Asus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Asus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Haziran 20, 2015

Zenfone 2'nin fiyatı, çok mu pahalı?

Asus sonunda Zenfone 2'yi Türkiye'ye getirdi. Getirdi getirmesine de, Zenfone 2'nin fiyatı internette yoğun bir tartışma, daha doğrusu Asus Türkiye'ye yönelik bir eleştiri dalgası başlattı. Çünkü Zenfone 2'nin duyurulan üç modeli, 1500 TL, 1300 TL ve 1100 TL fiyatlarında. Daha önceden 800-900 TL fiyatlara bulunabilen Zenfone serisi telefonların yeni modellerinin 1100 ila 1500 TL arasında olması, Ekşi Sözlük gibi platformlarda "O fiyata LG G3 alırım" ve benzeri yorumlara sebep oldu.


Fotoğraf: Kārlis Dambrāns. Creative Commons.

Hemen başlıkta sorduğum soruya gelelim. Asus Zenfone 2'nin fiyatı pahalı mı? Cevabı da peşin peşin vereyim: Bence değil! Niye böyle düşünüyorum? Önce Türkiye'de satışa sunulan üç farklı Zenfone'un özelliklerine bakalım.

1500 TL: 2.3 GHZ Z3580, 64 GB depolama alanı, 4 GB RAM, 13 MP kamera, 5 MP ön kamera, 5,5" 1080p (FullHD) ekran, Gorilla Glass 3, MicroSD kart yuvası, 3000mAh batarya.
1300 TL: 2.3 GHZ Z3580, 32 GB depolama alanı, 4 GB RAM, 13 MP kamera, 5 MP ön kamera, 5,5" 1080p (FullHD) ekran, Gorilla Glass 3, MicroSD kart yuvası, 3000mAh batarya.
1100 TL: 1.8 GHZ Z3560, 16 GB depolama alanı, 4 GB RAM, 13 MP kamera, 5 MP ön kamera, 5,5" 1080p (FullHD) ekran, Gorilla Glass 3, MicroSD kart yuvası, 3000mAh batarya.

"Zenfone 2'nin fiyatı ne kadar?" denildiğinde bakmanız gereken rakam, en alttaki, yani 1100 TL. Asıl satılmak istenen model bu model zaten. Pek çok kişi 64 GB modelin fiyatına bakarak değerlendiriyor bu cihazı, yanlış yapıyorlar. O modeller ve o fiyatlar Asus'un "Ben orta seviye değilim, kaliteliyim ben, beni de beğenin, beni de!" diye haykırması sonucu orada bulunuyor. "Ben ucuz telefon değilim" demeye çalışıyor Asus (halbuki büyük bir hata yapıyor, Türk tüketicisinde "Zenfone ucuz ama fiyat performans bakımından iyi telefon" algısı oluştu bir kere).

Şimdi sizi Samsung Galaxy E7'ye götüreceğim: 1.2 GHZ, 16 GB depolama alanı, 2 GB RAM, 13 MP kamera, 5 MP ön kamera, 5,5" 720p (Yarım HD) AMOLED ekran, MicroSD kart yuvası, 3000mAh batarya. Fiyatı? 1100 TL'ye kadar düşebiliyor. Aynı fiyata satılan Zenfone 2'ye göre tek artısı ekranın AMOLED olması, ama onun dışında Zenfone 2 daha yüksek ekran çözünürlüğüne ve daha fazla RAM'e sahip.

Bir de sözlüklerde, forumlarda, yorumlarda, "O fiyata çekle şu telefonu, indirimle bu telefonu" alırım diyenler var. İki gün sonra çekle, indirimle, bilmem ne kampanyası ile Zenfone alamayacağınızı kim söyledi? Başka telefonlarla karşılaştırırken birinin lansman fiyatını, diğerinin piyasaya çıktıktan bir yıl sonraki kampanyalı fiyatını almak pek akıl kârı değil.

Yani, en azından kağıt üzerinde bakıldığında, Zenfone 2'nin fiyatı rakiplerine göre normal seviyede. "Kağıt üzerinde" kısmı önemli, zira Asus telefonların özelliklerine ve telefon hakkında ürettikleri tanıtım videolarına bakınca gördükleriniz ile incelemeleri okuyunca fark ettikleriniz malesef bir olmuyor. Örneğin öve öve bitiremedikleri 13 MP kamerasına güvenemiyorum hâlâ. Çünkü GSMArena karşılaştırmasında, Zenfone'a gelen güncellemeden sonra bile, Galaxy E7'nin fotoğrafları daha kaliteli gözüküyor. Ayrıca daha önceki Zenfone modelleri ile yaşanan sıkıntıları da hepimiz biliyoruz.

Zenfone 2 alacaksanız, 16 GB modelini almalısınız. Biraz da sabretmelisiniz, zira bu fiyatın 1000 TL'ye veya altına düşmesi kaçınılmaz gibi. Hem de siz beklerken, çıkar çıkmaz alanların yaşadıkları sorunlar da forumlarda paylaşılmaya başlanır. Ayrıca daha düşük fiyatlı, 2 GB RAM ve 720p ekranlı Zenfone modelleri de çok geçmeden Türkiye'ye gelecektir.

Zenfone 2, Samsung Galaxy E7'nin ve benzer fiyatlı diğer telefonların da fiyatını biraz aşağı çeker diye umut ediyorum. Zenfone konusunda önemli olan, kağıt üzerindeki vaatleri ne kadar gerçekleştirebildikleri. Fiyat konusunda da eleştirilecek bir şey varsa, o da yurt dışı fiyatlara göre ne kadar kâr payı koydukları olsa gerek.

Bu arada ucuz telefon arayanlara, E7'yi de bir kenara koyup, 800-900 TL arasına bulunabilen Samsung Galaxy E5'e göz atmalarını tavsiye ederim. İncelemesini yapmıştım, okumak için buraya tıklayınız.

Cuma, Mart 13, 2015

Asus ZenWatch kutu açılımı

Asus ZenWatch, Asus'un ilk akıllı saat denemesi. Pebble, Samsung Gear, Moto 360, LG G Watch R ve son olarak Apple Watch derken, piyasaya pek çok akıllı saat çıkmaya başladı. Ne yazık ki Türkiye'ye bunların çoğu gelmiyor, meraklıları yurt dışından getirmek zorunda kalıyor. Ama firmalar da bir noktada haklılar: Akıllı saatler tüketiciler tarafından kabul görecekler mi? Henüz ilk adımlarını atmaktalar ve bu sorunun cevabını vermek için biraz erken.



Neyse ki Apple, akıllı saat işine girdi. Hah! Apple hangi kategoriye girse o kategori canlanıyor da ondan böyle diyorum. Akıllı saat işine girmekte biraz geç kaldı ama, bunu da söylemek zorundayım! Apple Watch'ın pek çok özelliği, Android Wear ya da Samsung Gear saatleri kullananlar için haber değeri taşımıyor. Yine de, akıllı saatlerin popülerleşmesinde rolü büyük olacak gibi.

Asus ZenWatch da Android Wear işletim sistemli saatlerden biri. Sizin için incelemesini hazırlıyorum, bir-iki hafta içinde yayında olur inşallah. Bu arada bir "Asus ZenWatch Unboxing" yapayım dedim. Merak ettikleriniz bu yazının altına varsa yorum bırakabilirsiniz.









Asus ZenWatch incelemesi ve Android Wear programları, oyunları ve ipuçları yakında Mobil Yazılar'da olacak inşallah.

Pazartesi, Ocak 05, 2015

Asus Zenfone 2: 5.5" 1080p IPS ekran, 4GB RAM, 13MP kamera

Asus, uygun fiyatlı Zenfone serisi ile ülkemizde çok konuşulmayı başardı. Şimdi Asus, Zenfone 2 ile başarısını devam ettirmeyi hedefliyor. Asus Zenfone 2, 5.5" büyüklüğünde, 1080p çözünürlükte IPS ekrana sahip. Önceki gibi Zenfone 4-5-6 modelleri ve bunlara uygun ekran boyutları yok bu sefer. Tek bir "amiral gemisi" var, o da orta yolu bulmuş, 5.5" ekran boyutu ile geliyor. Önceki Zenfone'larda olduğu gibi kocaman kenarlar da yok, telefon daha çok LG G2 ve G3 modellerine benzemiş. Yani ekran, telefonun ön yüzünde daha büyük bir alanı kaplıyor. Aslında, arka tarafta bulunan tuşlarını da düşünürseniz, LG'den oldukça esinlenildiği söylenebilir. Ekran Gorilla Glass 3 ile korunuyor.


Zenfone 2'nin iki farklı modeli bulunuyor, bir modelinde 2 GB RAM, 16GB depolama alanı ve 1.8 GHz Atom işlemci, diğerinde ise 4GB RAM, 64GB depolama alanı ve 2.3 GHz Atom işlemci bulunuyor.

Zenfone 2, 3000 mAh batarayaya, MicroSD kart yuvasına, 13 MP arka (lazer AF'li) ve 5 MP ön kameraya sahip. Kamera konusunda yine pek çok iddia var ama, önceki Zenfone modellerinde de benzer iddialar vardı. Bence kamera performansını görmek için incelemeleri beklemek gerek.


Asus bu telefonu yine uygun fiyatla piyasaya çıkaracakmış. Zenfone 6 ile aynı fiyatta olacağı söyleniyor, bu da Zenfone 2 için 800-900 TL arası fiyat biçilebileceği anlamına geliyor. 2 GB RAM'li modeli elbette fiyat aralığının alt seviyesinde olacaktır. Ama Türkiye'ye hangi model gelir, bilmiyorum. Bence üst model getirilip fiyatı uygun tutulmalı, çünkü "4GB RAM'li ilk telefon" iddiasının uygun fiyatla birleşmesi satış noktasında oldukça işe yarayacaktır.

Asus'un Zenfone serisinde çözmesi gereken en temel problem... problemler! Zenfone serisi bir telefonu almaya birkaç sefer niyetlendim ama, kullanıcıların yaşadıkları pek çok problemi gördükçe telefondan soğudukça soğudum. Telefonu ile başlangıçta çok mutlu olanlar bile üç-dört ay sonra çıkan sorunlardan bahsediyorlar. İnsanın aklına telefonu bu kadar ucuz yapabilmek için kalite kontrol departmanını komple işten çıkarmış olabilecekleri gibi fikirler geliyor (Şaka, şaka).

Asus yine kağıt üzerinde iddialı bir telefon ile geliyor. Ben Asus telefonlar için "early adopter" olmamaya karar verdim. Sözlerinde durabilirlerse, bu fiyata deli gibi satarlar. Ama Zenfone 2 Türkiye'ye geldikten 3-4 ay sonra, kullanıcı incelemelerine bakarak satın alma kararı vermek lazım derim ben.

Video demonstrasyonu:


Hands on incelemeleri:
http://www.pocket-lint.com/news/132238-asus-zenfone-2-hands-on-premium-without-the-price
http://www.gsmarena.com/ces_2015_asus-review-1189.php

Bu arada, gördüğüm en kapsamlı ön incelemeyi Donanım Haber'den Mesut Çevik yapmış. Tebrik ediyorum.
http://www.donanimhaber.com/cep-telefonlari/haberleri/ASUS-ZenFone-2-on-inceleme-4GB-RAMli-ilk-telefon.htm

Perşembe, Temmuz 28, 2011

Asus Eee Pad Transformer

Asus "Eee" markasını tabletlere de taşımaya karar vermiş. İyi de etmiş. Asus Eee Pad Transformer, Android Honeycomb 3.0 işletim sistemli bir tablet bilgisayar. Harika bir tasarımı var. 10,1 inç ekranı var. iPad'den biraz büyükçe. Ancak onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliği, çıkarılıp takılabilen bir klavyesi olması. Böylece bir netbook gibi kullanılabiliyor, hem de klavyenin altındaki ekstra batarya sayesinde pil ömrü uzuyor.

Aslına bakarsanız Asus Eee Pad Transformer, bir teknoloji-sever için rüya gibi bir cihaz. HTC Flyer kullandığım ve bu kadar büyük ekranlı tabletlere sıcak bakmadığım halde ben bile tasarımına bayılıyorum. İşin ilginç tarafı, ElectroWorld'de bu cihazın bulunduğu reyonda iPad de var ve çoğunluk yine iPad ile ilgileniyor!

Asus Eee Pad Transformer'ın özellikleri şöyle:

Cihaz tipi: Klavyeli Android Tablet.
İşletim sistemi: Android Honeycomb 3.0; program ve oyun yüklenebilir.
İşlemci: Çift çekirdekli 1 GHz Nvidia Tegra2 işlemci
Ekran: 10,1 inç 1280x800 piksel kapasitif dokunmatik ekran, LED aydınlatmalı IPS, 16 milyon renk desteği.
Kamera: 5 MP AutoFocus. Ön yüzde 1.2 MP video konferans kamerası.
Hafıza: 16/32 GB depolama alanı, 1 GB RAM.
Genişleme yuvası: MicroSD kart yuvası (32GB kartları destekliyor).
Pil: Lithium Polymer. 9,5 saate kadar kullanım.
Bağlantı özellikleri: WiFi, Bluetooth 2.1 EDP A2DP, GPS.
Ses: Stereo hoparlörler, standart 3,5 mm kulaklık girişi.
Ağırlık: 680 gr.
Ofis özellikleri: Word, Excel, PowerPoint dosyalarını görüntüleyip değiştirebilme. Adobe PDF dosyalarını görüntüleyebilme. Adres defterine sınırsız sayıda kişi ekleyebilme. İnternet sayfalarında gezinebilme, flash içerikli sayfaları görüntüleyebilme, e-posta alıp gönderebilme, ve daha fazlası.
Multimedya özellikleri: Büyük ve kaliteli ekran, stereo hoparlörler. Müzik  ve video. 5 MP fotoğraf çekebilme. Oyun yükleyebilme. Flash desteği. Yüklenecek yazılımlarla daha fazla özellik eklenebilir.

İlgili linkler:
Android ile ilgili diğer yazılar
Resmi sayfası

Asus Eee Pad Transformer incelemeleri:
Mobile Tech Review incelemesi
Pocket Lint incelemesi
Engadget incelemesi

Ayrıca, tabletlerle ilgileniyorsanız şu yazıya da göz atmalısınız: Tablet rehberi: Tablet alırken nelere dikkat etmeli?

Perşembe, Mayıs 20, 2010

Asus T101MT, Samsung GenoA ve söz dinlemeyen mobil cihazlar üzerine

Mobil Yazılar'a detaylı yazılar yazmaya vakit bulamıyorum, iki paragraflık yazıları göndermek de hoşuma gitmiyor. Bu yüzden arada bir "köşe yazısı tadında" birkaç konuyu birden ele almaya çalışacağım.

Samsung GenoA

Geçen haftalarda hediye etmek amacıyla bir Samsung GenoA satın aldım. GenoA, Corby'nin uygun fiyatlısı. 3G'si de yok, WiFi'si de. Son derece basit bir dokunmatik telefon, zaten hediye aldığım kişinin de GPRS'e bile ihtiyacı yok. GenoA'nın en iyi özelliği pil ömrü. Ayrıca şık bir telefon. Ekranı çok yüksek çözünürlükte olmasa da dokunmatik olmayan ve benzer fiyat aralığındaki ortalama bir telefona göre büyük. Ben beğendim doğrusu.

Arabirimi de fena değil ama, bazı yerlerde garip tercihler yapmışlar. Samsung'a alışık olmayan biri için kullanımının çok da kolay olduğunu söyleyemem. Hele menüleri kaydırmak en gıcık yönü. Keşke yön tuşları olsaymış dedirtiyor. Widget'lar da fena değil, ama yine kolay kullanımlı olmadıklarını düşünüyorum.

Yukarıda belirttiğim gibi, vaktim olmadığı için eskisi gibi detaylı incelemeler yazamıyorum. Samsung GenoA hakkında merak ettikleriniz olursa yorum bırakarak sorabilirsiniz.

HP'nin Palm'ı satın alması

Engadget'ın dediği gibi, Palm'a talip olacak firmanın HP olacağı hiç aklımıza gelmemişti. HP ürünlerini kullanırım ama, firmaya kanımın kaynadığını söyleyemem. Neden bilmiyorum. Yine de Palm'ın yenilikçi yönünü öldürmez ve markasını yok etmezlerse, HP'nin desteği ile WebOS'in daha çok kullanıcıya ulaşacağını ümit ediyorum.

Benim cici mobil cihazım

Bir mobil cihazı kullanmayı güzel yapan nedir? Pek çok şey sayılabilir, değil mi? Özellikler, arabirim, kullanıcı deneyimi vs. Ama pek de farkında olmadığımız bir faktör daha var bana kalırsa: Mobil cihazlarımızı bize ait olduklarını hissettirdikleri ölçüde seviyoruz.

Büyük ekranlı cihazların bu konuda daha iyi olduğunu düşünüyorum. Size ait olan kocaman bir çalışma alanı. Ayrıca dokunmatik ekranlar da bu hissi destekliyor bence. Çalışma alanınıza, dokümanlarınıza, fotoğraflarınıza, arabirim öğelerine dokunabiliyor, nesneleri gerçek hayattaki gibi dokunarak yönetebiliyorsanız daha kişisel bir deneyim elde edersiniz. Doğrudan dokunmak yerine navigasyon butonlarını kullanarak "menüden seçmek" daha mekanik bir deneyim sunuyor.

Elbette bir diğer faktör de cihazların "söz dinlemesi". Tost makineniz kafasına göre kızartmaya karar verseydi nasıl hissederdiniz? İşte mobil cihazlarınız da başına buyruk davranınca aynısı oluyor. Windows Mobile deneyimimde en çok sinir oluğum şeylerden biri Start menüsüne tıkladığımda menünün keyfi olduğu zaman açılmasıydı. Cihaz bana aitse, ben tıkladığım anda açılmalı. Kontrol bende olmalı.

Asus T101MT Türkiye'de, ama hayatımızda bir değişiklik yok

Asus'un tablet bilgisayarı gelsin diye bekleyip duruyorduk, sonunda da geldi ama hayatımızda hiçbir şey değişecek gibi değil. Cihazı ElectroWorld'de denedim, şu an kullandığım LG X130 ile karşıştırdım. Asus T101MT, ucuz bir dokunmatik bilgisayar ama, pahalı bir netbook. Piyasadaki netbooklardan tek farkı dokunamtik olması ve o konudada ne kadar iyi olduğundan şüpheliyim.

Parmak modunda dokunmatik yüzey fena değil ama, kalem modunda iki kere kalibre etmeme rağmen tıklamalarımı yanlış algılamayı (söz dinlememeyi) sürdürdü. El yazısı ile notlar almaya çalıştım ama yazdıklarımın bir kısmı kesik kesik çıktı. Bilmiyorum, belki de kullandığım kalemden (N800 kalemi ile denedim) belki herkesin dokunduğu bir cihaz olduğundandır. Yani bütün cihazlarda böyle problemler olacak diye bir şey yok ama, "demo" cihazdaki durum bana iç açıcı gelmedi.

Ekran parlaklığı X130 ile hemen hemen aynı, belki bir kademe daha az olduğu iddia edilebilir. Ancak X130'da görüntü daha net, çünkü T101MT'nin dokunmatik yüzeyi garip bir ışıltıya sebep oluyor. Bir de ekranı üstüne katladığınızda otomatik olarak görüntüyü döndürmüyor, bir tuşa basılı tutmanız gerekiyor. Boşuna vakit kaybı. Windows Starter olması da ayrı bir dert, Windows 7'nin tablet özelliklerinden yoksun kalıyorsunuz.

Bir sürü olumsuz yön sıraladım, biliyorum. Yine de bunlar dışında "ayaküstü" testimde başka bir problemle karşılaşmadığımı belirteyim. Yavaşlık oluyorsa da ben hissetmedim. Bence bu cihazın en büyük problemi, netbook fiyatında olmaması. 500-600 liraya aynı özelliklerde (hatta belki daha iyi özelliklerde) cihazlar varken "iyi çalıştığı şüpheli" bir dokunmatik yüzeye 400 lira verecek kadar zengin misiniz? Asus T101MT'nin fiyatı Hepsiburada.com'da 1020, ElectroWorld'de 950 lira. Bence şu anda son derece pahalı.

Hiçbir detay küçük değildir

Başlıktaki cümle, Palm'ın bir ürününde kutudan çıkan kartonlardan birinin kenarında yazıyordu. Cihazın "unboxing" videolarında kimilerinin bu yazıyı farkedip beğendiklerini, kimilerinin ise hiç farketmediklerini gördüm. Aslında Palm haklı. Kullanıcı görmese bile, hiçbir detay küçük değil. Çünkü o küçük detaylar bir araya geldiklerinde kullanıcı deneyimi dediğimiz şeyi oluşturuyorlar. UI design ya da product design değil, UX design. Çünkü kullandığımız şeyler düğmelerden, metin kutularından, fonksiyon ve prosedürlerden ibaret değil. Mobil cihazlar son derece kişisel, yanımızdan ayırmadığımız, sanki bir uzantımız olmuş aletler haline geldi; bu da onların sunduğu kullanıcı deneyimini son derece önemli yapıyor. Donanım da son derece önemli ama, yazılımsal açıdan üretilebilecek o kadar basit çözümler bulunuyor ki, aynı hataların tekrar tekrar yapılması insanın sinirini bozuyor. Çok basit bir örnek, hem masaüstünde hem de "avuç içinde" web sayfalarını kaydederken karşıma çıkıyor. "Bu dosya isminde geçersiz karakterler var, kaydedemem" diyor. Madem öyle, geçersiz karakterleri değiştirecek bir kod yazsana sevgili programcı! Sizin programlama dilinde replace string özelliği yok mu Allah aşkına? Masaüstünde neyse de, "mobil" haldeyken kullandığımız cihazlarda böyle hata mesajlarıyla karşılaşmamamız lazım. Bunu ve benzeri çözümleri düşünmek de, hayata geçirmek de zor değil.

Perşembe, Aralık 10, 2009

Asus T91 Türkiye'ye gelir mi?

Asus T91 Türkiye'ye gelir mi, gelirse bu küçük şirin bilgisayarı kim alır? Bu sorunun cevabı, Türk tüketicisinin bu cihazı ne olarak gördüğüne bağlı. Asus T91 çok uygun fiyatlı bir tablet bilgisayar mı, yoksa pahalı ve az gelişmiş bir netbook mu?

Netbook'ların bir ara satış patlaması yaşamasına rağmen, elektronik mağazalarının netbook reyonlarında biraz vakit geçirip insanlara kulak verirseniz, kimilerinin hala "Kim alır bunu, ekranı küçük, klavyesi küçük" dediğini, hatta "El kadar bilgisayar ne işe yarar ki, ne kadar uyduruk!" dediğini bile duyabilirsiniz. Daha netbook konsepti tam olarak anlaşılamamışken, bir de Asus T91'i satın alır mı acaba insanlar?

Bir netbook'ta ne ararsınız? Sessizlik? Hafiflik? Küçük boyutlar? Asus T91 bunların hepsini sağlıyor, üstüne dokunmatik ekran da ekliyor. Ama uzun pil ömrü, netbook startlarında yüksek performans, büyük ekran, rahat klavye, bol bol depolama alanı arıyorsanız o zaman T91 sınıfta kalıyor ve bu beni korkutuyor. Çünkü T91 gibi cihazların başarılı olmasını arzu ediyorum, ama tüketicinin çoğu netbook'ları bile umursamıyor.

Daha önce de yazdığım gibi bu cihazın popülaritesinde fiyatı önemli rol oynayacaktır. Zira eğer ortalama bir netbook'tan pahalı olursa ben bile almadan önce iyice düşünmek zorunda kalacağım. Yine de Asus Türkiye'den T91'i ülkemize getirmesini rica ediyorum, bakarsınız dokunmatik ekrana hayran kalıp alanlar çok olur :)

İlgili linkler:
Asus T91 hakkında
Asus T91MT (Windows 7'li Multi Touch versiyonu)

Perşembe, Temmuz 16, 2009

Asus Eee PC T91: Dokunmatik ekranlı netbook

Sonunda Asus ilk dokunmatik ekranlı netbook'unu çıkarttı. Bunu uzun süredir bekliyordum. Eee PC'mi değiştirmeye değer bir cihazın ya dokunmatik ekranlı, ya çok uzun pil ömürlü, ya da gerçekten küçük olması gerekiyordu.

Kimileri hararetle dokunmatik ekranı savunuyordu, hatta Eee PC'lerine dokunmatik panel yerleştirenler vardı. Kimileri daha küçük cihazlar istiyordu, ancak netbook fiyatlarına bunu sağlayan çok fazla kimse olmadı (Küçük cihazlar üreten firmalardan OQO battı, Everun'ın da kapandığı söyleniyor). Çoğunluk daha uzun pil ömrünün peşindeydi ve istediklerini aldılar. Aslında daha iyi klavye, daha hızlı işlemci, daha büyük ekranlar isteyenler de vardı ve bunlar hep gerçekleşti.

Daha fazla özellik elbette güzel ama benim netbook tanımıma uymayan pek çok cihaz üretildi. 1 kg'den ağır, büyük boyutlu bir cihazın netbook olamayacağını düşünedurayım, piyasadaki tüm cihazlar 1 kg'den ağır oluverdi. Zaman içinde cihazları incelerken en çok ilgimi çekenler 7 saat ve üzeri pil ömrü sunanlar oldu. Ama 1.5 kg ağırlıkları da hep ikinci kez düşünmeye itti beni.

Fotoğraf: Engadget

Bugün ise seçeneklere bir yenisi daha eklendi, Asus T91. Şahsen T91'in ilginç bir cihaz olduğunu düşünüyorum. Bunun sebebi sadece dokunmatik ekranı değil. Eee PC 701'e benziyor Eee PC T91 modeli. Onun boyutlarında, onun ağırlığında, klavyesi de sanırım aynı tipte. Pil ömrü neyse ki 701'den çok daha iyi,3,5 ile 5 saat arasında. Bu bir rüya mı? İstediğim boyutlarda, istediğim ağırlıkta, daha uzun pil ömrüne sahip dokunmatik ekranlı bir netbook. Hem de fansız!

Rüyadan uyandıran şeyler de var tabi. Örneğin, 701'de olduğu gibi, içinde sabit disk olmaması. Asus T91'in hafızası 16GB SSD ile sınırlı. Eh çok da kötü değil ama, 10 kat daha fazla kapasite sunan cihazların yanında biraz rahatsız edici geliyor insana. Bu olumsuzluğu hafifletmek için iki SDHC kart okuyucusu koymuşlar cihaza. İşlemcisi de son netbook'larda olduğu kadar performanslı değil. İki USB portunun yetersiz olması ve pilinin değiştirilemiyor olması da can sıkıcı. Ayrıca işletim sistemi de Windows XP Home, yani Tablet versiyonu bile değil.

İşte bu noktada, bu cihazı ne amaçla kullanacağınız ve elbette cihazın fiyatı büyük önem kazanıyor. Fansız, kitap boyutlarında, hafif, dokunmatik ekranlı, ekranı üzerine katlanarak tablet olarak kullanılabiliyor, pili de hemen bitmiyor. Tam aradığım gibi. Öyle ki cihazın eksi yönlerini görmezden gelmeye razıyım. Tek sorun, fiyat.

Cihazın fiyatı, benzeri dokunmatik notebooklara göre çok daha düşük, 500 dolar. Ancak bu fiyat özellikleri oldukça kısıtlanmış bir netbook için yüksek. Başlangıç fiyatı 400 dolar olsa, zamanla 300-350 dolara düşeceğini de düşünerek "tavsiye ediyorum" derdim, ama şu anda fiyatı yüksek. Hem de bu Amerika fiyatı. Bu fiyata, bu özelliklerle, dokunmatik ekran ihtiyaç duyanlar haricinde çok fazla ilgi çekecek gibi gözükmüyor. Hele de Windows 7'ye yaklaştığımız şu günlerde. T91 modelinin üst versiyonlarının fazla gecikmeden çıkacağına da şüphe yok.

Fotoğraf: Gizmodo

Cihaz Türkiye'ye geldiğinde fiyatına ve alternatiflerine bakıp tekrar bir değerlendirme yapacağım. O zaman inşallah cihazın detaylı bir incelemesini de yazmayı düşünüyorum. Şimdilik, Asus Eee PC T91'in özelliklerini vermekle yetinmek zorundayım:
  • 1024 x 600 piksel çözünürlükte 8.9 inç dokunmatik ekran
  • Tablet modu (Ekran döndürülerek klavyenin üzerine kapatılabiliyor)
  • 1.33GHz Intel Atom Z520 işlemci
  • 16GB SSD hafıza
  • 1GB RAM
  • WiFi, Bluetooth 2.1+EDR
  • Çift SDHC kart okuyucu
  • 2 USB portu
  • VGA portu
  • Windows XP Home işletim sistemi
  • 3,5 ila 5 saat pil ömrü, pil değiştirilemiyor.
  • 22,5 e 16,4 cm boyutlar
  • 960 gram ağırlık
  • Asus'un dokunmatik ekran için geliştirdiği yazılımlar

Asus Eee PC T91 incelemeleri:
Engadget
Gizmodo
Liliputing

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Cuma, Haziran 06, 2008

Eee PC'nin performansı ve hafızası

Eee PC 900 MHz'lik bir işlemciye sahip. Ama işlemci 630 MHz'de çalışıyor! Bu muhtemelen pil ömrünü yüksek, işlemci ısısını (ve buna bağlı olarak fan sesini) düşük tutmak için bu şekilde ayarlanmış. Pil ömrünü ne kadar etkilediğini henüz bilmiyorum ama işlemci 900 MHz'e yükseltildiğinde sıcaklık gerçekten yükseliyor.

Peki nasıl oluyor da Eee PC'nin işlemci hızını artırıyorum? EeeCTL isimli bir program sayesinde. Ancak bu programı kullanmak cihazınızı garanti kapsamı dışında bırakabilir. Ayrıca işlemciyi hızlandırıp fanı açmayı unutursanız bilgisayarınız bozulabilir, söylemedi demeyin. Bu uyarılardan sonra EeeCTL'nin linkini verebilirim: http://www.cpp.in/dev/eeectl/

EeeCTL ile ilgili dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. EeeCTL'yi indirdikten sonra başlat menüsündeki başlangıç klasörüne programın kısayolunu atmayı unutmayın. İkinci bir unutmamanız gereken şey de fan ayarını Automatic moduna getirmek. Son olarak, EeeCTL'nin saatin yanına yerleşen ikonuna arada bir göz atıp işlemci sıcaklığını kontrol edin. Şahsen 63 derecenin üstüne çıkması beni korkutuyor! (Overclock'tan anlayan biri değilim ama bir noktadan sonra cihaz ateş parçası gibi oluyor; hiç hoş değil. Bu yüzden sıcaklık fazla artarsa işlemci hızını düşürüyorum.)

Neyse, overclock'u bir kenara bırakalım, sıradan kullanıcı nasıl bir deneyim yaşıyor ona bakalım.

Açılış süresi. Üreticileri duyuyorsunuzdur, "Anında açılmıyor ama çok hızlı açılıyor. 30 saniyeden kısa sürüyor." diyorlar. Windows XP yüklü bir bilgisayardan bahsediyorsak, elbette üzerine hiç bir şey yüklenmemiş hali ile 15-30 saniye arasında açılabilir. Ama Windows yüklü bir bilgisayarın üzerine başka program yüklenmemesi gibi bir şey olasılık dahilinde olmadığı için, bu iddiaları ciddiye almamanızı tavsiye ediyorum. Cihazın tıkırdayan bir hard disk yerine SSD bellek üzerinde çalışıyor olması da bir şey değiştirmiyor. Üzerine çeşitli programlar kurulu hali ile elimdeki Eee PC'nin açılması yaklaşık 60-70 saniye sürüyor.

Eee PC'de programlarla ilgili bir sorun yaşamadım. Programına göre değişmekle birlikte hepsi hızlı açılıyor. Bir seferde birden fazla internet sayfası açmak bir problem teşkil etmiyor, tabi bu açtığınız sayfanın yoğunluklarına da bağlı. Bir süre sonra tıklamalarınıza geç tepki vermeye başlayabiliyor. Videolar sorunsuz çalışıyor. Ama aynı anda birden fazla video açarsanız takılmalarla karşılaşabilirsiniz.

Aynı anda Open Office, FoxIt PDF Reader ve FireFox açıkken müzik dinleyebiliyorum. Ama sınırları fazla zorlamamak gerekiyor. Mesela FoxIt'de PDF dokümanlarını kaydırırken takılmalarla karşılaşmaya ve Open Office'de menülerin geç tepki vermesiyle karşılaşmaya başlayabiliyorsunuz (Microsoft Office'te hiç takılmayla karşılaşmadığımı da belirteyim).

Yani cihaza "multitasking yapamaz" demek yanlış, ama büyük beklentiler içine girmek de doğru değil.

Cihazın 512 MB RAM'i var. Bu bellek XP için normal. Ama "Dosyalarıma yer açayım" diyerek Windows'un Sanal Bellek özelliğini kapatırsanız programlar hata vermeye başlayabiliyor. Ben 300 MB'lık bir alanı sanal belleğe ayırdım ve ondan beri bir problemle karşılaşmadım.

Internet sayfalarına geri dönelim. Internet sayfalarının açılışı normal. Yanlız bir sayfa yüklenirken işlemci hızını artırdığınız takdirde sayfa birden "jet hızıyla" yüklenmeye başlıyor. Yani 630 MHz yeterli, ama 900 MHz "daha yeterli".

Bir de harici monitör meselesi var. Ama burada overclock yapmayan için pek hayırlı haberler yok. Küçük ekranda yeterli olan 630 MHz, 1280'li çözünürlüklerde "kaplumbağa hızını" yaşatıyor. 900 MHz'e geçtiğinizde rahatlıyorsunuz.

Eee PC'de oyun oynanır mı? Ben bir deneme yaptım. Söylerken bile komik geliyor ama, Eee PC üzerinde Half Life Episode 2 çalıştırmayı denedim. Tabi işlemci hızını önce 900 MHz'e yükselttim. Loading dedi, menüsü açıldı. Ayarlara girip bütün görsel ayarları kıstım. Oyunun 800x480 çözünürlüğe kendiliğinden destek verdiğini de sevinçle gördüm. Sonra yeni bir oyun başlattım. Gerisini tahmin edebileceğinizi düşünüyorum :) Oyun yüklendi, takıla takıla birkaç adım attım sonra bilgisayara reset atmak zorunda kaldım. E tabi bu cihazda Mobility Radeon 9600'ün zor kaldırdığı bir oyunu oynamaya çalışmak biraz zorlama olur. Neyse, sonra bir de Postal 2 isimli oyunu denedim. Bu sefer ayarları falan kısmadım, sadece ekran çözünürlüğünü en düşük seviyeye ayarladım. Çünkü böyle yapmayınca görüntünün bir kısmı kesiliyor. Oynanabilir bir şekilde çalıştı. Biraz ayarlama ile frame rate yükseltilebilirdi ama fazla uğraşmadım. Bu arada iki oyunu da harici diske kurarak çalıştırdığımı belirteyim. Eee PC'de oyun oynamakla ilgili daha detaylı bir yazıyı inşallah daha sonra yazacağım. Ama 7 inçlik bir ekrandan oyun oynamak biraz sıkıcı olabilir, benden söylemesi.

Gelelim hafızaya. Eee PC'nin 4 GB'lık SSD diski var. Artık birçok bilgisayarın 120 GB'dan başlayıp 250 GB'a varan diskleri olduğunu ve 4 GB'lık disklerin kabuslarımızda gördüğümüz eski bilgisayarlarımıza ait olduğunu düşünürsek hafıza miktarının pek de iç açıcı olmadığı görülebilir. Daha da kötüsü, size kalan alan 1.7 GB'dan ibaret. Çünkü Windows ve beraberinde gelen programlar bir sürü yer işgal ediyor.

Bu tablo can sıkıcı, bunaltıcı, daraltıcı, ürkütücü gelebilir. Haklısınız. Benim tavsiyem Eee PC'yi bir PDA gibi düşünmeniz. Zaten Eee PC PDA'lardan bile ucuza satılıyor. Eee PC yüzlerce video saklamak ya da yüzlerce megabyte yer kaplayan oyunları kurmak için uygun değil. Video ve müzik arşiviniz için, aynen PDA'larda olduğu gibi, bir SD kart kullanmanız gerekli. Tavsiyem kuracağınız programların çoğunu da SD karta kurmanız yönünde. Microsoft Office'i SD karta kurdum ve hiç bir performans sorunu ile karşılaşmadım. Ayrıca cihazdan kullanmayacağınız bütün yazılımları silmenizi öneririm. Microsoft Works, Microsoft Live programları vs. silinebilir. İsterseniz, ve ne yaptığınızı biliyorsanız, Windows'un kullanmadığınız dosyalarını da silebilirsiniz. (Tekrar ediyorum, "ne yaptığınızı biliyorsanız". Windows'unuzu bozmayın sonra.)

Peki bunlar yeterli mi? Hayır. Bu cihazın en az 8 GB hafızası olmalıydı. 8G modelini de üretmişler ama her yerde 4G modeli var. Aslında 8GB da yeterli değil denilebilir. Bir üst modelde, yani Eee PC 900 modelinde 4 GB+12/20 GB SSD disk var. Böyle olmalı. Nefes alacak alan bırakılmalı kullanıcıya. Hadi biz geek'ler bir yolunu bulur idare ederiz, ya da SD kart alırız, harici disk bağlarız vesaire. Ama sıradan kullanıcı 4GB hafıza ile bir süre sonra problem yaşamaya başlayacaktır.

Denilebilir ki hafıza miktarı ne kadar çok olursa olsun, yetmez, hep daha yükseği istenir. Bu da doğru, ama en azından 8 GB stardart olmalıydı. 4 GB Windows'a bile yetmiyor. 300 MB sanal belleğe ayırdınız, bir de hibernation için 500 MB ayırdınız diyelim. Geriye ne kaldı?

İncelemeyi bitirdiğimde sonuç bölümünde daha detaylı değineceğim, ama şimdiden bir kısmını söyleyeyim: Eğer elinizde program kurabileceğiniz SD kart ve USB diskler halihazırda yoksa, bunlara da ayrıca para vermeyi düşünüyorsanız, Eee PC 900 ya da daha üst modelleri alın daha iyi. Daha ucuza gelir.

Bu arada yeni Atom işlemcili modellerin duyurulduğundan da haberim var. Ben şahsen Eee PC'nin başarısını kopyalamaya çalışan diğer üreticilerin de tüm detayları açıklamasını bekleme taraftarıyım. Tabi benim gibi "Onu bekle bunu bekle, nereye kadar" diye düşünerekten 701 modelini de seçebilirsiniz. Bir de bu subnotebook/netbook konseptinin UMPC'lerin düştüğü hataya düşmek üzere olması can sıkıcı. Yeni modeller istenildiği gibi daha fazla özelliğe sahip. Peki ya fiyatları? Ya ağırlıkları? Üreticiler kusura bakmasın ama 1.2 kilodan başlayan ağırlıklar ve 650 dolar gibi fiyatlar çok fazla. İş bu noktaya gelecekse piyasada 1.9 kiloya DVD yazıcısı, Core Duo işlemcisi, 120 GB sabit diski, daha iyi ekran kartı ve TV çıkışı olan cihazlar var. Fiyatları da aradaki farka değer seviyelerde.

Yukarıda Eee PC'yi bir PDA gibi düşünmek gerektiğini söylemiştim. Bir de şöyle düşünebilirsiniz, hatta bunu üreticiler de düşünmeli. Eee PC ya da benzeri cihazlar, bir çalışma istasyonunun çekirdeği olmalı. Nasıl yani? Evinizde ya da iş yerinizde harici ekranınız, harici klavye ve fareniz, harici DVD yazıcınız ve harici sabit diskiniz var. İşte burası çalışma istasyonunuz. Eee PC'nizi bu istasyona bağlıyorsunuz, normal bir PC'den farkı kalmıyor. Masa başından ayrıldığınızda Eee PC'nizi alıyorsunuz, yolda ihtiyacınız olacak temel şeyler yanınızda gelmiş oluyor. İhtiyacınız olduğunda istasyonun herhangi bir bileşeninin yerine yenisini satın alabiliyorsunuz. Hatta sadece çekirdeği değiştirebiliyorsunuz, yani Eee PC'nizi. Bu noktada önemli olan birkaç şey var. Eee PC'ye dışarıdan bağlanabilen bir sürü bileşen var. Ama bağlanamayanlar da var. Mesela işlemcisi. Mesela ekran kartı. Gerçi harici ekran kartı geliştirildiği duyuruldu ama, Eee PC tipi cihazları destekleyecek mi bilmiyoruz. Kullanıcının güncelleyemeyeceği ve dışardan bağlayamayacağı bileşenler bu çalışma istasyonunda zincirin zayıf halkasını oluşturuyor. Cihazın performansı normal bir notebook performansından farklı olmamalı ki istasyon konsepti uygulanabilir olsun. Diğer bir mesele de cihaz istasyondan ayrıldığında ortaya çıkıyor. Cihaz taşınabilirlik bakımından kusursuz olmalı. Yani hafif olmalı, hiç değilse ortalama bir pil ömrü olmalı ve bir de yolda ihtiyaç duyulacak basit bileşenler sisteme dahil olmalı. Bunlardan en temeli Bluetooth. Yani dağın başında Eee PC'den interenete bağlanacaksam yanımda bir de USB Bluetooth ya da telefon kablosu taşımamalıyım. Bir diğer nokta da ucuz olması. Hayır, içinde her şey olsun, yine de hafif ve ucuz olsun demiyorum. Her güzel şeyin bir arada bulunamayacağını biliyorum. Ama öyle bir durum var ki, fiyatın biraz yükselmesi bu cihazların avantajını alıp götürüyor. İşin ilginç tarafı bugün bu konsepte en yakın cihazın Eee PC 701 modeli olması. Eee PC 900'ün fiyatı 701'in seviyesine inerse, ki bence bu bir an önce olmalı, o daha iyi bir seçenek olabilir.

Konuyu bir toparlamak gerek sanırım. Eee PC'nin performansı ortalama seviyede. Hafızası bence az, ama cihazı ne amaçla kullanıdığınıza göre farklı yorumlar getirilebilir. Cihazı anlattığım bir kişi "MSN bilgisayarı" yorumunda bulundu. Sonuçta tek yapacağınız internete girmek ve anında mesajlaşma programları üzerinden sohbet etmekse hafıza sorun olmayabilir.

Şimdilik bu kadar. İncelemenin yeni bölümlerinde görüşmek üzere. Bu aralar blog dışı meşguliyetlerim yine had safhada olduğu için yazılar biraz yavaş geliyor, kusura bakmayın.

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Perşembe, Mayıs 29, 2008

Eee PC'nin boyutları

Eee PC 225 × 165 × 21 ila 35 milimetre boyutlarında ve 920 gram ağırlığında. Eee PC bir DVD kutusundan biraz büyük. Sıradan bir kitap boyutlarında.





Sanırım ajandam Eee PC'yi kıskanıyor.


Eee PC ve sonradan "harici" hale getirilmiş bir DVD yazıcı.


Psion 5mx, Asus Eee PC, Acer Aspire 2920Z, ve bir Toshiba Satellite.

Acer, Eee PC'nin iki katı ağırlıkta ve fiyatı da iki kat daha pahalı. Ama Core Duo işlemcisi, bol gigabyte'lı sabit diski ve DVD yazıcısı var.

Psion 5mx Windows XP çalıştırmıyor, o Symbian'ın atası EPOC 32 işletim sistemli bir PDA, ama dış görünüşünün bir dizüstü bilgisayara benzerliği dolayısıyla onu da fotoğrafa dahil ettim.

Performans, pil ömrü, hafıza, ekran, ipuçları ve faydalı yazılımlar üzerine yazılar hazırlık aşamasında.

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Eee PC'nin tasarımı

Eee PC küçük ve şirin bir bilgisayar. Dışı plastik, ancak görünüşü kötü değil. Ekranı çevreleyen kalın siyah bir çerçeve var. Hoparlörler ekranın iki yanında. Çerçeve normalden büyük olduğu için hoparlörleri bu şekilde yerleştirmeyi seçtikleri belli oluyor. Ekranın üstünde bir web kamerası var.


Pilin bulunduğu arka kısmı ön kısmına göre hafifçe daha kalın ve daha yüksekte duruyor. Yani cihaz masanın üstünde hafifçe eğimli duruyor.

Portlar cihazın sol ve sağ yanlarında. Arkada sadece güç girişi var. Önde herhangi bir port yok. Şahsen güç girişinin arkada olmasını ve kulaklık girişinin ortada değil, sol tarafta bulunmasını tercih ediyorum. Yani bence yerleşim gayet güzel. Belki bir yerlerde ses açıp kapamak için bir tekerlek olabilirdi, bunun eksikliğini hissettim.


Cihazın sağ tarafı. SD kart yuvası, 2 USB portu, VGA çıkışı ve Kensington kilit yuvası.


Cihazın sol tarafı. Ethernet portu, USB portu, fan çıkışı, mikrofon ve kulaklık yuvaları.

Klavye küçük ama güzel. Yıllar öncesinin PDA'sı Psion 5mx'in klavyesi hakkında hala övgüler duyabilirsiniz, ama ben onu kullandım, ne elimde iki parmakla, ne de masanın üstünde birkaç parmakla kullanamıyordum. Eee PC'nin klavyesi belki 500 sayfalık ödevinizi yazmanız için uygun değil ama normal kullanım için gayet güzel. Türkçe karakterlere ait tuşlar ne yazık ki "ikinci sınıf tuşlar", yani normal tuşlardan daha küçükler. Cihaz çalıştıkça ısınıyor, klavye de sıcaklıktan nasibini alıyor. Neyse ki dokunulmayacak kadar sıcak olmuyor.


Touchpad küçük, ama ben küçülüğü dolayısıyla bir problem yaşamadım. Sağ ve sol tıklama düğmeleri tek bir düğmeden oluşuyor. Cihazı inceleyen bazı yabancı kaynaklar tıklamakta zorlandıklarını yazmış. Ben bir problemle karşılaşmadım.

Ayrıca touchpad ile ilgili bir ipucu vereyim. Touchpadin ayarlarına girerek istediğiniz köşelerin sol ve orta tıklama görevlerini üstlenmesini sağlayabilirsiniz. Ben sol alt köşeyi orta tıklama, sağ alt köşeyi de sağ tıklama olarak ayarladım. Özellikle FireFox'da orta tıklama ile yeni sekme açmaya alıştığım için bu değişiklik benim işime yaradı.


Ekran 180 derece açılmıyor. Aslına bakarsanız fazla açarsanız ekran kısmı ağır basıyor ve cihaz o yöne yatıyor. Normal kullanımda karşılaşmayacağınız bir problem olduğunu düşünüyorum, yine de bilmenizde fayda var.

Eee PC incelemesi devam ediyor: Eee PC'nin boyutları

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Eee PC'nin özellikleri

Elimdeki Asus Eee PC 4G 701 modelinin özellikleri şöyle:

İşletim sistemi: Windows XP Home
İşlemci: 900 MHz Intel Celeron-M ULV 353, 512KB L2 önbellek. Standart olarak 630 MHz'de çalışıyor.
Ekran: 7" 800x480 TFT Ekran
Ekran Kartı: Intel GMA 900 tümleşik grafik işlemcisi. 1600x1280 piksele kadar VGA çıkışını destekliyor.
Pil:4400 mAh, kullanıcı tarafından değiştirilebilir
Hafıza: 512 MB DDR2 RAM, 4 GB SSD (Cihazın içinde eski tip sabit disklerden yok)
Genişleme ve Portlar: MMC/SD/SDHC kart yuvası, 3 USB portu, Ethernet portu, VGA çıkış portu, Kensington kilit yuvası
Networking: 10/100 Mbit Ethernet, WiFi 802.11b/g
Ses: Realtek ALC6628 Hi-Definition Audio 5.1, stereo hoparlörler, mikrofon, 3.5 mm kulaklık girişi, mikrofon girişi
Chipset: Intel 910 GML
Kamera: 0.3 megapiksel
Ağırlık: 920 gram.

İşlemci overclock edilebiliyor, USB portlarına taşınabilir sabit disklerden DVD yazıcılara her türlü cihaz takılabiliyor. Ayrıca bazı modellerde cihazın altındaki kapaklı bölümde PCI Express Mini Card yuyası varmış. RAM de bu kapağın altında, arttırılabiliyor. Ancak ben henüz burayı açıp ne var ne yok bakmadım.

Beraberinde Microsoft Works geliyor ama, bence Works hiç bir işe yaramıyor. Dolayısıyla sildim. Bir de Windows Live programları geliyor, onların da bir kısmını kaldırdım.

Eee PC incelemesi devam ediyor: Eee PC'nin tasarımı

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Eee PC kutusundan neler çıkıyor?


Eee PC'nin kendi gibi küçük kutusundan Eee PC'nin dışında şunlar çıkıyor:


Adaptör. Soldaki Sony-Ericsson cep telefonu şarj cihazı, ortadaki Eee PC adaptörü, sağdaki ise sıradan notebook adaptörü. Eee PC adaptörü küçük, hafif, az yer kaplıyor ve kablosu da yeterince uzun.


Fare. Küçük, şirin ve bence çok güzel görünen bir fare çıkıyor. Soldaki Eee PC faresi, sağdaki de normal masaüstü bilgisayar faresi. Aslında şahsen touchpad'i yeterli buluyorum, fareyi yanımda taşımıyorum.


Taşıma çantası. Eee PC taşıma çantası gayet güzel, yanlız bir tutma yeri ya da askısı yok. Aslında taşıma çantası demek çok da doğru olmayabilir, çünkü çantadan çok çiziklere karşı koruyacak bir kılıf görevi görüyor. Darbelere karşı koruyacak yapıda değil.


Kılavuzlar ve CD.

Eee PC incelemesi buradan devam ediyor: Eee PC teknik bilgileri

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Pazartesi, Mayıs 26, 2008

Asus Eee PC ilk izlenimler

Birkaç gün önce Türkiye'de de satışa sunulan Asus Eee PC 4G modelinin incelemesini parça parça yazmaya karar verdim. Cihazı bir süre kullanıp eksilerini, artılarını ve ipuçlarını size daha doğru bir şekilde vermek istiyorum.

Bugünkü Eee PC gönderisinde fotoğraflar eşliğine cihaza genel bir bakış yapmaya çalışacağım.

Elimdeki Eee PC 7 inç ekranlı 4 GB'lık versiyon. Teknosa'da 400 dolar+KDV'ye satılıyor. Linux yüklü versiyonu 30 dolar daha ucuz, ama doğrusunu isterseniz sadece Linux olsa bu cihazın yanına yaklaşmazdım. Elimdeki cihazda Windows XP Home yüklü.

Asus Eee PC bir kitap büyüklüğünde. 920 gram ağırlığı var. Şarj cihazını ve faresini de yanında taşıyacağınızı varsayarsak toplam ağırlık 1 kg diyebiliriz.









Eee PC bir süredir kullandığım kağıt ajandamdan daha küçük. Hatta onun içine sığabiliyor. PDA sitesi sahibi neden kağıt ajanda kullanır? Bu da başka bir yazının konusu.

Sanırım ajandam Eee PC'yi kıskanıyor.

Eee PC Türkiye'ye gelirken pil kapasitesi biraz düşmüş. 4400 mAh kapasiteli pil ile geliyor. Hayal kırıklığı. Yine de son sözü söylemeden önce pil ömrünü iyice test etmem gerekiyor.



Eee PC'nin 800x480 piksellik ekranı böyle bir şey:



Cihazı harici bir monitöre bağladığınızda normal bir bilgisayardan farkı kalmıyor. Ancak bu işin detaylarından daha sonra bahsedeceğim. Şimdilik 800x480 ile yetinmek zorundasınız :)



Daha önce Asus marka dizüsütü bilgisayar kullandıysanız özellik tuşları size yabancı gelmeyecektir.



Eee PC ve bir Palm Zire 72



Eee PC güç düğmesi.



Cihazın sağ tarafı. SD kart yuvası, 2 USB portu ve VGA çıkışı.



Cihazın sol tarafı. Ethernet portu, USB girişi, fan çıkışı, kulaklık ve mikrofon yuvaları.



Cihazın minicik touchpad'i. Yabancı sitelere okuduğum incelemeler touchpad hakkında şikayet etmişler, ama ben henüz bir problemle karşılaşmadım. İnşallah karşılaşmam!



Şimdilik bu kadar. Önümüzdeki günlerde cihazın her yönünü anlatacağım inşallah. Bizi izlemeye devam edin :)

Güncelleme: İnceleme başlıyor. Sonraki başlık Eee PC kutu içeriği

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Salı, Ocak 01, 2008

Asus telefonlar

Asus marka akıllı telefonlar burada listelenmektedir. Aşağıdaki fotoğraflarına tıklayarak cihazlar hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Asus P535
Asus P526
Asus P525

Mobil Yazılar'ın burada adı geçen şirketlerle hiçbir ilişkisi yoktur. Cihaz özelliklerin doğruluğu farklı kaynaklardan kontrol edilerek yazılmaktadır, ancak yine de hatalar bulunabilir. Bu liste adı geçen şirketlerin ürünlerinin tam bir listesi olmak zorunda değildir, eski ya da yeni başka modeller bulunuyor olabilir.

Cumartesi, Temmuz 28, 2007

Asus P750 geliyor!

Söylentilere göre Asus P525 ve 526'ya kardeş geliyor! Asus P750 Windows Mobile 6 kullanıyor, 3.2 Megapiksel oto-fokus kamerası, 520 MHz Marvell (Intel) işlemcisi var. GSM, GPRS, EDGE, HSDPA, WiFi özelliklerinin yanı sıra GPS özelliği de var.

Asus P750

Asus P750'nin beklenen özellikleri şöyle:
  • Windows Mobile 6
  • 520 MHz Marvell (Intel) PXA27x işlemci
  • 256 MB ROM, 64 MB RAM
  • 3.2 MP Auto-Focus kamera
  • WiFi ve Bluetooth
  • SiRF III GPS
  • GSM/GPRS/EDGE/HSDPA
Asus P750'nin Ekim ayında çıkıcağı söyleniyor. Asus bu sefer doğru kombinasyonu bulmuş gibi.

Not: Resim üzerinde biraz değişiklik yaptım. Ekrandaki fotoğrafın yerine normal bir ekran görüntüsü koydum. Bilginize.

İlgili linkler:
The Unwired
Engadget

Güncelleme [Kasım 2007]:

128 MB olacağı söylenen RAM miktarı 64 MB çıktı. Windows Mobile işletim sistemi, cihaz çalışırken RAM'in bir kısmını kullanır. Yani 64 MB RAM size 30 MB olarak dönebilir. Ayrıca FM Radyo özelliği de yok.

Diğer özellikleri şöyle:
  • 2.6 inç QVGA dokunmatik ekran
  • MicroSD yuvası
  • Ön yüzde VGA kamera
  • WiFi 802.11 b/g
  • Bluetooth 2.0 +EDR
  • 130 gram ağırlık
  • 1300 mAh batarya
  • Numerik tuş takımı

Asus P750'nin dikkatimi çeken en önemli sorunu düşük RAM miktarı.

İlgili linkler:
CNet Asia
PDAsNews.com

Perşembe, Temmuz 12, 2007

Asus P735

Asus P735, P535'in GPS'i çıkarılmış, ama UMTS eklenmiş versiyonu.



Asus P735'in özellikleri şöyle:

İşletim sistemi: Windows Mobile 5.0
İşlemci: 520 Mhz Intel XScale PXA270
Ekran: 2.8" 240x320 Dokunmatik Transleflective TFT, 65000+ renk desteği
Pil: 1300 mAh Lithium Ion, kullanıcı tarafından değiştirilebilir
Hafıza: 64 MB RAM, 256 MB ROM
Genişleme Yuvası: 1 adet MiniSD kart yuvası
Networking: Dahili WiFi (802.11b/g), Bluetooth 2.0, GSM 900/1800/1900, UMTS2100
Ses: Dahili hoparlör ve mikrofon, 2.5 mm kulaklık girişi
Kamera: 2 Megapiksel AutoFocus kamera ve ışık, ön yüzde VGA kamera.
Ağırlık: 143g.
Özel Yazılım: Kartvizit tanıma özelliği

Asus P735 hakkında daha fazla bilgi ve incelemeler:
Asus basın açıklaması
CNet incelemesi

Asus P535

Asus P535, 520 MHz işlemcili, WiFi ve GPS özellikli, WM5 tabanlı PDA telefon.

İyi yönleri: Hızlı işlemci, GPS.

Kötü yönleri: EDGE özelliği yok. Kamerası AF ama çok da iyi çekemiyor. Pili de hızlı tükeniyormuş. Ekranı yine QVGA. Ne zaman vazgeçecekler acaba bu QVGA ekranlardan?



Asus P535'in özellikleri şöyle:

İşletim sistemi: Windows Mobile 5.0
İşlemci: 520 Mhz Intel XScale PXA270
Ekran: 2.8" 240x320 Dokunmatik Transleflective TFT, 65000+ renk desteği
Pil: 1300 mAh Lithium Ion, kullanıcı tarafından değiştirilebilir
Hafıza: 64 MB RAM, 256 MB ROM (185 MB kullanılabilir)
Genişleme Yuvası: 1 adet MiniSD kart yuvası
Networking: Dahili WiFi (802.11b/g), Bluetooth 2.0, GSM 900/1800/1900
Ses: Dahili hoparlör ve mikrofon, 2.5 mm kulaklık girişi
Kamera: 2 Megapiksel AutoFocus kamera ve ışık
Ağırlık: 135g.
Diğer: SiRF Star III GPS. Kartvizit tanıma özelliği

Duyurulma tarihi: Kasım 2006.

Asus P535 hakkında daha fazla bilgi ve incelemeler:
CNet incelemesi
Softpedia incelemesi
MyPocketPCMobile incelemesi

Pazartesi, Nisan 16, 2007

Asus P526


Asus P526 Windows Mobile 6 tabanlı GPS ve EDGE özellikleri olan bir PDA telefon. Ancak şimdiden söyleyelim, Asus P525'in bir üst modelini arıyorsanız başka tarafa bakmalısınız. 200 MHz gibi çok düşük değerdeki bir işlemci, yok edilen joystick ve en önemlisi de WiFi özelliğinin eksikliği Asus P526'yı söndüren eksiklikler.

WiFi özelliği olmayan bir PDA neye yarar ki?

Asus P526'nın özellikleri şöyle:

İşletim sistemi: Windows Mobile 6.0
İşlemci: 200 MHz TI OMAP 850
Ekran: 2.6" 240x320 Dokunmatik Transleflective TFT, 65000+ renk desteği
Pil: 1300 mAh Lithium Ion, kullanıcı tarafından değiştirilebilir
Hafıza: 64 MB RAM, 128 MB ROM
Genişleme Yuvası: 1 adet MicroSD kart yuvası
Networking: Bluetooth 1.2, Quad-band GSM, GPRS, EDGE
Ses: Dahili hoparlör ve mikrofon, 2.5 mm kulaklık girişi
Kamera: 2 Megapiksel
Boyutlar: 110 mm uzunluk, 58 mm genişlik, 15.5 mm kalınlık, 115 gram ağırlık.
Diğer: Numerik tuş takımı, SiRF Star III GPS, scroll wheel

Duyurulma tarihi: Mart 2007

Asus P526 ile ilgili linkler:
Asus Basın Açıklaması

İlginizi çekebilir: