HP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ağustos 24, 2011

HP TouchPad almanın tam sırası!

"HP WebOS ölüyor diye yazdın, şimdi bu da ne anlama geliyor?" diye düşünebilirsiniz. Hemen açıklayalım: HP TouchPad Amerika'da 99 dolara satılmaya başlanmış. Yani HP, satamadığı, satmak için de çok uğraşmadığı WebOS işletim sistemli tabletlerini elden çıkartmak için inanılmaz bir indirim yapmış durumda. 499 dolarlık bir HP TouchPad kötü bir tercih olabilir, ama 99 dolarlık bir HP TouchPad harika bir tercih olacaktır. İnternete girer, kitap okur, film seyreder, YouTube videoları izlersiniz. Hiç bir işinize yaramazsa ev tableti yaparsınız. Mutfakta yemek tariflerine bakmak için kullanırsınız. Ciddiyim, eğer Amerika'dan gelecek bir arkadaşınız varsa mutlaka bir TouchPad sipariş edin. GittiGidiyor gibi sitelerden alacaksanız da en fazla 150-200 dolar arası verip alın, daha fazlasını isteyenden almayın.

Tamam, çok fazla programı yok, geleceği de belirsiz ama, 99 dolara böyle tablet nerede görülmüş? Kaçırmamak lazım.

Pazartesi, Ağustos 22, 2011

Nedir şu Palm'ın çektiği?

Palm, bir zamanların muhteşem firması. Bir zamanlar tüm teknoloji tutkunları bir Palm sahibi olmak isterdi. Bir zamanlar Palm kelimesi cep bilgisayarlarını tanımlamak için kullanılan jenerik kelime olmuştu. Aynı Selpak gibi! Bir zamanlar Palm inovasyondan inovasyona koşan "cool" firma idi. Özellikle Palm V modeli, pek de "teknolojik" olmayan kişilerin bile elindeydi. IBM ve Sony dâhil pek çok firma Palm OS işletim sistemi ile çalışan cihazlar üretmek için birbiri ile yarışıyordu. Her şey muhteşem görünüyordu. Sonra ne oldu?


Üst üste pek çok hata yapıldı. Firma sürekli el değiştirdi, sürekli ayrılmalar ve birleşmeler yaşandı. İşletim sistemini -ve daha sonra meşhur Treo akıllı telefonları- geliştiren ekip Palm'dan uzaklaştırıldı. Bu ekip Handspring firmasını kurdu, bir süre sonra Palm, Handspring’i satın aldı. Palm ikiye bölündü, PalmOne ve PalmSource isimli ayrı şirketlere dönüştürüldü. Sıradan kullanıcı PalmOne ile PalmSource arasındaki farkı neredeyse hiç anlayamadı. Umurunda da değildi, hatta olmamalıydı zaten, ikisi de bir idi ve ismi Palm idi onun için. PalmSource Palm OS'un yenisini geliştirmek için aylarca, yıllarca uğraştı. Bu yüzden bir sürü vakit kaybedildi. Sonunda ortaya çıkan şeyi kimse istemedi. Giderek azalan sayıda Palm OS tabanlı cihaz üreticisi Palm OS 5'i yamalı bohçaya çevirdi. Bu sırada Palm OS üzerindeki kronik sorunlar düzelmiyor, akıllanan "dumbphone"ların ve Windows Mobile gibi rakiplerin baskısı giderek daha fazla hissediliyor, piyasaya çıkan her yeni cihazla sorunlar artıyordu. Stabilite sorunları kullanıcıları kaçırırken, fragmentasyon da yazılım geliştiricileri platformdan soğutuyordu. Bir sürü para ödeyip isim hakkını geri alan Palm, biraz kendini rakipsiz sanmaktan, biraz da Palm OS'un yetersizliği dolayısıyla çaresizlikten, kullanıcıların isteklerine cevap verecek donanım üretmiyordu. Örneğin inatla WiFi eklemediler bazı cihazlara. Sanki tek rakipleri kendi ürünleriymiş gibi, modeller arası suni farklılıklar ürettiler. Birinde ses kaydı özelliği varken diğerinde yoktu; ses kaydı olmayanda hızlı bir hafıza çipi varken, olanda yavaş bir disk vardı; hatta işleri daha da berbat etmek istercesine, kiminde WiFi var, kiminde yoktu. Yani en iyisini almak isteyene, "flagship" araya hitap eden hiçbir cihaz yoktu. Palm OS ile güç kaybettiklerini düşünerek Windows Mobile ile şanslarını denediler bir süre, ancak bence dikkatlerini daha da dağıtmaktan öteye gidemediler. Hatta bir ara Foleo isimli bir "akıllı telefon yardımcısı" geliştirdiler. Güya Palm'ın devrimsel projesiydi bu. Linux tabanlı bir işletim sistemi geliştirdiler, bugünkü netbooklara benzeyen bir cihaz ürettiler.Tam piyasaya çıkaracaklardı ki, netbook devriminin geldiğini ve Foleo’nun şansının olmadığını görüp üretilmiş, kutularda bekleyen cihazları piyasaya sürmekten vazgeçtiler. Sonunda tonlarca yatırımcı desteği, Apple'dan transfer isimler ve yepyeni bir işletim sistemi ile çıkageldiler: Palm Web OS ve Palm Pre ile geldiler. Ama çok geç geldiler. Apple, Palm kullanıcılarını çoktan fethetmişti. Onca emek ve yatırım desteği sonrasında Apple'ı kısa bir süreliğine yenilik yapmaya zorlamaktan öteye gidemediler. Jon Rubenstein liderliğindeki Palm HP'ye satıldı. Palm bir "departman" oldu. Önce Palm ismi korunacak denildi. Sonra Palm markası yok edildi. Apple kopyası olmak için çok uğraş verdi HP yönetimindeki Palm departmanı, gitti bir tablet çıkardı. Android tabletlerin hiç değilse biraz farkı vardı iPad'den, HP TouchPad'in farkı neydi? Piyasada ikinci pozisyondakiler zor ayakta dururken, üçüncüye (hatta dördüncüye) yer var mıydı? Enerjilerini bu dünyaya yeni bir tablet daha getirmeye harcayacaklarına, keşke Web OS'i farklılaştırmak ve yaygınlaştırmak üzerine çalışsalardı. Mesela Palm Pre neden Türkiye'ye gelemedi bir türlü? Palm markası halen biraz daha akıllardayken, neden unutulmasına göz yumuldu?

Şimdi HP, Web OS tabanlı cihazlar, yani telefonlar ve tabletler üretmeyeceğini, ancak Web OS'i diğer firmalara lisanslayacağını duyuruyor. İnansak mı? HP'nin bu niyetini samimi kabul edip, işletim sistemini popülerleştirmek istiyor diye düşünsek bile, pek çok teknoloji yazarının dediği gibi, kim ister ki Web OS'i? Üreticisinin bile kaçtığı, batan bir platformu kim ister? Koskoca HP, Web OS tabanlı cihazları satamıyorsa, yine aynı HP, Web OS lisansını hangi üreticiye para ile satabilir ki? Belki Symbian tarihinde olduğu gibi bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda üreticiden birer tane cihaz çıkar. Keşke daha fazlası çıksa. Ama cidden, insanların gözü iPad'den başka tablet görmezken, kim bakar Web OS'li tabletlerin yüzüne? İşin acı tarafı, HP sizce daha ne kadar destek verir ki Web OS'e, daha ne kadar geliştirir ki işletim sistemini? Güvenilmez, geleceği belirsiz bir işletim sistemini ne üretici ister ne de tüketici.

Palm logoları, HP ve Palm'ın sonu!
Sanırım artık Palm'ın sonu gerçekten geldi. Palm OS'in tasarım mirası uzun süredir kısmen de olsa iPhone'da yaşıyor, Palm kullanıcılarının çoğu da iPhone'a geçmiş durumda zaten. HP, WebOS'i ister diğer firmalara lisanslasın, ister hepten satsın, birilerinin Palm'ı Palm yapan o temeldeki değerleri yaşatmaya çabalamasını dilerim.

Çarşamba, Nisan 18, 2007

HP iPAQ rx4240 Mobile Media Companion


HP iPAQ rx4240, multimedya aygıtı olmaya çalışan bir PDA. Hep üreticilerin yeni tasarımlar denemeleri gerektiğini savunuyordum, işte bu da onlardan biri. Peki ortaya çıkan şey ne kadar tatmin edici?

iPAQ rx4240 resimlerden de görebileceğiniz gibi farklı bir tasarıma sahip. Onu bir PDA'dan çok bir MP3 çalara benzetmeye çalışmışlar. Bu uğurda 5'li navigasyon tuşlarını yok etmiş, diğer düğmeleri kenarlara almışlar. Ekranı küçültüp mümkün olduğunda taşınabilir bir cihaz yapmaya çalışmışlar.

Sorun şu ki, bir multimedya aygıtında daha fazla hafıza olmalı. En azından LifeDrive gibi, 4GB hafızası olmalı. iPAQ rx4240 ise sadece 128 MB ROM ile geliyor ve bu çok yetersiz. iPAQ rx4240'ı aldıktan sonra cihazı amacına uygun olarak kullanabilmek için mutlaka bir SD kart almanız gerekecek. Bu da ekstra masraf demek. SD kartların sınırları göz önüne alındığında alabileceğiniz en yüksek kapasiteli kartın da tatmin edici olacağını sanmıyorum.

Bu noktada şunu belirteyim. iPAQ rx4240'ın kardeşi olan iPAQ rx4540 1 GB hafıza ile geliyor. Ama yine de yeterli değil. 1 GB hafıza hemen doluyor!

SD kartları severim ama, bence bu cihazda SD kart yuvası yerine CF kart yuvası da olabilirmiş. Ya da ikisi birden. Biraz kalınlaşırdı belki ama, çok daha fazla film ve müzik depolayabilirdik.

Bu kadar olumsuz yorumun üzerine iPAQ rx4240 ve benzeri cihazların çok iyi bir yönünü söyleyeyim size: WiFi! WiFi desteği sayesinde bu cihazda internet radyoları dinleyebilir, internet televizyonları seyredebilirsiniz. İşte bu, benim gözümde onu MP3 çalarlardan ayıran nokta.

Bir PDA olarak düşündüğümüzde göze çarpan bir sorun küçük ekranı, ama daha da önemlisi tuşların eksikliği/farklı yerleşimi. Tuşların eksikliği hem bazı oyunları oynayamamanıza, hem tek cihazı tek elle kullanamamanıza sebep olacaktır. Ayrıca son çıkan Windows Mobile 6 yerine Windows Mobile 5 işletim sistemini kullanıyor olması ileride "keşke biraz daha bekleyip WM6'lı bir PDA alsaydım" demenize sebep olabilir.

Sonuç olarak iPAQ rx4240 arada kalmış bir cihaz. Ne süper bir PDA, ne de süper bir MP3/Video çalar. HP onu PDA'lardan farklılaştıracak fazla bir özellik eklememiş, aksine bazı PDA özelliklerini kırpmış. Bir MP3/Video çalar özellikleri de bir PDA'dan öteye gidemiyor. Bu cihazı tercih etmek için tek sebep düşük fiyatı olsa gerek.












Son olarak bu cihazı almaya niyetlenenler için bir karşılaştırma yapalım. Nisan 2007 tarihi itibari ile rx4240 570 YTL civarında idi. Yine bir HP ürünü olan hx2490 ise 770 YTL civarında idi. Arada parasal olarak 200 YTL fark var. Peki özellik bakımından? hx2490 ile bir cradle geliyor, 3.5" ekranı var, pili daha yüksek kapasiteli ve CF kart slotu var. Ayrıca işlemcisi Intel 520 MHz ve cihaz normal tuşlara sahip. Negatif yanı ise boyut olarak daha büyük ve 37g. daha ağır olması.

HP iPAQ 4240'ın özellikleri şöyle:

İşletim sistemi: Windows Mobile 5.0
İşlemci: 400 MHz Samsung SC32442
Ekran: 2.8" 240x320 Dokunmatik Transleflective TFT, 65000+ renk desteği
Pil: 1200 mAh Lithium Ion, kullanıcı tarafından değiştirilebilir
Hafıza: 64 MB RAM, 128 MB ROM
Genişleme Yuvası: 1 adet SD kart yuvası (SDIO ve MMC kartları destekliyor)
Networking: Dahili WiFi (802.11b/g), Bluetooth 2.0
Ses: Dahili hoparlör ve mikrofon, 3.5 mm kulaklık girişi
Ağırlık: 127g.
Özel: Scroll wheel

Daha fazla bilgi ve incelemeler:
Good Gear Guide incelemesi


Yazının devamı >>

Perşembe, Şubat 01, 2007

HP iPAQ 510 Voice Messenger


HP iPAQ 510 Voice Messenger WiFi özellikli Windows Mobile Standard kullanan bir telefon. Bir PDA-telefondan çok bir "telefon", çünkü üzerindeki Windows Mobile sürümü Professional sürüm değil, Standard sürümü. Bu da demek oluyor ki dokunmatik ekranı yok, ve Professional sürüm için geliştirilmiş yazılımlar üzerinde çalışmıyor.

İnceleyenler ekranının çözünürlüğünün ve okunabilirliğinin çok düşük olduğunu söylüyor. Cihazın HP tarafından basına dağıtılan fotoğrafında bile ekrandaki görüntü kötü gözüküyor (Biliyorum böyle fotoğraflarda ekran görüntüsü gerçek değildir ama böylesini de hiç görmemiştim!). Bu cihazı diğerlerinden şey ise Voice Commander yazılımı. Bu yazılım sayesinde cihaza sesli komutlar verebiliyor, ve metinleri okumasını sağlayabiliyorsunuz. Ne yazık ki inceleyenler bu özelliğin de performansını pek beğenmemişler.

HP iPAQ 510 Voice Messenger'in özellikleri şöyle:

İşletim sistemi: Windows Mobile 6 Standard
İşlemci: 200 MHz TI OMAP 850
Ekran: 2.0" 176 x 220 Micro-Reflective TFT, 65000+ renk desteği
Pil: 1100 mAh Lithium Ion, kullanıcı tarafından değiştirilebilir
Hafıza: 64 MB RAM, 128 MB ROM
Genişleme Yuvası: 1 adet microSD kart yuvası
Networking: Dahili WiFi (802.11b/g), Bluetooth 1.2, Quad band GSM/GPRS/EDGE
Ses: Dahili hoparlör ve mikrofon, 2.5 mm kulaklık girişi.
Ağırlık: 102g.
Kamera: 1.3 Megapixel
Özel: Voice Commander yazılımı

HP iPAQ 510 Voice Messenger hakkında daha fazla bilgi ve incelemeler:
Resmi Sitesi
Laptop Magazine incelemesi
Phone Arena incelemesi
CNet incelemesi

Cuma, Mart 24, 2006

HP iPaq rx1950

Önemli: Burada ve bu sitedeki diğer yazılarda yazılanlar yazı yazıldığı tarih için geçerlidir. Yazılanlar zamanla geçerliliğini yitirecektir, mesela daha avantajlı ürünler çıkabilir, ya da fiyatı düşen ürünler yazılarda belirtildiğinden daha avantajlı konuma gelebilir.

iPaq rx1950, HP'nin "uygun fiyatlı WiFi özellikli" PDA'sı. Windows Mobile 5.0 işletim sistemi ile çalışan bu PDA'da 32 MB RAM, 64 MB ROM bulunuyor. Ekranı VGA değil, QVGA. Yani 320x240 piksel çözünürlüğe sahip. WiFi'si olmasına rağmen Bluetooth özelliği yok.

İşlemcisi 300MHz Samsung SC32442, ve cihazı inceleyenler bu işlemcinin multimedya fonksiyonları için pek yeterli olmadığını söylüyor. Filmleri 320x240 çözünürlüğe düşürmedikçe hızlı çalışmıyor diyorlar. Skype da sorun çıkartıyormuş. Ancak MP3 konusunda sorun çıkmadığını söylüyorlar.

IrDA portu bulunuyor, ama onu da gidip aletin alt tarafına yerleştirmişler. Bunu nasıl akıl etmişler acaba? Her zaman zaman TV'mi PDA'mı ters tutarak kontrol etmek istemiştim(!), ayrıca Ir klavyelere kimin ihtiyacı var ki? (!) Nasıl olsa bluetooth var, diyemiyorum, zira bluetooth da yok.

Bluetooth'un eksikliği sadece klavye konusunda değil, WiFi olmayan yerlerde GPRS ile internete bağlanmak istediğiniz durumlarda da kendini gösterecektir. GPRS eski ve yavaş da olsa zaman zaman işe yarayan bir teknoloji. Bu özellik olsa, yine bluetooth özellikli cep telefonunuzla bağlantı kurup, dağda taşta internete girebilirdiniz.

Artık CF kart yuvası tarihe karışıyor gibi, yeni PPC'lerin hiçbirinde CF kart yuvası bulunmuyor. HP iPaq rx1950'de de sadece SD kart yuvası bulunmakta.



Yanında cradle gelmiyor. Cradle'ın eksikliğini çeken bilir! Kötü bir durum, hatta cradle olmayınca PC ile senkronize etmek bile gelmiyor insanın içinden.

iPaq rx1950'nin 64 ROM'u var, ama sadece kağıt üzerinde. Kullanılabilir hafıza 35 MB ile sınırlı. Eh, fena değil diyebilirsiniz. Fena değil, ama cihazı aktif olarak kullanacaksanız bir süre sonra bu hafızanın yeterli olmadığını farkedebilirsiniz. Bir SD kart bu sorunu çözmenize yardımcı olabilir. Yine de hafıza sorunu çekmeniz olası. Diyelim ki arkadaşınızın kamerasından çıkardığı SD kartı PDA'nıza takarak resimlere bakmak istediniz. Ama o da ne! Resim görüntüleme programını az önce aletten çıkardığınız SD karta yüklemiştiniz. Hoş bir durum değil, ve bu tür durumlar sadece resim görüntüleme gibi işlemlerle sınırlı kalmıyor.

HP rx1950 ucuz, WiFi desteği de muhteşem. Ama keşke işlemcisi 300 yerine 400 MHz olsaymış. Bu hali ile güç gerektiren programları çalıştırmak isteyenler için uygun değil. RAM'i de 32 MB, yine bu da bazı oyunlarda, ya da birçok program açıkken problem çıkarabilir.

(Dikkat: Aşağıdaki fiyatlar yazı yazıldığı tarih için geçerliydi, artık geçerliliğini yitirmiştir.)

Peki, rx1950 ucuz ama, hesaplı mı? Aslında bu, ne amaçla kullanacağınıza göre değişir, ama gelin bir bakalım. Bir kere rx1950 dışında WiFi destekleyen bir PDA için en az 700 YTL yi gözden çıkarmanız lazım (rx1950 500 YTL civarında). 850 YTL civarındaki fiyatı ile aklıma gelen en yakın WiFi özellikli PDA HP hx2490. Bu cihazın farkı kısaca şöyle: 520 MHz Intel işlemci, 64 MB RAM, 128 MB ROM, Bluetooth, CF kart girişi ve Cradle. Ayrıca flipcover, olması gereken yerde IrDA portu, ek HP yazılımları, dayanıklı kasa. Tabi hx2490 biraz daha büyük bir alet. Bütün bunlar 350 YTL farka değer mi? Bence değer! Ama dedim ya, kullanım amacınız önemli. Bir de Palm TX'e bakalım, sonra da sonuca varalım.

Palm TX 700 YTL civarında, ve farkı şunlar: Palm OS, Bluetooth, 320x480 ekran, 128 MB hafıza. Cradle bunda da yok. Doğrusu internet için Palm OS tabanlı bir cihazı tavsiye etmiyorum. Tabi TX veya LifeDrive kullanıp çok memnun olanlar da var, ama benim kişisel görüşüm internette gezinecekseniz ve özellikle de Türkçe sayfalarla işiniz varsa, Palm OS dan uzak durun.

Sonuç şu: rx1950 WiFi erişimi ve temel PDA fonksiyonlarını sunan en ucuz alet, ve WiFi o kadar güzel bir şey ki, bence buna değer. İlk kez bir PDA alıyorsanız, rx1950'den daha iyisini bulabileceğinizi sanmıyorum. Daha ucuz isterseniz 300 YTL ye Palm Zire 22 veya Zire 31 alabilirsiniz, ama aradaki 200 YTL lik farka değeceğini düşünüyorum. Zire 22'de SD kart yuvası bile yok.



HP iPaq rx1950'nin özellikleri şöyle:

İşletim sistemi: Windows Mobile 5.0
İşlemci: 300 Mhz Samsung
Ekran: 320x240 QVGA Transleflective TFT, 65000+ renk desteği
Pil: 1100 mAh Lithium Ion, kullanıcı tarafından değiştirilebilir
Hafıza: 32 MB RAM, 64 MB ROM (35 MB kullanılabilir alan)
Genişleme Yuvası: 1 adet SDIO destekli SD kart yuvası
Networking: Dahili WiFi 802.11b
Ses: Dahili hoparlör, mikrofon ve 3.5 mm kulaklık girişi

Daha fazla bilgi ve incelemeler:
BargainPDA incelemesi
MobileTechReview incelemesi
PC Magazine incelemesi
PDAGold incelemesi
Mobile Review incelemesi

İlginizi çekebilir: