Eee PC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eee PC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Aralık 15, 2012

Ucuz notebook (netbook) devri kapandı

Netbooklar: Küçük, şirin, uygun fiyatlı notebooklar. Zamanında "MSN bilgisayarı" diyenler vardı bunlara. MSN'in devri nasıl kapandıysa, netbookların devri de öyle kapandı. MSN'in yok olduğuna üzüldüğümü söyleyemem, ama netbookların bu kadar çabuk silinip gitmesini istemezdim doğrusu. Peki ne oldu da netbookların modası geçti?

Sanırım ajandam Eee PC'yi kıskanıyor.

Asus Eee PC ile başlamıştı netbook çılgınlığı. İlk fırsatta gidipi bir tane almıştım. Çünkü o zamana kadar teknolojinin küçüğüne sahip olmak, cüzdanın hafiflemesi anlamına geliyordu. Geçenlerde Eee PC'mi tekrar çalıştırdım. Hafızasının ne kadar az olduğunu unutmuşum. Pek bir işime yaramadı, tekrar koydum kutusuna.

Eskiden teknolojinin küçüğüne sahip olmak, cüzdanın hafiflemesi anlamına geliyordu.O zamanlara geri mi dönüyoruz yoksa?

İlk netbookun ardından daha yüksek hafızalı, daha büyük ekranlı, daha hızlı işlemcili, daha uzun pil ömürlü, daha, daha, daha... derken ne oldu? Elbette daha pahalı, daha ağır, daha sıradan oldu netbooklar. Belki de çoğunluk için ideal denge bulundu ama bu sefer de şu iki sorun ortaya çıktı: 1) Ucuz bilgisayar satmak üreticilerin işine gelmiyordu. 2) Web teknolojisi netbook teknolojisinden daha hızlı gelişiyordu.

İnternet sayfaları netbookların düşük çözünürlüklerine sığmamaya başladı. Aynı zamanda öyle yüklü, öyle karmaşık hale geldi ki bu sayfalar, netbooklardan internete girmek işkence haline gelmeye başladı.

Ama durun, daha bitmedi. One more thing! Netbookları öldüren üçüncü darbe neydi? Elbette Apple iPad!

İnsanların medya tüketimi internete kayıyor; internet ise yatağa, kanepeye doğru kayıyor. Artık "masaüstü" bilgisayar devri bitti. İnsanlar artık elektrikli süpürge gibi ses çıkartan, yer kaplayan, içi dışı tozlanan hantal bilgisayarlar istemiyorlar. Çalışmak istiyorlarsa, notebooklarını koyuyorlar dizlerinin üstüne, rahat rahat çalışıyorlar. Ama bir klavyeye ya da Windows'un gücüne ihtiyaçları yoksa, onu da yapmıyorlar. Alıyorlar iPad'lerini ya da Android tabletlerini, yattıkları yerden istedikleri sitede geziyorlar. Öyle bir duruma geldik ki bir tablete sahip olmak, bilgisayar sahibi olmaktan daha ucuza gelmeye başladı. Son çıkan iPad Mini'nin (yeni çıkmasına rağmen) 740 lira başlangıç fiyatı olduğunu ve ne kadar taşınabilir bir cihaz olduğunu hatırlatmama gerek var mı?

Artık çocuklar bile oyunlarını iPad'den oynuyor. 


Fotoğraf: Bramus! Creative Commons lisansı ile kullanılmaktadır.

Yer kaplayan, bir sürü kablosu falan olan o kocaman masaüstü bilgisayar evi terk ediyor. 

Dolayısıyla netbookların çoğunluk için pek bir avantajı kalmadı. Benim gibi VGA ve Ethernet portlarına, iş yerinin sadece Windows'ta çalışan yazılımına falan ihtiyacınız varsa, bir de ucuz olsun diyorsanız, belki bir netbook alabilirsiniz. Ama artık çocuklar bile oyunlarını iPad'den oynuyor. Anne-babalar için iyi haber olsa gerek. Yer kaplayan, bir sürü kablosu falan olan o kocaman bilgisayar evi terk ediyor.



Fotoğraf: Supreme_NKH. Creative Commons lisansı ile kullanılmaktadır.

Tabletlere ne kadar bayılsam da, dedim ya, benim Windows'a ihtiyacım var ve küçük ama ucuz bilgisayar rüyasının bitmiş olması canımı sıkıyor. Şimdi yine küçük bilgisayarlar yapıyorlar, hatta dokunmatik olanını da yapıyorlar, ama bir güzel de kazıklanıyorsunuz. Sony Vaio Duo 11 müthiş bir Windows 8'li bilgisayar. Tasarım harika. Aradığım her özellik de var. Peki fiyatı nasıl sizce? 2900 TL. Allah aşkına, bu nasıl bir fiyattır. İnsaf yahu. Gider 3D TV falan alırım o fiyata. Ya da bir Sony RX-100 fotoğraf makinesi alırım, üstüne de bir LED TV alırım! Bir de Lenovo Thinkpad Twist var merakla beklediğim, bakalım onun fiyatı nasıl olacak.

Perşembe, Temmuz 16, 2009

Asus Eee PC T91: Dokunmatik ekranlı netbook

Sonunda Asus ilk dokunmatik ekranlı netbook'unu çıkarttı. Bunu uzun süredir bekliyordum. Eee PC'mi değiştirmeye değer bir cihazın ya dokunmatik ekranlı, ya çok uzun pil ömürlü, ya da gerçekten küçük olması gerekiyordu.

Kimileri hararetle dokunmatik ekranı savunuyordu, hatta Eee PC'lerine dokunmatik panel yerleştirenler vardı. Kimileri daha küçük cihazlar istiyordu, ancak netbook fiyatlarına bunu sağlayan çok fazla kimse olmadı (Küçük cihazlar üreten firmalardan OQO battı, Everun'ın da kapandığı söyleniyor). Çoğunluk daha uzun pil ömrünün peşindeydi ve istediklerini aldılar. Aslında daha iyi klavye, daha hızlı işlemci, daha büyük ekranlar isteyenler de vardı ve bunlar hep gerçekleşti.

Daha fazla özellik elbette güzel ama benim netbook tanımıma uymayan pek çok cihaz üretildi. 1 kg'den ağır, büyük boyutlu bir cihazın netbook olamayacağını düşünedurayım, piyasadaki tüm cihazlar 1 kg'den ağır oluverdi. Zaman içinde cihazları incelerken en çok ilgimi çekenler 7 saat ve üzeri pil ömrü sunanlar oldu. Ama 1.5 kg ağırlıkları da hep ikinci kez düşünmeye itti beni.

Fotoğraf: Engadget

Bugün ise seçeneklere bir yenisi daha eklendi, Asus T91. Şahsen T91'in ilginç bir cihaz olduğunu düşünüyorum. Bunun sebebi sadece dokunmatik ekranı değil. Eee PC 701'e benziyor Eee PC T91 modeli. Onun boyutlarında, onun ağırlığında, klavyesi de sanırım aynı tipte. Pil ömrü neyse ki 701'den çok daha iyi,3,5 ile 5 saat arasında. Bu bir rüya mı? İstediğim boyutlarda, istediğim ağırlıkta, daha uzun pil ömrüne sahip dokunmatik ekranlı bir netbook. Hem de fansız!

Rüyadan uyandıran şeyler de var tabi. Örneğin, 701'de olduğu gibi, içinde sabit disk olmaması. Asus T91'in hafızası 16GB SSD ile sınırlı. Eh çok da kötü değil ama, 10 kat daha fazla kapasite sunan cihazların yanında biraz rahatsız edici geliyor insana. Bu olumsuzluğu hafifletmek için iki SDHC kart okuyucusu koymuşlar cihaza. İşlemcisi de son netbook'larda olduğu kadar performanslı değil. İki USB portunun yetersiz olması ve pilinin değiştirilemiyor olması da can sıkıcı. Ayrıca işletim sistemi de Windows XP Home, yani Tablet versiyonu bile değil.

İşte bu noktada, bu cihazı ne amaçla kullanacağınız ve elbette cihazın fiyatı büyük önem kazanıyor. Fansız, kitap boyutlarında, hafif, dokunmatik ekranlı, ekranı üzerine katlanarak tablet olarak kullanılabiliyor, pili de hemen bitmiyor. Tam aradığım gibi. Öyle ki cihazın eksi yönlerini görmezden gelmeye razıyım. Tek sorun, fiyat.

Cihazın fiyatı, benzeri dokunmatik notebooklara göre çok daha düşük, 500 dolar. Ancak bu fiyat özellikleri oldukça kısıtlanmış bir netbook için yüksek. Başlangıç fiyatı 400 dolar olsa, zamanla 300-350 dolara düşeceğini de düşünerek "tavsiye ediyorum" derdim, ama şu anda fiyatı yüksek. Hem de bu Amerika fiyatı. Bu fiyata, bu özelliklerle, dokunmatik ekran ihtiyaç duyanlar haricinde çok fazla ilgi çekecek gibi gözükmüyor. Hele de Windows 7'ye yaklaştığımız şu günlerde. T91 modelinin üst versiyonlarının fazla gecikmeden çıkacağına da şüphe yok.

Fotoğraf: Gizmodo

Cihaz Türkiye'ye geldiğinde fiyatına ve alternatiflerine bakıp tekrar bir değerlendirme yapacağım. O zaman inşallah cihazın detaylı bir incelemesini de yazmayı düşünüyorum. Şimdilik, Asus Eee PC T91'in özelliklerini vermekle yetinmek zorundayım:
  • 1024 x 600 piksel çözünürlükte 8.9 inç dokunmatik ekran
  • Tablet modu (Ekran döndürülerek klavyenin üzerine kapatılabiliyor)
  • 1.33GHz Intel Atom Z520 işlemci
  • 16GB SSD hafıza
  • 1GB RAM
  • WiFi, Bluetooth 2.1+EDR
  • Çift SDHC kart okuyucu
  • 2 USB portu
  • VGA portu
  • Windows XP Home işletim sistemi
  • 3,5 ila 5 saat pil ömrü, pil değiştirilemiyor.
  • 22,5 e 16,4 cm boyutlar
  • 960 gram ağırlık
  • Asus'un dokunmatik ekran için geliştirdiği yazılımlar

Asus Eee PC T91 incelemeleri:
Engadget
Gizmodo
Liliputing

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Cuma, Haziran 06, 2008

Eee PC'nin performansı ve hafızası

Eee PC 900 MHz'lik bir işlemciye sahip. Ama işlemci 630 MHz'de çalışıyor! Bu muhtemelen pil ömrünü yüksek, işlemci ısısını (ve buna bağlı olarak fan sesini) düşük tutmak için bu şekilde ayarlanmış. Pil ömrünü ne kadar etkilediğini henüz bilmiyorum ama işlemci 900 MHz'e yükseltildiğinde sıcaklık gerçekten yükseliyor.

Peki nasıl oluyor da Eee PC'nin işlemci hızını artırıyorum? EeeCTL isimli bir program sayesinde. Ancak bu programı kullanmak cihazınızı garanti kapsamı dışında bırakabilir. Ayrıca işlemciyi hızlandırıp fanı açmayı unutursanız bilgisayarınız bozulabilir, söylemedi demeyin. Bu uyarılardan sonra EeeCTL'nin linkini verebilirim: http://www.cpp.in/dev/eeectl/

EeeCTL ile ilgili dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. EeeCTL'yi indirdikten sonra başlat menüsündeki başlangıç klasörüne programın kısayolunu atmayı unutmayın. İkinci bir unutmamanız gereken şey de fan ayarını Automatic moduna getirmek. Son olarak, EeeCTL'nin saatin yanına yerleşen ikonuna arada bir göz atıp işlemci sıcaklığını kontrol edin. Şahsen 63 derecenin üstüne çıkması beni korkutuyor! (Overclock'tan anlayan biri değilim ama bir noktadan sonra cihaz ateş parçası gibi oluyor; hiç hoş değil. Bu yüzden sıcaklık fazla artarsa işlemci hızını düşürüyorum.)

Neyse, overclock'u bir kenara bırakalım, sıradan kullanıcı nasıl bir deneyim yaşıyor ona bakalım.

Açılış süresi. Üreticileri duyuyorsunuzdur, "Anında açılmıyor ama çok hızlı açılıyor. 30 saniyeden kısa sürüyor." diyorlar. Windows XP yüklü bir bilgisayardan bahsediyorsak, elbette üzerine hiç bir şey yüklenmemiş hali ile 15-30 saniye arasında açılabilir. Ama Windows yüklü bir bilgisayarın üzerine başka program yüklenmemesi gibi bir şey olasılık dahilinde olmadığı için, bu iddiaları ciddiye almamanızı tavsiye ediyorum. Cihazın tıkırdayan bir hard disk yerine SSD bellek üzerinde çalışıyor olması da bir şey değiştirmiyor. Üzerine çeşitli programlar kurulu hali ile elimdeki Eee PC'nin açılması yaklaşık 60-70 saniye sürüyor.

Eee PC'de programlarla ilgili bir sorun yaşamadım. Programına göre değişmekle birlikte hepsi hızlı açılıyor. Bir seferde birden fazla internet sayfası açmak bir problem teşkil etmiyor, tabi bu açtığınız sayfanın yoğunluklarına da bağlı. Bir süre sonra tıklamalarınıza geç tepki vermeye başlayabiliyor. Videolar sorunsuz çalışıyor. Ama aynı anda birden fazla video açarsanız takılmalarla karşılaşabilirsiniz.

Aynı anda Open Office, FoxIt PDF Reader ve FireFox açıkken müzik dinleyebiliyorum. Ama sınırları fazla zorlamamak gerekiyor. Mesela FoxIt'de PDF dokümanlarını kaydırırken takılmalarla karşılaşmaya ve Open Office'de menülerin geç tepki vermesiyle karşılaşmaya başlayabiliyorsunuz (Microsoft Office'te hiç takılmayla karşılaşmadığımı da belirteyim).

Yani cihaza "multitasking yapamaz" demek yanlış, ama büyük beklentiler içine girmek de doğru değil.

Cihazın 512 MB RAM'i var. Bu bellek XP için normal. Ama "Dosyalarıma yer açayım" diyerek Windows'un Sanal Bellek özelliğini kapatırsanız programlar hata vermeye başlayabiliyor. Ben 300 MB'lık bir alanı sanal belleğe ayırdım ve ondan beri bir problemle karşılaşmadım.

Internet sayfalarına geri dönelim. Internet sayfalarının açılışı normal. Yanlız bir sayfa yüklenirken işlemci hızını artırdığınız takdirde sayfa birden "jet hızıyla" yüklenmeye başlıyor. Yani 630 MHz yeterli, ama 900 MHz "daha yeterli".

Bir de harici monitör meselesi var. Ama burada overclock yapmayan için pek hayırlı haberler yok. Küçük ekranda yeterli olan 630 MHz, 1280'li çözünürlüklerde "kaplumbağa hızını" yaşatıyor. 900 MHz'e geçtiğinizde rahatlıyorsunuz.

Eee PC'de oyun oynanır mı? Ben bir deneme yaptım. Söylerken bile komik geliyor ama, Eee PC üzerinde Half Life Episode 2 çalıştırmayı denedim. Tabi işlemci hızını önce 900 MHz'e yükselttim. Loading dedi, menüsü açıldı. Ayarlara girip bütün görsel ayarları kıstım. Oyunun 800x480 çözünürlüğe kendiliğinden destek verdiğini de sevinçle gördüm. Sonra yeni bir oyun başlattım. Gerisini tahmin edebileceğinizi düşünüyorum :) Oyun yüklendi, takıla takıla birkaç adım attım sonra bilgisayara reset atmak zorunda kaldım. E tabi bu cihazda Mobility Radeon 9600'ün zor kaldırdığı bir oyunu oynamaya çalışmak biraz zorlama olur. Neyse, sonra bir de Postal 2 isimli oyunu denedim. Bu sefer ayarları falan kısmadım, sadece ekran çözünürlüğünü en düşük seviyeye ayarladım. Çünkü böyle yapmayınca görüntünün bir kısmı kesiliyor. Oynanabilir bir şekilde çalıştı. Biraz ayarlama ile frame rate yükseltilebilirdi ama fazla uğraşmadım. Bu arada iki oyunu da harici diske kurarak çalıştırdığımı belirteyim. Eee PC'de oyun oynamakla ilgili daha detaylı bir yazıyı inşallah daha sonra yazacağım. Ama 7 inçlik bir ekrandan oyun oynamak biraz sıkıcı olabilir, benden söylemesi.

Gelelim hafızaya. Eee PC'nin 4 GB'lık SSD diski var. Artık birçok bilgisayarın 120 GB'dan başlayıp 250 GB'a varan diskleri olduğunu ve 4 GB'lık disklerin kabuslarımızda gördüğümüz eski bilgisayarlarımıza ait olduğunu düşünürsek hafıza miktarının pek de iç açıcı olmadığı görülebilir. Daha da kötüsü, size kalan alan 1.7 GB'dan ibaret. Çünkü Windows ve beraberinde gelen programlar bir sürü yer işgal ediyor.

Bu tablo can sıkıcı, bunaltıcı, daraltıcı, ürkütücü gelebilir. Haklısınız. Benim tavsiyem Eee PC'yi bir PDA gibi düşünmeniz. Zaten Eee PC PDA'lardan bile ucuza satılıyor. Eee PC yüzlerce video saklamak ya da yüzlerce megabyte yer kaplayan oyunları kurmak için uygun değil. Video ve müzik arşiviniz için, aynen PDA'larda olduğu gibi, bir SD kart kullanmanız gerekli. Tavsiyem kuracağınız programların çoğunu da SD karta kurmanız yönünde. Microsoft Office'i SD karta kurdum ve hiç bir performans sorunu ile karşılaşmadım. Ayrıca cihazdan kullanmayacağınız bütün yazılımları silmenizi öneririm. Microsoft Works, Microsoft Live programları vs. silinebilir. İsterseniz, ve ne yaptığınızı biliyorsanız, Windows'un kullanmadığınız dosyalarını da silebilirsiniz. (Tekrar ediyorum, "ne yaptığınızı biliyorsanız". Windows'unuzu bozmayın sonra.)

Peki bunlar yeterli mi? Hayır. Bu cihazın en az 8 GB hafızası olmalıydı. 8G modelini de üretmişler ama her yerde 4G modeli var. Aslında 8GB da yeterli değil denilebilir. Bir üst modelde, yani Eee PC 900 modelinde 4 GB+12/20 GB SSD disk var. Böyle olmalı. Nefes alacak alan bırakılmalı kullanıcıya. Hadi biz geek'ler bir yolunu bulur idare ederiz, ya da SD kart alırız, harici disk bağlarız vesaire. Ama sıradan kullanıcı 4GB hafıza ile bir süre sonra problem yaşamaya başlayacaktır.

Denilebilir ki hafıza miktarı ne kadar çok olursa olsun, yetmez, hep daha yükseği istenir. Bu da doğru, ama en azından 8 GB stardart olmalıydı. 4 GB Windows'a bile yetmiyor. 300 MB sanal belleğe ayırdınız, bir de hibernation için 500 MB ayırdınız diyelim. Geriye ne kaldı?

İncelemeyi bitirdiğimde sonuç bölümünde daha detaylı değineceğim, ama şimdiden bir kısmını söyleyeyim: Eğer elinizde program kurabileceğiniz SD kart ve USB diskler halihazırda yoksa, bunlara da ayrıca para vermeyi düşünüyorsanız, Eee PC 900 ya da daha üst modelleri alın daha iyi. Daha ucuza gelir.

Bu arada yeni Atom işlemcili modellerin duyurulduğundan da haberim var. Ben şahsen Eee PC'nin başarısını kopyalamaya çalışan diğer üreticilerin de tüm detayları açıklamasını bekleme taraftarıyım. Tabi benim gibi "Onu bekle bunu bekle, nereye kadar" diye düşünerekten 701 modelini de seçebilirsiniz. Bir de bu subnotebook/netbook konseptinin UMPC'lerin düştüğü hataya düşmek üzere olması can sıkıcı. Yeni modeller istenildiği gibi daha fazla özelliğe sahip. Peki ya fiyatları? Ya ağırlıkları? Üreticiler kusura bakmasın ama 1.2 kilodan başlayan ağırlıklar ve 650 dolar gibi fiyatlar çok fazla. İş bu noktaya gelecekse piyasada 1.9 kiloya DVD yazıcısı, Core Duo işlemcisi, 120 GB sabit diski, daha iyi ekran kartı ve TV çıkışı olan cihazlar var. Fiyatları da aradaki farka değer seviyelerde.

Yukarıda Eee PC'yi bir PDA gibi düşünmek gerektiğini söylemiştim. Bir de şöyle düşünebilirsiniz, hatta bunu üreticiler de düşünmeli. Eee PC ya da benzeri cihazlar, bir çalışma istasyonunun çekirdeği olmalı. Nasıl yani? Evinizde ya da iş yerinizde harici ekranınız, harici klavye ve fareniz, harici DVD yazıcınız ve harici sabit diskiniz var. İşte burası çalışma istasyonunuz. Eee PC'nizi bu istasyona bağlıyorsunuz, normal bir PC'den farkı kalmıyor. Masa başından ayrıldığınızda Eee PC'nizi alıyorsunuz, yolda ihtiyacınız olacak temel şeyler yanınızda gelmiş oluyor. İhtiyacınız olduğunda istasyonun herhangi bir bileşeninin yerine yenisini satın alabiliyorsunuz. Hatta sadece çekirdeği değiştirebiliyorsunuz, yani Eee PC'nizi. Bu noktada önemli olan birkaç şey var. Eee PC'ye dışarıdan bağlanabilen bir sürü bileşen var. Ama bağlanamayanlar da var. Mesela işlemcisi. Mesela ekran kartı. Gerçi harici ekran kartı geliştirildiği duyuruldu ama, Eee PC tipi cihazları destekleyecek mi bilmiyoruz. Kullanıcının güncelleyemeyeceği ve dışardan bağlayamayacağı bileşenler bu çalışma istasyonunda zincirin zayıf halkasını oluşturuyor. Cihazın performansı normal bir notebook performansından farklı olmamalı ki istasyon konsepti uygulanabilir olsun. Diğer bir mesele de cihaz istasyondan ayrıldığında ortaya çıkıyor. Cihaz taşınabilirlik bakımından kusursuz olmalı. Yani hafif olmalı, hiç değilse ortalama bir pil ömrü olmalı ve bir de yolda ihtiyaç duyulacak basit bileşenler sisteme dahil olmalı. Bunlardan en temeli Bluetooth. Yani dağın başında Eee PC'den interenete bağlanacaksam yanımda bir de USB Bluetooth ya da telefon kablosu taşımamalıyım. Bir diğer nokta da ucuz olması. Hayır, içinde her şey olsun, yine de hafif ve ucuz olsun demiyorum. Her güzel şeyin bir arada bulunamayacağını biliyorum. Ama öyle bir durum var ki, fiyatın biraz yükselmesi bu cihazların avantajını alıp götürüyor. İşin ilginç tarafı bugün bu konsepte en yakın cihazın Eee PC 701 modeli olması. Eee PC 900'ün fiyatı 701'in seviyesine inerse, ki bence bu bir an önce olmalı, o daha iyi bir seçenek olabilir.

Konuyu bir toparlamak gerek sanırım. Eee PC'nin performansı ortalama seviyede. Hafızası bence az, ama cihazı ne amaçla kullanıdığınıza göre farklı yorumlar getirilebilir. Cihazı anlattığım bir kişi "MSN bilgisayarı" yorumunda bulundu. Sonuçta tek yapacağınız internete girmek ve anında mesajlaşma programları üzerinden sohbet etmekse hafıza sorun olmayabilir.

Şimdilik bu kadar. İncelemenin yeni bölümlerinde görüşmek üzere. Bu aralar blog dışı meşguliyetlerim yine had safhada olduğu için yazılar biraz yavaş geliyor, kusura bakmayın.

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Perşembe, Mayıs 29, 2008

Eee PC'nin boyutları

Eee PC 225 × 165 × 21 ila 35 milimetre boyutlarında ve 920 gram ağırlığında. Eee PC bir DVD kutusundan biraz büyük. Sıradan bir kitap boyutlarında.





Sanırım ajandam Eee PC'yi kıskanıyor.


Eee PC ve sonradan "harici" hale getirilmiş bir DVD yazıcı.


Psion 5mx, Asus Eee PC, Acer Aspire 2920Z, ve bir Toshiba Satellite.

Acer, Eee PC'nin iki katı ağırlıkta ve fiyatı da iki kat daha pahalı. Ama Core Duo işlemcisi, bol gigabyte'lı sabit diski ve DVD yazıcısı var.

Psion 5mx Windows XP çalıştırmıyor, o Symbian'ın atası EPOC 32 işletim sistemli bir PDA, ama dış görünüşünün bir dizüstü bilgisayara benzerliği dolayısıyla onu da fotoğrafa dahil ettim.

Performans, pil ömrü, hafıza, ekran, ipuçları ve faydalı yazılımlar üzerine yazılar hazırlık aşamasında.

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Eee PC'nin tasarımı

Eee PC küçük ve şirin bir bilgisayar. Dışı plastik, ancak görünüşü kötü değil. Ekranı çevreleyen kalın siyah bir çerçeve var. Hoparlörler ekranın iki yanında. Çerçeve normalden büyük olduğu için hoparlörleri bu şekilde yerleştirmeyi seçtikleri belli oluyor. Ekranın üstünde bir web kamerası var.


Pilin bulunduğu arka kısmı ön kısmına göre hafifçe daha kalın ve daha yüksekte duruyor. Yani cihaz masanın üstünde hafifçe eğimli duruyor.

Portlar cihazın sol ve sağ yanlarında. Arkada sadece güç girişi var. Önde herhangi bir port yok. Şahsen güç girişinin arkada olmasını ve kulaklık girişinin ortada değil, sol tarafta bulunmasını tercih ediyorum. Yani bence yerleşim gayet güzel. Belki bir yerlerde ses açıp kapamak için bir tekerlek olabilirdi, bunun eksikliğini hissettim.


Cihazın sağ tarafı. SD kart yuvası, 2 USB portu, VGA çıkışı ve Kensington kilit yuvası.


Cihazın sol tarafı. Ethernet portu, USB portu, fan çıkışı, mikrofon ve kulaklık yuvaları.

Klavye küçük ama güzel. Yıllar öncesinin PDA'sı Psion 5mx'in klavyesi hakkında hala övgüler duyabilirsiniz, ama ben onu kullandım, ne elimde iki parmakla, ne de masanın üstünde birkaç parmakla kullanamıyordum. Eee PC'nin klavyesi belki 500 sayfalık ödevinizi yazmanız için uygun değil ama normal kullanım için gayet güzel. Türkçe karakterlere ait tuşlar ne yazık ki "ikinci sınıf tuşlar", yani normal tuşlardan daha küçükler. Cihaz çalıştıkça ısınıyor, klavye de sıcaklıktan nasibini alıyor. Neyse ki dokunulmayacak kadar sıcak olmuyor.


Touchpad küçük, ama ben küçülüğü dolayısıyla bir problem yaşamadım. Sağ ve sol tıklama düğmeleri tek bir düğmeden oluşuyor. Cihazı inceleyen bazı yabancı kaynaklar tıklamakta zorlandıklarını yazmış. Ben bir problemle karşılaşmadım.

Ayrıca touchpad ile ilgili bir ipucu vereyim. Touchpadin ayarlarına girerek istediğiniz köşelerin sol ve orta tıklama görevlerini üstlenmesini sağlayabilirsiniz. Ben sol alt köşeyi orta tıklama, sağ alt köşeyi de sağ tıklama olarak ayarladım. Özellikle FireFox'da orta tıklama ile yeni sekme açmaya alıştığım için bu değişiklik benim işime yaradı.


Ekran 180 derece açılmıyor. Aslına bakarsanız fazla açarsanız ekran kısmı ağır basıyor ve cihaz o yöne yatıyor. Normal kullanımda karşılaşmayacağınız bir problem olduğunu düşünüyorum, yine de bilmenizde fayda var.

Eee PC incelemesi devam ediyor: Eee PC'nin boyutları

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Eee PC'nin özellikleri

Elimdeki Asus Eee PC 4G 701 modelinin özellikleri şöyle:

İşletim sistemi: Windows XP Home
İşlemci: 900 MHz Intel Celeron-M ULV 353, 512KB L2 önbellek. Standart olarak 630 MHz'de çalışıyor.
Ekran: 7" 800x480 TFT Ekran
Ekran Kartı: Intel GMA 900 tümleşik grafik işlemcisi. 1600x1280 piksele kadar VGA çıkışını destekliyor.
Pil:4400 mAh, kullanıcı tarafından değiştirilebilir
Hafıza: 512 MB DDR2 RAM, 4 GB SSD (Cihazın içinde eski tip sabit disklerden yok)
Genişleme ve Portlar: MMC/SD/SDHC kart yuvası, 3 USB portu, Ethernet portu, VGA çıkış portu, Kensington kilit yuvası
Networking: 10/100 Mbit Ethernet, WiFi 802.11b/g
Ses: Realtek ALC6628 Hi-Definition Audio 5.1, stereo hoparlörler, mikrofon, 3.5 mm kulaklık girişi, mikrofon girişi
Chipset: Intel 910 GML
Kamera: 0.3 megapiksel
Ağırlık: 920 gram.

İşlemci overclock edilebiliyor, USB portlarına taşınabilir sabit disklerden DVD yazıcılara her türlü cihaz takılabiliyor. Ayrıca bazı modellerde cihazın altındaki kapaklı bölümde PCI Express Mini Card yuyası varmış. RAM de bu kapağın altında, arttırılabiliyor. Ancak ben henüz burayı açıp ne var ne yok bakmadım.

Beraberinde Microsoft Works geliyor ama, bence Works hiç bir işe yaramıyor. Dolayısıyla sildim. Bir de Windows Live programları geliyor, onların da bir kısmını kaldırdım.

Eee PC incelemesi devam ediyor: Eee PC'nin tasarımı

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Eee PC kutusundan neler çıkıyor?


Eee PC'nin kendi gibi küçük kutusundan Eee PC'nin dışında şunlar çıkıyor:


Adaptör. Soldaki Sony-Ericsson cep telefonu şarj cihazı, ortadaki Eee PC adaptörü, sağdaki ise sıradan notebook adaptörü. Eee PC adaptörü küçük, hafif, az yer kaplıyor ve kablosu da yeterince uzun.


Fare. Küçük, şirin ve bence çok güzel görünen bir fare çıkıyor. Soldaki Eee PC faresi, sağdaki de normal masaüstü bilgisayar faresi. Aslında şahsen touchpad'i yeterli buluyorum, fareyi yanımda taşımıyorum.


Taşıma çantası. Eee PC taşıma çantası gayet güzel, yanlız bir tutma yeri ya da askısı yok. Aslında taşıma çantası demek çok da doğru olmayabilir, çünkü çantadan çok çiziklere karşı koruyacak bir kılıf görevi görüyor. Darbelere karşı koruyacak yapıda değil.


Kılavuzlar ve CD.

Eee PC incelemesi buradan devam ediyor: Eee PC teknik bilgileri

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Pazartesi, Mayıs 26, 2008

Asus Eee PC ilk izlenimler

Birkaç gün önce Türkiye'de de satışa sunulan Asus Eee PC 4G modelinin incelemesini parça parça yazmaya karar verdim. Cihazı bir süre kullanıp eksilerini, artılarını ve ipuçlarını size daha doğru bir şekilde vermek istiyorum.

Bugünkü Eee PC gönderisinde fotoğraflar eşliğine cihaza genel bir bakış yapmaya çalışacağım.

Elimdeki Eee PC 7 inç ekranlı 4 GB'lık versiyon. Teknosa'da 400 dolar+KDV'ye satılıyor. Linux yüklü versiyonu 30 dolar daha ucuz, ama doğrusunu isterseniz sadece Linux olsa bu cihazın yanına yaklaşmazdım. Elimdeki cihazda Windows XP Home yüklü.

Asus Eee PC bir kitap büyüklüğünde. 920 gram ağırlığı var. Şarj cihazını ve faresini de yanında taşıyacağınızı varsayarsak toplam ağırlık 1 kg diyebiliriz.









Eee PC bir süredir kullandığım kağıt ajandamdan daha küçük. Hatta onun içine sığabiliyor. PDA sitesi sahibi neden kağıt ajanda kullanır? Bu da başka bir yazının konusu.

Sanırım ajandam Eee PC'yi kıskanıyor.

Eee PC Türkiye'ye gelirken pil kapasitesi biraz düşmüş. 4400 mAh kapasiteli pil ile geliyor. Hayal kırıklığı. Yine de son sözü söylemeden önce pil ömrünü iyice test etmem gerekiyor.



Eee PC'nin 800x480 piksellik ekranı böyle bir şey:



Cihazı harici bir monitöre bağladığınızda normal bir bilgisayardan farkı kalmıyor. Ancak bu işin detaylarından daha sonra bahsedeceğim. Şimdilik 800x480 ile yetinmek zorundasınız :)



Daha önce Asus marka dizüsütü bilgisayar kullandıysanız özellik tuşları size yabancı gelmeyecektir.



Eee PC ve bir Palm Zire 72



Eee PC güç düğmesi.



Cihazın sağ tarafı. SD kart yuvası, 2 USB portu ve VGA çıkışı.



Cihazın sol tarafı. Ethernet portu, USB girişi, fan çıkışı, kulaklık ve mikrofon yuvaları.



Cihazın minicik touchpad'i. Yabancı sitelere okuduğum incelemeler touchpad hakkında şikayet etmişler, ama ben henüz bir problemle karşılaşmadım. İnşallah karşılaşmam!



Şimdilik bu kadar. Önümüzdeki günlerde cihazın her yönünü anlatacağım inşallah. Bizi izlemeye devam edin :)

Güncelleme: İnceleme başlıyor. Sonraki başlık Eee PC kutu içeriği

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

İlginizi çekebilir: