LG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
LG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ocak 30, 2015

LG G Pad 7 incelemesi

LG G Pad 7, uygun fiyatlı bir Android tablet. Bu incelemeyi yazdığım sırada Vatan Bilgisayar’da LG G Pad 7’nin fiyatı 250 TL idi. Bu fiyata yanında manyetik kapaklı kılıfı da geliyordu. Daha ucuza uyduruk markaların tabletleri bulunabilir ama, LG markalı bir ürün için iyi bir fiyat gibi. Bakalım cihaz beklentileri karşılıyor mu?


Kutudan çıkanlar

LG G Pad 7’nin kutusu yeni nesil cihazlarda olduğu gibi son derece sade. Cihaza ek olarak MicroUSB kablosu, şarj adaptörü (MicroUSB kablosu bu adaptöre takılıyor) ve hızlı kurulum ile ilgili bir kağıt çıkıyor. Ayrıca benim aldığımda yanında kılıfını da hediye ediyorlardı.


Dış görünüş

Ben LG G Pad 7’nin beyaz renkli olanını aldım. Cihaz şık ve sağlam görünüyor. Herhangi bir kalitesizlik belirtisi yok. Üzerine bastırılınca ses veren, hareket eden parçası yok. Alt tarafında MicroUSB yuvası, sağ tarafında güç düğmesi ve ses düğmeleri, üst tarafında MicroSD yuvası, 3,5mm kulaklık yuvası ve IR (kızılötesi) kapısı var.


Cihazın yanında gelen manyetik kapaklı kılıf, aldığınız renge uyumlu olarak gönderiliyor. Kılıf şık görünüyor, ancak manyetik özelliğinde küçük bir problem var sanırım. Kapağı normal olarak kapattığımda ekran kapanmıyor. Dolayısıyla da kapağı açınca cihaz uyanmıyor. Ama kapattıktan sonra üzerine biraz bastırırsam olması gerektiği şekilde çalışıyor. Bir de, eğer MicroSD kart kullanacaksanız ki bunu şiddetle tavsiye ederim, kartınızı cihazı kılıfa yerleştirmeden takın. Çünkü cihaz kılıfa bir kez girdikten sonra çıkartması oldukça zor oluyor. Kılıfla ilgili söylenebilecek son bir şey, çok toz tutuyor olduğu.


Cihazın boyutları onu son derece taşınabilir bir tablet yapmış. Ceket cebine bile sığabiliyor. Tabi, biraz garip görünüyorsunuz, pek tavsiye etmem.

Bu arada, IR özelliği TV ve benzeri kumandalı cihazları kontrol edebiliyor. Ancak uydu alıcısını kontrol etmeyi başaramadım. Normal “Evrensel kumanda” ya da “Öğrenme” gibi bir özelliğin bulunması gerekir. Bu özelliği ben mi bulamadım, yoksa bir güncelleme ile mi gelecek, bilmiyorum.

Ekran

Cihazın 7 inç boyutunda 1280x800 piksel çözünürlükte bir IPS ekranı var. Piksel yoğunluğu 216 ppi, yani birinci nesil iPad Mini’den daha yüksek. Görüş açıları konusunda herhangi bir sıkıntı yok. Ben iPad Mini kullandığım için 7 inçlik ekran boyutunu küçük buldum ama, bu biraz alışma meselesi. LG G Pad 7’nin 250 TL’lik fiyatını ve bu fiyata alınabilecek diğer tabletleri göz önüne alırsanız, ekranın muhteşem olduğu söylenebilir.

LG’nin telefonlarında bulunan güzel bir özellik, bu cihazda da var. Ekrana çift tıklayarak cihazı uyandırabiliyorsunuz. Ekran doğrudan güneş ışığı altında da kısmen görülebiliyor.


Ses

LG G Pad 7’nin arka tarafında iki adet hoparlör deliği var, ancak birinin içi boş. Ses tek bir taraftan geliyor. Bence yeterince yüksek ses veriyor, ama müthiş bir kalite beklememek lazım. Kulaklık ile müzik dinleme konusunda da bir sıkıntı ile karşılaşmadım.


Performans

LG G Pad 7’nin dört çekirdekli 1.2 GHz işlemcisi, 1 RAM’i ve 8 GB depolama alanı var. Bu alanın yaklaşık 4 GB’lık bir bölümü kullanılır durumda. MicroSD kart takılarak depolama alanı 64 GB’a kadar artırılabilir.

