni piyasaya çıkan uygun fiyatlı (orta seviye) akıllı telefonlardan...
-
Artan program boyutları PDA'nızın hafızasını zorluyorsa, PowerRun'ı denemenizi tavsiye ederim. Bu program sayesinde hafızada yüklü o...
-
Pocket PC world is flooded by devices with QVGA screens. But what is the difference between VGA and QVGA screens? Word Mobile on the lowe...
-
Samsung, Galaxy A serisinin 2017 modellerini duyurdu. Galaxy A serisi, önceki senelerde olduğu gibi Galaxy A3, A5 ve A7 modellerinden oluşuy...
-
Herhangi bir internet sitesindeki uzun bir yazıyı bilgisayarınızın ya da tabletinizin göz yoran ekranı yerine e-kitap okuyucunuzun kağıt be...