Genel kullanımda herhangi bir performans sorunu ile karşılaşmadım. Menüler oldukça akıcı, yavaşlama yok. Çeşitli programlar kurdum, ard arda çalıştırdım, bir problemle karşılaşmadım.

iPad Mini incelememde takıldığım noktalardan biri, açılan internet sayfalarının bellekte kalmaması sonucu sekmelerin yeniden yüklenmesi ile ilgiliydi. Bunu test etmek için LG G Pad 7’nin varsayılan tarayıcısını kullandım. Sonuç? Üç internet sayfası aynı anda bellekte yüklü kalamıyor. Yani açtığınız üçüncü sekmeden, birinci sekmeye geçtiğinizde sayfa yeniden yükleniyor. Bunu nasıl test ettim? The Verge, Engadget ve NTV’nin internet sitelerini sırayla açtım. The Verge sekmesine geri dönünce, sayfa yeniden yüklendi.


LG G Pad 7 ile Asphalt 8’i oynadım. Doğrusu iPad Mini’de bu oyunu oynarken daha çok keyif aldığımı itiraf etmeliyim. Ancak, ciddi bir yavaşlama, takılma olmadan oynanıyor mu? Evet oynanıyor.

LG G Pad 7’ye bir 1080p film, birkaç 720p video, bir de kompakt kamera ile çekilmiş MOV uzantılı bir adet 1080p video yükledim. Son videoyu çalıştırmak için VLC Player yüklemem gerekti ama, hiçbir video’da tek bir takılma ile karşılaşmadım.

Kamera

LG G Pad 7’nin 3 megapiksel arka, ve 1.3 megapiksel ön kamerası var. Ön kamerasını henüz video görüşmelerde test etmedim, ancak arka kamerası sırf “yok demesinler” diye konulmuş. LG G Pad 7’nin kamerasının hiçbir işinize yarayacağını sanmıyorum. Bariz bir odaklanma problemi var. Fotoğraf kalitesi düşük. Yakın çekimler hep bulanık.








Batarya / Pil Ömrü

LG G Pad 7’nin kullanıcı tarafından değiştirilemeyen 4000 mAh bataryası, yavaş şarj oluyor, ama uzun süre dayanıyor. Cihazın pilini bitirmek için bütün gün uğraşmama rağmen gün sonunda gösterge %50’deydi. Gün içerisinde son ses ve parlaklıkta video izleme; WiFi ile internete bağlı kalma, sayfalarda dolaşma ve yazılım indirme; kulaklıkla müzik dinleme; 15 dk oyun oynama ve kulaklıkla bir 1080p filmi yarısına kadar izleme gibi aktiviteler yaptım. İtiraf edeyim, bir noktadan sonra filmi izlemedim, pili bitsin diye cihazı açık bıraktım. Ancak yine de pili %50’nin altına düşüremedim.

Bu kullanım verilerine bakarak, normal bir kullanıma LG G Pad 7’nin iki-üç gün, belki daha fazla sizi idare edebileceğini düşünüyorum.

Sonuç: LG G Pad 7’yi kimler almalı?

LG uygun fiyatlı bir multimedya tableti üretmiş. Menüleri akıcı, filmleri oynatmada sıkıntısı yok. Dahili hafızası düşük ama, film ve müzikler MicroSD karttan sorunsuz çalışıyor. Oyunlar genel olarak sorunsuz. İnternet sayfalarında dolaşma deneyimi iPad Mini ile yaşanan deneyimden farklı değil.

Son zamanlarda Calibro e-kitap okuyucusu ile ilgili çok şey yazdım. Calibro ile ilgili son yazım, fiyatının arttığı ve tabletlerle rekabette fiyat avantajını kaybettiği ile ilgiliydi. Doğrusu, e-ink ekranlara ihtiyacınız yoksa, LG G Pad 7 sizin için çok iyi bir e-kitap okuyucu olabilir. Hem de Calibro’dan daha ucuza.


LG G Pad 7 ile ilgili kötü şeyler de var tabi. Kamera işe yaramaz. Ram ve depolama alanı biraz daha yüksek olabilirdi. Ayrıca, cihazın ömrünü iki sene kabul etmeli, zira iki sene sonra cihazın web sitelerinde ve oyunlardaki performansı yetersiz gelecektir.

Ancak, eğer bir tabletiniz yoksa ve LG G Pad 7’yi 250 TL’ye bulabiliyorsanız, kaçırmayın derim. 250 liraya evdeki TV’yi de kumanda edebilen dokunmatik bir multimedya ve internet cihazına sahip oluyorsunuz. Bilgisayar üreticilerinin ve Microsoft'un başı cidden dertte, bu görülebiliyor. Ben aldığımda kılıfı da yanında hediye ediliyordu.

iPad mini mi, LG G Pad 7 mi? iPad mini genel olarak daha kaliteli bir ürün, ancak daha pahalı ve hafızayı genişletme imkanınız da bulunmuyor. Ayrıca kılıf için de ekstra harcama yapmanız gerekiyor. Şahsen iOS ekosistemini daha zengin buluyorum, ama iPad ile yapılabilecek pek çok şeyi LG G Pad 7 ile de yapabilirsiniz. Çoğu kişi için aradaki fiyat farkına değeceğini düşünmüyorum.

Cihazı alacaklara son bir tavsiye: Film ve müzikleriniz için bir MicroSD kart almanızı tavsiye ederim. Ancak bu kartlara gereğinden fazla para vermeyin. Class 10 hızındaki 16 GB kartlar 20 TL, 32 GB kartlar 40 TL civarında bulunabiliyor.

Bu arada, ben incelemeyi hazırladıktan sonra cihazın fiyatı tekrar yükselmiş, 400 TL'ye çıkmış. Acele etmeyin, indirim bekleyin derim.

Mobil Yazılar'dan şimdilik bu kadar. Eğer bu yazıyı beğendiyseniz lütfen buraya tıklayarak diğer incelemelerime de göz atın.

Salı, Ağustos 09, 2011

Tablet rehberi: Tablet alırken nelere dikkat etmeli?

Herkesi bir tablet merakı sardı gidiyor. Piyasaya yeni yeni tabletler çıkıyor. Peki, hangi tableti alacağınıza karar verirken nelere dikkat etmelisiniz?

Ekran kalitesi

Bir tabletin en "göz önünde" olan bileşeni ekranı değil midir? Evet öyledir, özellikle de tabletinizi arkadaşlarınıza gösterirken! Şaka bir yana, eğer ekrana bakmaktan keyif almıyorsanız, çok geçmeden tabletinize sinir olmaya başlayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gerekenler şunlar:

Ekran çözünürlüğü yeterli mi? Kimi ucuz tabletlerde ekran büyük ama çözünürlük düşük olabiliyor. Bu da özellikle web sitelerinde, PDF dosyalarında ve benzeri küçük detayları olan grafiklerde kötü bir görüntüye sebep oluyor. Örneğin iPad 1 ve iPad 2'nin ekran boyutuna göre ekran çözünürlüğü günümüz standartlarının altında kaldı. iPad Mini kıl payı kurtarıyor ama, daha iyileri var piyasada. Apple yüksek çözünürlüklü ekranlarını "retina ekran" diye isimlendiriyor. Yüksek çözünürlük sadece Apple iPad'ler ile sınırlı değil tabi. Google Nexus 10 gibi başka tabletlerde de yüksek çözünürlüklü ekranlar bulunuyor.

Seçeceğiniz tabletin en yüksek çözünürlüğe sahip olması elbette iyi olur, ama gerekli midir? Belirli bir çözünürlüğün üstüne çıkmanız iyi olur, ama en iyisini alacağım diye boşuna para harcamanızı da tavsiye edemem. Örneğin birkaç yıl önce aldığım HTC Flyer tabletimin ekran çözünürlüğü 1024x600. 7 inç ekranı olan bir cihaz için bu çözünürlük iyi. Çözünürlük daha düşük olsaydı, ya da ekran 10 inç falan olsaydı, pikseller daha büyük görüneceği için kötü bir görüntü oluşturabilirdi.

Ekran her açıdan görünüyor mu? Yine ucuz tabletlerde kalitesiz ekranlar kullanılabiliyor. Ekrana doğru açıyla bakarsanız sorun olmuyor, ama yanınızda oturan arkadaşlarınız hiçbir şey göremiyor. Tabletler arkadaşlarınızla bir şeyler paylaşabileceğiniz, örneğin videolar izleyip fotoğraflara bakabileceğiniz cihazlar. Eğer ekran farklı açılardan görünmüyorsa, keyfiniz kaçabilir.

Dokunmatik hassasiyeti iyi mi? Tabletleri ekranlarına dokunarak kullanırsınız. Dokunmatik hassasiyeti iyi bir tablet tercih etmelisiniz. Özellikle kapasitif, çoklu dokunmayı destekleyen tabletleri tercih etmelisiniz, eski tip resistif ekranlı cihazlar biraz daha zor kullanılıyor. Günümüzde iyi markaların dokunmatik ekranları genellikle sorunsuz oluyor, ama adı-sanı duyulmamış ucuz markalarda ne çıkacağı belli olmaz.

Bir de şu tartışma var, Apple iPad'in mi dokunmatiği daha iyi, yoksa Android tabletlerin mi? Ben bunu çok komik buluyorum, şu ana kadar iPad'ler ile Android tabletlerin dokunmatik ekranları arasında bir fark göremedim.

Güneş ışığı altında görünüyor mu? Tabletinizi sadece kapalı ortamlarda kullanmayacaksanız güneş ışığı altında görülebilir bir ekranı olmasına dikkat edin. Ne yazık ki çoğu cihazın dışarıda görünürlüğü düşük. Ayrıca bunu elektronik mağazalarında da test etmeniz mümkün değil, zira hep yapay aydınlatmalı kapalı ortamlar. En iyisi Mobil Yazılar ve benzeri sitelerdeki incelemelere bakmak sanırım.

Ekran boyutu tableti kullanım amacımıza uygun mu? Film mi izleyeceksiniz? İnternet sayfalarında mı gezeceksiniz? Kitap mı okuyacaksınız? Tabletinizde çoğunlukla film izlemek istiyorsanız 7 inçten büyük bir tableti düşünebilirsiniz. Diğer işler için 7 inç yeterli olacaktır. Hatta kitap okumak için 7 inç tabletler daha iyi olabilir, çünkü daha hafif olurlar, elinizi yormazlar.

Apple iPad

Boyutlar ve ağırlık

Piyasada 5 inçten 10 inçe doğru büyüyen boyutlarda ekranlara sahip tabletler bulunuyor. Ekran büyüdükçe cihazın boyutları da büyüyor malum. Motorola Xoom ve Asus Eee Pad Transformer 10.1 inç, iPad 9.7 inç, iPad Mini 7.9 inç, HTC Flyer ve Samsung Galaxy Tab 7 inç, Dell Streak 5 inç ekrana sahip. Cihazların ağırlıklarını da hesaba katmayı unutmayın. 300 gramdan 750 grama doğru değişen ağırlıklara sahip olabiliyor tabletler.

Boyutlar ve ağırlık neden önemli? Ekran boyutu nasıl bir çantaya sığabileceğini, ağırlığı da size ne kadar yük olacağını etkiler. Evet, netbook'lara göre daha hafifler ama, tabletler ile netbook'ların kullanım alanları aynı değil. Tabletinizi nasıl kullanacağınız çok önemli. Ben küçük çantama da rahatça sığdırabileceğim, gerektiğinde kolayca çıkartıp tekrar yerine koyabileceğim, orta büyüklükte bir ekranı olan bir tablet istediğim için HTC Flyer'ı tercih ettim. Samsung Galaxy Note 8.0 ya da iPad Mini gibi tabletler de çantada taşımak için uygun cihazlar.

Tabletinizi her zaman yanınızda taşımak istiyor musunuz? İşe/okula giderken yanınızda götürecek misiniz? Tabletiniz kılıfı ile birlikte ne kadar yer kaplıyor? Bunları hesaba katmalısınız. Ağırlık ile ilgili pek hesaba katılmayan bir diğer şey de cihazın elinizi yorması. Uzandığınız yerden film izlemek, kitap okumak istiyorsanız, bir süre sonra tabletinizin ağır gelmeye başladığını fark edebilirsiniz.

Hafıza ve genişleme seçenekleri

Film arşivinizin, aile albümünüzün ya da müziklerinizin tümünü tabletinizde taşımak istiyorsanız, size kötü bir haberim var: Tabletlerin hafızası dizüstü bilgisayarınıza göre oldukça sınırlı. Bugün 250 GB’dan aşağı sabit diski olan bir dizüstü bilgisayar ya da netbook bulmak zor olsa gerek. Ancak tabletler çoğunlukla 16 ve 32 GB hafıza seçenekleri ile geliyor. Daha yüksek fiyatlarda 64 GB ve 128 GB tabletler de var.

HTC Flyer - Kalemli Android tabletNeyse ki alternatifleriniz var. Çoğu Android tabanlı tabletin MicroSD kart yuvası bulunuyor, böylece satın alacağınız bir hafıza kartı ile depolama alanını arttırabilirsiniz. Elbette bunun ekstra bir maliyet olduğunu unutmamak şartıyla. Kimi firmalar da farklı yaklaşımları tercih ediyor. Örneğin Archos firması tabletlerine sabit disk koymayı tercih etmiş, bu sayede 250 GB’a kadar depolama alanı sunabiliyor. Toshiba Thrive ise normal SD kartları ve USB diskleri destekliyor.

Mobil Yazılar olarak tavsiyemiz bütçeniz elverdiğince yüksek hafızalı tabletleri tercih etmeniz (Ancak Apple iPad modellerinde farklı depolama kapasiteleri arasında ciddi seviyede fiyat farkları olduğunu göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederiz).

Performans

Tablet alırken dikkat etmeniz gereken konulardan biri de cihazın performansı. iPad almayı düşünüyorsanız, son versiyonunu almanızı tavsiye ederim. iPad söz konusu olduğunda seçim yapmak zor değil. Ancak Android tabanlı bir tablet alacaksanız durum biraz daha karışık. iPad’in ilk rakibi Samsung Galaxy Tab’ı deneyenlerin ilk yorumları cihazın performansı üzerine olmuştu. Android tabletlerde web sayfalarındaki Flash içerikleri görüntülenebildiği için Galaxy Tab biraz zorlanmıştı sanırım. Daha yeni tabletlerin (ve Galaxy Tab'ın yeni versiyonlarının) Flash ile pek sorunu yok, ancak 1080p filmler izlemek, 3 boyutlu oyunları en iyi grafiklerle oynamak istiyorsanız yine de işlemciye dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin HTC Flyer’ın genel performansı iyi olduğu halde 1080p videoları oynatamıyor. Tabletinize 1080p çözünürlükte bir film atmak ister misiniz, atarsanız başka bir şeye yer kalır mı, orası tartışılır.

Sonuç olarak şu söylenebilir: Yüksek çözünürlüklü videolarla ilgilenmiyorsanız, güncel tabletler çoğunlukla her işin üstesinden gelebiliyorlar.

3G’li olmak ya da olmamak

Tabletinizi sadece evinizde mi kullanacaksınız? O zaman sadece WiFi özelliği olan, 3G’si olmayan bir tablet size yeter. Ama işte, okulda, yolda, otobüste, spor salonunda, dağda taşta kullanmak istiyorum diyorsanız, 3G’li bir tablet almayı düşünebilirsiniz. 3G’li bir tablet ile aylık masrafınız 3G faturası dolayısıyla artar ama, her yerden internete bağlanabilirsiniz. Dağdan internete bağlanıp da ne yapacağım demeyin, artık mobil uygulamalar sürekli bağlantınız varmış gibi düşünülerek tasarlanıyor. Google Maps internet bağlantısı gerektiriyor örneğin. Ya da iş yerinizde WiFi ağı tabletinizin bağlanamayacağı bir sistem ile korunuyor olabilir. Gerekli sertifikaları yükleyemezseniz WiFi’ı da bir işe yaramayan bir “PDA” ile kalıyorsunuz ortada.

Yine de tabletim biraz daha ucuz olsun, ekstra masraf istemiyorum diyorsanız, bir seçeneğiniz de telefonunuzu kullanmak olabilir. Yeni akıllı telefonlar mobil internet bağlantılarını paylaştırma özelliğine sahip oluyorlar. Kablosuz bağlantı paylaşımını açtığınız zaman diğer cihazlar WiFi ağına bağlanır gibi sizin telefonunuza bağlanabiliyor. Tabi telefonun pili daha çabuk bitiyor.

Motorola Xoom Tablet

Kamera

Tabletler genellikle ön ve arka taraflarında iki adet kamera ile donatılmış olarak geliyorlar. Ön yüzdeki kamera görüntülü görüşmeler için gerekli. Arka taraftaki kamera ise fotoğraf ve videolar çekmek için. HTC Flyer, Samsung Galaxy Tab, iPad Mini ve benzeri küçük tabletler ile fotoğraf çekilebilir. Ama 7 inçten büyük ekranı olan iPad, Transformer ve Xoom gibi cihazlarla video ve fotoğraf çekmenizi pek tavsiye etmiyorum. Özellikle de insan içindeyken. Hem kocaman bir tabletle çekim yapmak pratik değil, hem de sizi komik duruma düşürüyor.

Tabletinizi iş amaçlı kullanacaksanız autofocus kamerası olan bir tablet tercih edin. Ben HTC Flyer’ı dokümanları fotoğraflamak için kullanıyorum. Tatil fotoğrafları çekmek için ise tabletinizi kullanmanızı pek tavsiye etmem, zira çoğu tabletin kamerası istenen kaliteyi vermekten uzak.

Ayrıca kamera konusunda şu yazıma da göz atmanızı tavsiye ederim: En iyi fotoğraf çeken telefonlar nasıl seçilir? (Okumak için tıklayınız)

İşletim sistemi

Aslında işletim sistemi açısından pek fazla bir seçeneğiniz yok. Apple iPad, iOS işletim sistemi ile çalışıyor. Kalan tabletlerin çoğu da Google'ın geliştirdiği Android işletim sistemini kullanıyor. Belki Windows kullanan birkaç "Tablet PC" ye rastlayabilirsiniz ama, büyüklükleri ve ağırlıkları dolayısıyla çoğunlukla bu yazının kapsamı dışında kalıyorlar. Windows 8'li tabletler de genellikle fazla büyükler (Yine de buraya tıklayarak Windows 8'li enteresan cihazlara göz atabilirsiniz). BlackBerry Playbook, Windows RT'li cihazlar ve Web OS kullanan HP TouchPad isimli tablet henüz beklenen başarıyı sağlayamadı. Eski Windows Mobile ve Maemo tabanlı tabletlerin de modası geçmiş durumda zaten.

Yani vermeniz gereken karar şu: iPad mi almalı, yoksa Android tabanlı bir tablet mi almalısınız? iPad pahalıdır ama, bir sebeple Apple'a gıcık olmuyorsanız, iyidir. Android de iyidir, ancak geeklere (bilgisayarla uğraşmayı sevenlere) hitap eden bir yönü de vardır. iPad öncelikli olmakla birlikte, iki platform için de bir çok yazılım geliştiriliyor. Android'in bir kötü yanı, pek çok programın Google Play / Android Market'ten önce iOS için, yani iPad, iPhone, iPod Touch için çıkıyor olması.

Eğer Android’de karar kılarsanız, işletim sistemi ile ilgili ikinci bir karar noktanız var. Google, Android işletim sisteminin iki versiyonunu geliştirdi: Telefonlar için olanı ve tabletler için olanı.  Piyasadaki yeni tabletler çoğunlukla Android Honeycomb ya da daha üst versiyonu olan Android 4 ile yüklü geliyor. Ancak bazı eski tabletler de telefonlar için geliştirilmiş olan standart Android sürümü ile geliyor. Bu cihazlarda çözünürlük ve arabirim büyük ekranlara uyarlanmış oluyor. Bence bu kötü bir şey değil, severek kullandığım HTC Flyer da böyle bir tablet. Yine de artık hemen hemen bütün Android tabletler Android 4 yüklü ve Google'ın çıkardığı bazı yeni yazılımlar sadece en son Android sürümü ile çalışıyor.

Asus Eee Pad Transformer klavyeli tablet

Diğer kriterler

Televizyona bağlanabiliyor mu? Kimi tabletlerin HDMI çıkışları bulunuyor. Kimilerinin HDMI adaptörleri satın alınabiliyor. Tablet seçerken gerekli çıkışların bulunmasına, kabloların kutudan çıkmasına ya da Türkiye’den satın alınabilir olmasına dikkat etmelisiniz.

Pil ömrü? Çoğu tabletin pil ömrü iyi olsa da satın almadan önce incelemeleri okuyup kontrol etmekte fayda var. Eğer tabletinizi sadece evde kullanacaksanız pil ömrü çok da problem olmaz, ancak yanınızda taşıyacaksanız pilinin hemen bitmesini istemezsiniz.

GPS’e ihtiyacınız var mı? Aracınızda navigasyon için tabletinizi kullanmasanız bile, bence GPS özelliği olmalı.

Kaleme ihtiyacınız var mı? HTC Flyer ve kardeşi HTC EVO View 4G, el yazınızla notlar almanıza, çizim yapmanıza olanak veren tabletler (Hem de parmağınızla kullanabileceğiniz kapasitif ekrana sahipler). “Kalemsiz yapamam, gerisi mühim değil” diyorsanız düşünebilirsiniz. Lenovo'nun da bir kalemli tableti var. Son yıllarda ise Samsung kalem işine el attı ve "Galaxy Note" serisi ile kalemli birkaç cihaz çıkardı. iPad'lerde ise özel bir kalem teknolojisi yok, ama yine de kapasitif kalemler ve bunlara uygun yazılımlar var piyasada. Bu kalemler diğer tabletlerin özel kalemleri gibi hassas değil. 

Klavyeye ihtiyacınız var mı? Asus Eee Pad Transformer’a klavyesi bağlanarak bir notebook gibi görünmesi ve kullanılması mümkün. iPad’e de kablosuz klavyeler bağlanabiliyor. Klavyeye ihtiyacınız varsa, bunları göz önünde bulundurabilirsiniz.

Güncellemeler? Tablet seçerken “Nasıl olsa işletim sistemine güncelleme çıkartırlar” diye düşünmeyin asla. Tabletinizi satın aldığınız, ilk günkü şekliyle kullanacağınızı düşünerek alın.

Ekstra özellikler? Her firma tabletini kendi “deneyimi” ile donatmaya çalışıyor. Bunların bazıları rahatsız edici, bazıları ise gerçekten zenginleştirici bir deneyim sunuyor. Örneğin HTC Flyer’ın HTC Sense arabirimi ve yüklü ekstra programlar verdiğiniz paraya değdiğini hissettiriyor.

Aksesuarlar? Kılıflar, kablolar, adaptörler vb. ürünler Türkiye’de bulunabiliyor mu? Kaça satılıyorlar? Örneğin Apple'a özel aksesuarlar genellikle gereksiz bir pahalılıkta oluyor. Ama diğer tabletlerin aksesuarlarını bulmak da zor olabiliyor.

Gerçekten bir tablete ihtiyacınız var mı?

Evet, tabletler havalı cihazlar ama aynı zamanda pahalı cihazlar. Cep telefonunuz ile dizüstü bilgisayarınız arasında bir yerde konumlanmışlar. Gerçekten ihtiyacınız var mı bu cihazı almaya? Gerçekten ihtiyaç duyduğunuz şey başka bir şey mi yoksa? Bir netbook mu? Windows 8'li dokunmatik bir notebook mu? Büyük ekranlı bir cep telefonu mu? Bir e-kitap okuyucu mu? Örneğin iş yerinize her gün dizüstü bilgisayarınızı götürmek, akşam eve geri getirmek zorundaysanız, bir tablet ekstra ağırlıktan başka bir şey olmayabilir. Karmaşık ofis dokümanları ile çalışmanız gerekiyorsa, tabletler sizi hayal kırıklığına uğratabilir.

Bir tablete ihtiyacınız olduğuna karar verdiyseniz, “en havalısı”, “en hızlısı” ya da “en çok özelliği olanı” değil, size en uygun olanı arayın. Herkes iPad ile ilgileniyor diye iPad almak zorunda değilsiniz. Bir Android tabletin işlemcisi “en hızlısı” olabilir ama sizin buna ihtiyacınız var mı?

Aldığınız tabletten memnun kalmanızı umarım. Mobil Yazılar’dan şimdilik bu kadar!



Android ile ilgili yazılar: http://mobilyazilar.blogspot.com/search/label/Android

Mobil Yazılar ana sayfasına giderek tabletler ve mobil teknoloji üzerine daha fazla yazıya ulaşabilirsiniz: http://mobilyazilar.blogspot.com

Bu yazı Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır, Mobil Yazılar'a aittir. Paylaşmak isterseniz sadece bir paragrafını alıp bu yazıya link veriniz.

İlginizi çekebilir: